Merhaba, 30 günlük lensi 1 hafta gecikmeyle kullanmaya devam ediyorum. Son lensim bu, yeni lens için siparişi ancak 5 güne verebilirim. Görüntüde hiçbi sıkıntı yok ama sizce başka bi problem yaratır mı bu
Merhaba, 30 günlük lensi 1 hafta gecikmeyle kullanmaya devam ediyorum. Son lensim bu, yeni lens için siparişi ancak 5 güne verebilirim. Görüntüde hiçbi sıkıntı yok ama sizce başka bi problem yaratır mı bu
0
Vse budet horosho (26.02.18)
Yaratmaz hocam hiç bir şey olmaz.
0
Kusursuz dostlarin dort ayagi vardir
(26.02.18)
Rekorum 1 aylık lensi 2.5 ay hiç çıkarmadan kullanmak. Siz yapmayın tabi de, 3-5 gün geçirmekten hiçbir şey olmaz.
0
bir nick var benden iceri
(26.02.18)
Ben 3 ay falan kullanıyorum 1 aylık lensi dkkflf
0
turuncu tonlarda
(26.02.18)
Lens kullanmayanlar belli oluyor. 1 aylık lens en kötü 2-3 ay zaten kullanılıyor. Kontaminasyon falan da öyle kolay olmaz, 3 gün fazla lens takıldı diye.
0
Kusursuz dostlarin dort ayagi vardir
(26.02.18)
Günlük takılıp çıkarılansa birşey olmaz. Zaten 3 aylık lens ile 1 aylık lens arasında bir fark yok.
0
curukturpkokusu
(26.02.18)
Yalnız sürekli takılan gece çıkarılmayanlardansa lensi çıkardıktan sonra biraz ara verin gözlük kullanın. Kornea kendini toparlasın. Bu tip lenslerde birkaç gün ara vermek lazım.
0
curukturpkokusu
(26.02.18)
Bisi olmuyor bir sure sonra yapismamaya basliyor. Ben sure hesap etmiyorum ortalama 40 gune falan yalan oluyor zaten
0
mor oje
(26.02.18)
unutup en az 2 ay kullanıyorum bi 5 yıldır.
0
sanquis
(27.02.18)
birader bu göz ya. yani en ufak bir mallıkla kaybedebileceğin, geri dönüşü olmayan, tüm hayatını tümden değiştirecek bir şey. 6 milyar insana olmaz ama gelir seni bulur. riske girme.
Şimdi baştan beri sanat akımlarını anlamak ve örnekler görmek istiyorum. Bu akımları anlatırken felsefi akımları da göz önüne almalı. Pozitivizm sanata nasıl yansımıştır gibi... Ekspresyonistler niçin ortaya çıkmıştır neler yapmıştır gibi... Kubistler nasıl boyamış romantikler nasıl şiir yazmıştır g
Şimdi baştan beri sanat akımlarını anlamak ve örnekler görmek istiyorum. Bu akımları anlatırken felsefi akımları da göz önüne almalı. Pozitivizm sanata nasıl yansımıştır gibi... Ekspresyonistler niçin ortaya çıkmıştır neler yapmıştır gibi... Kubistler nasıl boyamış romantikler nasıl şiir yazmıştır gibi...
sanatın öyküsünü, berna moran kitaplarını okudum. Kitap edebi ağırlıkta da olabilir. ben edebi perspektiften bakacağım ağırlıkla.
kitabın dili türkçe ya da ingilizce olabilir.
esen kalın.
0
iddaaci (25.02.18)
Benim bu soruya cevabım yok malesef ama bulursanız bna da yazar mısınız? Ben de bu tarz bir şey merak ediyorum. Twitterda sanatla ilgili aktif paylaşımlar yapan hesaplarla iletişime geçilebilir aslında diye düşünüyorum.
2 ay önce babaannemi kaybettim. Kanserdi. İlk kanseri 8 sene önce olmuştu. Sonra tedavi oldu. Aradan 5 sene geçince tekrar oldu ama bu sefer vücudunun başka bi yerindeydi. Son 3 sene boyunca hep hastaydı, yazları kemoterapi alıyordu, kolları delik deşikti, evden çıkamıyordu :( son 4 ayında artık yem
2 ay önce babaannemi kaybettim. Kanserdi. İlk kanseri 8 sene önce olmuştu. Sonra tedavi oldu. Aradan 5 sene geçince tekrar oldu ama bu sefer vücudunun başka bi yerindeydi. Son 3 sene boyunca hep hastaydı, yazları kemoterapi alıyordu, kolları delik deşikti, evden çıkamıyordu :( son 4 ayında artık yemeden içmeden kesildi, karnındaki urlar hızla büyüdü, öldü sonra :(
Ailemden hiç birini kaynetmemiştim böyle, o kadar eksik hissediyorum ki. Üstelik onun böyle öldüğünü gördüğüm için kanser olmaktan çok korkuyorum artık. Eskiden her derdin bi dermanı vardr diyordum ama artık sadece genetiğimde kanser var, bir gün kanser olup ölücem diye düşünmeye başladım. Marketten abur cubur bi şey alıp yediğimde (ki genelde yerim) her lokmanın beni kansere yaklaştırdığına inanıyorum. Sonra da bakıyorum ki babaannem aslında çok sağlıklı beslenirdi ama yine de olanlar oldu, demek ki kaçamam bu sondan diyorum. Çok üzülüyorum duyuru. Bilemiyorum sanki şimdiden her şey için çok çaresizim gibi geliyor. Ölümü hiç bu kadar düşünmemiştim şimdiye kadar.
0
turuncu tonlarda (23.02.18)
bence sizde kaygı bozukluğu başlangıcı olabilir. hayata olumlu bakın. yani bardağın dolu tarafını görmeye çalışın. bunların hiç birinin başınıza geleceğinin ya da gelmeyeceğinin garantisi yok. sağlığınıza dikkat edersiniz. check up yaptırırsınız kaygılarınızı azaltırsınız.
böyle yaparak elinize bir şey geçmez. hayat devam ediyor. kötü şeyler yaşasak dahi kendimizi hayata motive etmeliyiz.
başınız sağolsun.
0
iddaaci
(23.02.18)
kardesim babaannen oldu diye uzulmek nedir ? olumsuzluk diye bir sey yok bunun farkindasindir umarim..
hastaliklar ve olum kacabilecegimiz durumlar degil malesef, ne kadar kendimizi korusakta, genetik faktorler, cevresel faktorler bizi hasta yapiyor ve oluyoruz. heleki babaannenin olmesi kadar dogal bisi olamaz. genc yasta olmedigi icin sansli denilebilir, sende, bende, bizim cocuklarimizda hasta olup veya hastalik belirtisi gostermeden olecegiz, nasil olecegini, ne zaman olecegini veya kiminle olecegini dusunmektense su an yasadigin hayatin tadini cikartmaya bak, zamani geriye almamiz mumkun degil, her gecen saniye beklenen sona yaklastiriyor bizi bunu kabul edip, keyfine bakmayi dene.
0
purple rain
(23.02.18)
Benim de en yakınlarımdan ilk kaybettiğim babaannemdi. Kronik hastalıkları vardı ama böyle bir hastane/hastalık süreci olmamıştı.
Babaanneyle ilişkisine de bağlı olarak insan üzülüyor tabii ki. Çocukluğunu da kaybetmiş gibi hissediyor bir yandan. Üzerinden biraz zaman geçince, artık eski hatıraları anlatmaya başladığını fark ediyorsun. Anılarınla yaşıyormuş gibi. Gülerek anlatıyorsun.
Ama senin durumunda farklı bir şeyler var. 2 ay, yokluğa alışmak, ölümü kabullenmek için makul bir süre. Seninki yakınını kaybetmekten farklı bir hal almış.
Bir gün öleceğinin idrakinde olduğundan emin misin? Ölüm deprem, sel, yangın gibi gelip dağıtıp giden, piyango kime çıktıysa onun canını yakan bir şey değil. Hepimiz için kaçınılmaz son. Kanser veya bir başka hastalık ise çok farklı. Bak sen de diyorsun, babaannen sağlıklı beslendiği halde yakalanmış hastalığa. Günde iki paket sigara içip de hala hiçbir derdi olmayan ihtiyarlar da var. "Sal gitsin keyfine bak ya" demiyorum tabii de her gün her dakika, her lokmanda kanseri düşünmek sağlıklı bir durum değil. Yaşadığımız hayatlar zaten genel olarak sağlıklı hayatlar değil. Soluduğumuz havadan, yediğimiz yemeğe kadar zehir her yerde. Telefon ve bilgisayarlar için bile hiç iyi şeyler söylemiyorlar ama tuvalete telefonla birlikte giriyoruz. Yanisi tehlike de gerçek ama değiştiremeyeceğimiz şeyler için üzülmek, hayıflanmak anlamsız. Tamam sen yine de dikkat et, sağlıklı beslen, sigara içme, spor yap vb. Öte taraftan, sırf böyle düşüne düşüne bile kanser olabileceğini düşünüyorum. Kötüyü fazla düşünmemek, gönlünü ferah tutmak lazım.
Ölüm kesin. Hatta hayatta kesin olan tek şey. Ama kanser bir ihtimalden ibaret sadece.
Ölüm üzerine düşünmekte de yanlış bir şey yok ama nasıl düşündüğün çok önemli. "Kesin ölcem ben. Acılar içinde ölcem. Ağrılar sızılar içinde mi ölcem acaba?" falan diye karamsar şeyler düşünmekten uzak olmak lazım.
Biraz geri sarıyorum, sen ölüm acısının hafiflemesi için makul bir süre geçirmişsin zaten ama bu endişeler yakınını kaybetmekten farklı bir noktaya gelmiş. Aklından çıkarmaya çalış bunları. Çıkaramaz, düşünmeye devam edersen destek almanı tavsiye ederim. Öyle her dakika "kanser olcam, kanser olcam" diye diye korkuyla yaşamanın anlamı yok. Kendi ömrünü, hatta sağlıklı günlerini ziyan etmiş olursun sadece.
0
lazor
(23.02.18)
dedelerimin ikisi de küçükken öldüğü için bir şey hissetmemiştim pek. benim de babaannem yüksek tansiyondan felç oldu. 2 ay sonra kaybettik. kapı komşumuzdu. defnedilirken hüngür hüngür ağlamıştım. tabi 20 yaşındaydım o zaman. 4.5 yıl oldu öleli, arada aklıma gelir hüzünlenirim. hep maşallah derdik annemle, hiç ölmeyecek gibi gelirdi. şimdi sadece anneannem kaldı. alışıyorsun, hayatta olanların değerini bil.
0
nothing in my way
(23.02.18)
@iddaacı aslında olumlu olmayı başaramam çoğu zaman. Kendimi en kötüsüne alıştırmaya kodlanmışım. Hayal kırıklıklarını kaldıramayacak kadar güçsüzüm çünkü:( o yüzden olumlu olmak çok zor.
@purple rain kardeşim napalım üzülüyoruz elde değil. Anı yaşamak daha öenmli ama çok haklısın.
@lazor “çocukluğunu da kaybetmiş gibi hissediyor insan” aynı cümleyi kurmuştum o ölmeden 1 gece önce. Çocukken annem çalıştığı için onun yanında büyüdüm, çocukluğumu hatırlayınca annemden çok babanemle olan anılarım geliyor gözümün önüne. Aslında kabullenebildim mi bilmiyorum, kabullendim gibi geliyor ama onun çaresizliğini o kadar yakından gördüm ki gerçekler yüzüme çarptı çok yakından. Eli kolu bağlanıyormuş insanın. Bunu aşamıyorum kafamda. Kafama takılan şey ölüm değil, elbette bir gün ölecekti, ama kanser olması ve doktorların bizi “yapacak bir şey kalmadı, eve götürün” diye eve yollamış olmalarını kabullenemiyorum. Çaresiz oluşumuzu kabullenemiyorum.
@nothing in my way hayatta olanların değerini bilmek gerek haklısın..
Cevaplarınız için teşekkürler.
0
🌸turuncu tonlarda
(23.02.18)
Ölüm şüphesiz herkese uğrayacak bir olgu,ben de 10 yaşında bağırsak kanserinden babamı kaybettim ve en ufak mide şikayetimde sanki öyle oldum gibi hissetme durumlarım vardı(hatta bazen ara sıra yine vurmuyor değil) ama iki örnek vereyim madde madde
Babam
-Düzensiz yaşam tarzı -6 yaşından beri sigara -Çalıştığı işten ötürü maruz kaldığı kimyasal maddeler (Dericiydi) -Hareketsizlik -ve en önemlisi psikolojik olarak sıkıntılar vardı ki en büyük sebebinin bu olduğunu düşünüyorum SONUÇ:KANSER
Teyzem
-55 yaşlarında ve sigarayı ağzına dahi sürmemiş birisi -Genelde maddi durumu kötü olmadığından dolayı bakımlı ve yediğini içtiğini bilen birisi -Cilt bakımından sofradaki yumurtasına salatasına kadar bahçeden beslenen birisi kısacası aşırı şekilde doğal sağlıklı ve kaliteli besleniyor -Psikolojik sıkıntıları yok yani en azından 2-3 kere evlenmesinden dolayı ben öyle düşünüyorum
fakat o da bağırsak kanseri oldu ve babamdan şanslı olarak kanseri atlattı.Bu hastalığın nasıl ne zaman ve hangi şartlarda çıkacağı belli olmuyor gerçekten biraz piyango yani,yaşadığım bölgede babamdan kat be kat kötü hayatı olan çok daha bakımsız adamlar turp gibi yaşıyorlar,sana burada düşen bundan sonraki hayatını dolu dolu akışına bırakarak geçirmen,yani babannen kanser oldu diye sen de olacaksın diye bir şart yok ölümün birçok şekli herkesi heryerde yakalayabilir,bunu takıntı haline getirerek yaşamak gerçekten senin için çekilmez olur,elinden geldiği kadar hayatın güzel yanlarını görmeye çalışmak ve yaşam yolculuğunu en güzel şekilde tamamlamak olsun amacın.Doktor doktor gezmeni de önermiyorum hastalık hastası olup işleri iyicene daha da boka sarabilirsin bu süreci çok kötü şekilde yaşadım çünkü,gerekmedikçe anormal bir durum olmadıkça ilaç kullanma,ama sana en büyük önerim varil varip içki de içsen paket paket sigara da içsen SPOR hayatının içinde biryerlerde olsun gerçekten spor herşeye iyi geliyor.Kendine iyi bak.
pazar sabahına misafirim var. çok kıymetliler benim için. güzel bir sofra kurmak istiyorum. ne yapayim? hani böyle acuka vb tarifi hepsine açığım. yaptığınız pratik şeyleri yazın da senlensin soframız?
pazar sabahına misafirim var. çok kıymetliler benim için. güzel bir sofra kurmak istiyorum.
ne yapayim?
hani böyle acuka vb tarifi hepsine açığım. yaptığınız pratik şeyleri yazın da senlensin soframız?
0
balik kraker (17.02.18)
Süzme yoğurda nane kekik tuz sarımsak ve istediğin ince kıyılmış otlardan ekle çok iyi ekmeğe sürmelik meze oluyo
0
selamun aleykum kitty
(17.02.18)
Kahvaltıda salçalı sosise bayılırım; ben özendiğim kahvaltıya mutlaka yapıyorum.
merhabalar. şimdi hakkımdaki bir soruşturma sebebiyle aracıma tedbir konulmuştu. mahkeme tedbiri nisan 2017 de kaldırdı. tedbirin kaldırılması için emniyete yazı yazıldı. nerdeyse 10 aydır uğraşıyorum. yazıyı en az 3 defa tekrar yollattım ama o lanet yazı emniyete bir türlü ulaşmıyor. adamlar bize y
merhabalar. şimdi hakkımdaki bir soruşturma sebebiyle aracıma tedbir konulmuştu. mahkeme tedbiri nisan 2017 de kaldırdı. tedbirin kaldırılması için emniyete yazı yazıldı. nerdeyse 10 aydır uğraşıyorum. yazıyı en az 3 defa tekrar yollattım ama o lanet yazı emniyete bir türlü ulaşmıyor. adamlar bize yazı gelmemiş diyor. son yazıyı mahkemeden barkod numarasını alarak ptt kanalıyla takip ettim ve teslim edilen polisin adına kadar ulaştım.
adamları arıyorum yazı şu polise teslim edilmiş diyorum hala bizde yazı yok diyorlar. 10 aydır aracımı satamıyorum,devredemiyorum ve mağdur oldum. şimdi;
bu mesele idari midir yoksa adli mi? nereye şikayetçi olacağız? savcılığa mı yoksa valiliğe mi?
teşekkürler
0
demirr (16.02.18)
düşünmüşsünüzdür ama elden götüremiyor musunuz yazıyı ?
0
oscar
(16.02.18)
Elektronik imzali mahkeme mühürlü yazıyı bile kabul etmiyorlar.illa postayla gelecekmis
0
🌸demirr
(16.02.18)
yazı ereye gidiyor ise ptt den aldığınız teslim edildi kağıdı ile oradaki müdüre çıkın. inanın çalışanlar sallamıyor ama kurumlardski müdürler böyle konularda çok hassaslar
0
oscar
(16.02.18)
Gidip defalarca konuşmana ve tebliğ edildiği belli olmasına rağmen yerine getirmiyolarsa açıkça “görevi kötüye kullanma” suçu oluşmuştur. (Tck 257) bu nedenle bulunduğun yerin savcılığına bir şikayet dilekçesi yazarak “kişisel mağduriyetini” ispatla, buna ilişkin tanık bildir vs. Bu bahsettiğin gönderiv takibinin çıktısını falan dilekçene ekle, tebliğ edildğini de ispatla yani. Savcılık araştırmaya başlarsa zaten tutuşup gerekeni yaparlar diye düşünüyorum. Yapmazlarsa da aynı zamanda idareye karşı “tam yargı davası” açıp tazminat alma hakkın var. Ayrıntılı bilgi şu linkte var;
Ölümlü dünya filmine gitmek istiyorumda geçen hafta Metrocity cinemaximum'a gittim 19 tl geçirdiler. avrupa yakasında en ucuz nerde izleyebilirim hafta içi gidicem. grupanya tarzı sitelerde baktım istanbul harici 10 tl istanbul'da ki 16 tl diyor. var mı tavsiyesi olan
Ölümlü dünya filmine gitmek istiyorumda geçen hafta Metrocity cinemaximum'a gittim 19 tl geçirdiler. avrupa yakasında en ucuz nerde izleyebilirim hafta içi gidicem. grupanya tarzı sitelerde baktım istanbul harici 10 tl istanbul'da ki 16 tl diyor. var mı tavsiyesi olan
0
xu (01.02.18)
Enpara sinemia kampanyası var, 1 ayda 3 sinema 18,99
Yine de gitmeden arayıp sor, filmlerde fiyat oynuyor olabilir.
Özdilek avm de çok pahalı değil sanırım, bugün (çarşamba) halk günü 12 tl
0
turuncu tonlarda
(01.02.18)
cinemaximum biletleri opetlerde 12 lira.
0
yalanci mesih
(01.02.18)
Cinemaximum biletleri Migroslarda 10TL ama belli bir meblağda alışverişin üzerine çıkınca bilet alınabiliyordu sanırım.
0
a day at the races
(01.02.18)
metrocity'e gideceğine hemen yanda Özdilek'e git.
Hafta içi de sonu da öğrenci olup olmamana bağlı en pahalısı 16 lira galiba ki 12 liraya falan izledim genelde. Hele vodafone ile 2 tane 12lira da oluyordu galiba iyice ölücülük yapıp :D ve en güzeli maksimum 10dk reklam veriyorlar politikaları o.
Soru açık. Oda arkadaşım gibi 30 dakikadan aşağı inmeyenler ne yapıyorlar gerçekten içerde?İşimiz gücümüz var eşşoğlusu her gün yarım saat rehinliyor.
Soru açık. Oda arkadaşım gibi 30 dakikadan aşağı inmeyenler ne yapıyorlar gerçekten içerde? İşimiz gücümüz var eşşoğlusu her gün yarım saat rehinliyor.
0
apolitikherif (27.01.18)
30 dk ne ki bi arkadaşım var girdi mi bir film bitiriyor. 3 günde bir giriyor tabi :)
0
valarmurgulis
(27.01.18)
30 dk olmadı hiç ama 20 dk yı buluyorum tabii ki telefonla :) ayaklarım karıncalanmas 30 dakikayı da bulabilir.
0
eksi sozlugun tatli insani
(27.01.18)
yarım saati geçebiliyor. biri kapıya vurmadığı müddetçe çıkmak istemiyorum ajdjfjff. dizi, film, fragman izliyorum, arada bir kitap okuyorum. rahatım ben klozetimde.
0
nice tnetennba
(27.01.18)
Tahminime göre telefonla uğraşıyorlar, bunu yapan kişilerin telefonla gitmelerini engellmek bir çözüm olabilir diye düşünüyorum.
0
turuncu tonlarda
(27.01.18)
Maks. 10 dk
0
kleider
(27.01.18)
Yarım saat ne ya Hayır telefon bile olsa niye öyle bir ortamdan insan telefonla vakit geçirmek ister ki
Derdini seveyim diyebilirsiniz ama acayip aklıma takıldı, size de sormak istiyorum. Arkadaşlarla toplu olarak yemeğe gidiyoruz ama alkol tüketmeyen birisiyim, çabuk doyuyorum zaten öyle saatlerce yiyen birisi de değilim, söylenen et olsun meze olsun sadece bir kısmını yiyebiliyorum. Ama hesaba gelin
Derdini seveyim diyebilirsiniz ama acayip aklıma takıldı, size de sormak istiyorum. Arkadaşlarla toplu olarak yemeğe gidiyoruz ama alkol tüketmeyen birisiyim, çabuk doyuyorum zaten öyle saatlerce yiyen birisi de değilim, söylenen et olsun meze olsun sadece bir kısmını yiyebiliyorum. Ama hesaba gelince tüm para bölüştürülüyor ve yemediğim etim, mezenin, içmediğim alkolün parasını ödeyince acayip ağrıma gidiyor. Sivrilik yapmamak için bu zamana kadar ses de çıkarmadım ama resmen enayi gibi hissediyorum. Sizce ne yapılır böyle durumlarda?
0
Gta van city (21.01.18)
gitme
0
regardless of what they say
(21.01.18)
önden gidip kişisel olarak yediğini içtiğini ödersin
0
rakicandir
(21.01.18)
yemek olayının bölüşülmesi okey de alkol içmediğin halde alkol parasının bölünmesi çok saçmaymış. bir kere falan olsa neyse denilebilir. arkadaşlarının düşüncesizliği kesinlikle. enayi yerine konulduğunu düşünmekte haklısın. önden gidip kendi paranı öde +1
0
olkol
(21.01.18)
Erken ayrılıp, kendi tükettiklerinizin parasını ödeyebilirsiniz.
0
elf of darkness
(21.01.18)
arkadaşlarının bunu düşünmemesi çok kötü. ben de erken kalkman taraftarıyım ya da bir kere de olda abi alkolsüzü bölelim ne kadarmış de. bizim ortamda hep böyle olur hatta alkol almayan kendisi söyler hiç de garip karşılamayız.
0
blacksky
(21.01.18)
Sakin derdini anlatma arkadaslarina, zaman icinde hatalarini anlayip elini opmeye gelirler.
0
eksimeksi
(21.01.18)
Grupça gidip ortaya meze söylenince ayrı ödeyemiyodur diye düşünüyorum.
Kesinlikle arkadaşlarının hatası, işlerine geliyor senin hesaba katılman, bunu düşünüp sana ödetmemeleri gerekiyordu, birdahakine “abi alkolü ayrı hesap edin, içen ödesin, ben ona katılmam” diye belirt, “öyle şey mi olur yaaa” derlerse bi daha da gitme :D
0
turuncu tonlarda
(21.01.18)
zamanla filan anlamazlar. gayet de senin alkolsüzü bölelim önce demen lazım bir kere.
0
blacksky
(21.01.18)
Kanka ben alkole ortak olmam diyemezsiniz çünkü o tarz mekanlar genelde fiks menü olur, gelen hesap bölüşülür adeti budur. "3 bira iki patates kızartması" gibi olsa ayırırsın ama diğer türlü bölmen zor. Ayak uyduramadığınız ortamlara girmemeyi deneyebilirsiniz.
0
roket adam
(21.01.18)
büyü ve önceden bunu arkadaşlarına da söyle.
0
i dont know i dont care
(21.01.18)
O insanlarla takılma. Gerçek arkadaşlar sana içkinin parasını odetmezler. 1 kere neyse de sürekli olması hele gruptan kimsenin çıkıp da sen içki parasına ortak olma dememesi... Afedersin ama s.. öyle arkadaşlığı
0
bana her yer cehennem
(21.01.18)
alkollü kısma dahil olman saçmaymış. söylemelisin
0
yuvarlanantencereninkapagi
(21.01.18)
gitme, şunun şurasını bölelim bunun burasını bölelim dediğinde elbet gruptan biris çıkıp kirpici diye arkandan laf yapıp canını sıkıcak.
hem alkol almadan alkollü mekanda ne kadar eğlenebilirsin bence eğlenemezsin, milletin kafası çakır olacak, sen fransadan cemyılmaz şovuna gelmiş teyze gibi kalacaksın. saçma
freud hayatının anlamını ya da değerini sorguluyorsanız hastasınız demektir demiş. boşver o yüzden.
0
error522
(20.01.18)
belki baya para kazanır güzel bir kadınla evlenir rahat yaşayıp güzel bir kız çocuğum olur güzel bir ailem olur falan işte
0
docrivers
(20.01.18)
belki bir gün düzelir diyerek
0
nodrama
(20.01.18)
düşündüm, bulamadım.
0
doxanikee
(20.01.18)
Hayat motivasyonum yok. Vakit dolduruyorum.
0
femme vitale
(20.01.18)
Yok ve açıkcası çok yerinde bir soru olmuş. Teşekkürler. Bir anlam arayışı var fekat ne çare bilemedim. Şuan düşününce karnıma yumruk yemiş gibi hissettim. Kafam karıştı...
0
allegrezi
(20.01.18)
Bazı problemlerin sıradışı şekilde çözümlenebileceğini kendime göstermek için o gün bugün diye uyanıyorum.
0
rakicandir
(20.01.18)
hayal kurmamı ve merak etmemi sağlayan şeylerden. örnek: doğa, iyi yemek içmek, bilim ve sanatla yapılan ve yapılacak şeyler, aile, pc oyunları, yer yer spor. bi de sosyal medya yıllardır hiç yok bende. aktif kullandığım zamanlarda hayat enerjimi oralara aktarıp kendime hiç bırakmıyormuşum gibi geliyor.
0
kaichi
(20.01.18)
@hobareyy +1500
Düşündüm de güzel yemekler ve borçların ödenmesi mecburiyeti hariç hiçbir motivasyonum yok.
0
yaren
(20.01.18)
Vakit dolduruyorum +1
0
turuncu tonlarda
(20.01.18)
Çok şey var Bugün için yazmak diyebilirim 3 gündür yazıyorum
0
benaslindayohum
(21.01.18)
benim de büyük hedeflerim vs yok. malesef. günlük yaşıyorum. ama hayatın görmediğim taraflarını zamanla görecek olma heyecanı beni motive ediyor. hiç denemediğim şeyleri denedikçe de artıyor.
0
blacksky
(21.01.18)
merak duygumu ve yeni şeyler deneyimleme arzumu canlı tutuyorum.
0
noxell
(21.01.18)
Yoga
0
memetemmiyirahatbirakin
(21.01.18)
Gelenden gidenden.
0
[GODDARD]
(21.01.18)
müzik yapıyorum, müzikten.
0
Kamyoncunun vitesi
(21.01.18)
Merak. Bugün hayatta ne olacak, dünyada neler olacak, neler keşfedilecek ve icat edilecek, yeni bir şarkı olacak mı, yeni flmler ve diziler neler olacak. Gün içinde olması şart değil; örneğin, bu yıl neler olacağını merak ediyorum. Yeni şeyler olmasa da olur, bahara çiçeklerin açmasını ya da yazın havanın sıcak olmasını özlüyorum. Ölürsem hepsini kaçıracağımö ne yenı şeylerden haberim olacak, ne de sevdiğim şeyleri görebileceğim yeniden. Hortlamaya ya da “Yukarılardan bir yerden bakıp bize gülümsüyor”a inanmıyorum. Bu dünyada ne gördüm, gördüm; ne yaşadım, yaşadım.
0
aychovsky
(21.01.18)
Hayat bize verilmiş bir şans. Günümü bana keyif veren ve merak ettiğim şeylerle doldurup böyle vakit geçiriyorum. Gelecekte ne olacağını merak ediyorum. Seviyorum bu oyunu özetle.
0
roket adam
(21.01.18)
Ben en kotu zamanlarimda bile 'bos bos yasiyorum galiba, hicbir seyden zevk almiyorum. nefret ediyorum yasamaktan' demedim sanirim. Her yeni gun yeni bir mutlululuk ve umut kaynagi benim icin. En temel motivasyonum basit seylerden bile mutlu olmak ile ilgili. Ben disarda yururken muzik dinleyip agaclara bakmaktan bile deli gibi zevk aliyorum. Her gun yeni seyler ogrenmek, farkli yerler gormek, farkli deneyimler yasamak mutlu ediyor beni. Oyle filmlerdeki gibi mukemmel bir hayat da yasamiyorum bu arada, gayet standart bir hayatim var ama onu guzellestirmek icin elimden yapiyorum. Kotu zamanlarimda da asla umutsuzluga kapilmiyorum. En fazla bir iki gun uzulup, aglayip sonra 'hadi bakalim simdi toparlanip mutlu oluyoruz. her seyin bir cozumu vardir elbet' diyorum.
bir de konuyla paralel olarak kardesim ile bugun aramizda gecen muhabbet aklima geldi; en iyi ihtimalle 100 yasina kadar yasarim, bunun da 4te birini hali hazirda yasadim. Zaman o kadar hizli ilerliyor ki kalan hayatim da muhtemelen jet hiziyla gecip gidecek. Bu hayati bir daha yasama ya da oldukten sonra baska bir yerde olma ihtimaline de inanmiyorum. Hayatimin son kismina gelip donup baktigimda mutsuz, huzursuz bir hayat yasamis olmak istemiyorum. Iyisiyle ve kotusuyle bu benim yolculugum; bu yolculugu mutlu bir sekilde gecirmek icin de elimden geleni yapiyorum.
0
fraise
(21.01.18)
sevgimden, güzel havalardan, agaçlardan çiçeklerden kuşlardan, kedi ve köpeklerden, gökyüzünün muhteşemliğinden. sevildiğimi ve çok sevdiğimi hissettiğimde gözlerimin dolmasından. tüm bunların ve buna benzer tahmin edilebilir seylerin içimi titretmesinden.
bazen de hiç bişeyden. almıyorum.
0
yuvarlanantencereninkapagi
(21.01.18)
inanç ve umut.
0
runagain
(21.01.18)
Hayat motivasyonu, hayatın anlamı gibi kavramlar boş geliyor. Bunların zaten belli paternleri var. Önceden hayatın anlamına “işlevsel olmak” derdim. Bir işe yaramak, birine derman olmak. Yine bu amacı güderim davranışlarımda ama hayatın anlamı gibi t*şşaklı bir söz grubunun altına yazmam. Küçük geliyor. Hayat, sonsuzlukta bir nokta ve her şey de insana ait. Her şey. Mutluluk, acı, sefalet, hastalık, zenginlik... Garip bir şey yok. Nasıl olsa öleceğiz. Ben ölmediğim için yaşıyorum.
0
fallopian
(21.01.18)
Sipariş veriyom kapima kadar geliyor.
0
for day to break
(21.01.18)
İçimde var. Artı bişey aramama gerek kalmıyor. İçimden yaşamak, hayattan zevk almak geliyor ve koşullarım ne olursa olsun tad alınacak yönlerini görüyorum. Şimdiye kadar sadece bir dönem içim sustu ve iş aklıma kaldı, o zaman da küçük kızımın varlığı hayat enerjim oldu.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(21.01.18)
Bim'den hazır patates kızartması alıyor musunuz. Evde yaptığımdan daha pıratik oluyor. Acaba sağlıksız mı. Bundan sonra bimden almayı düşünüyorum
Bim'den hazır patates kızartması alıyor musunuz. Evde yaptığımdan daha pıratik oluyor. Acaba sağlıksız mı. Bundan sonra bimden almayı düşünüyorum
0
etki (11.01.18)
Tabii sağlıksız da evde yaptığından çok da sağlıksız değildir, çünkü o da sağlıksız.
0
i was made for you
(11.01.18)
çok sağlıklı.
0
mahone
(11.01.18)
3 4 sene önce alıyordum, o zamanlar güzeldi, sonra bi daha aldım pişirdim o kadar leş bir koku geldi ki yiyemeden attım, daha da almadım.
adamlar palmiye yağında mı kızartmış ne yapmışsa artık.
kızartmalar zaten sağlıksız, hazır patates kızartması üstelik bimden iyice sağlıksız.
0
killerbee
(11.01.18)
galiba fiyatı uygun olduğu için superfresh gibi markalara kıyaslıyorsun sağlıklı mı diye çünkü aynı ağırlıkta satılan poşette dondurulmuş patatesin neredeyse yarı yarıya fiyat farkı var, superfresh 7-8 iken bim/a101 patatesi 3 küsür
bimdekini bilmiyorum fakat a101 den aldığımı kızartırken superfresh'e göre tuhaf bir kokusu oluyor kızartırken, bunu neye yormalıyız bilmiyorum muhtemelen katkı maddesindendir, artık almıyorum
0
freebird5406_2
(11.01.18)
aldiginiz sey patates degil polimerik kimyasal madde mudde.
0
tiarwain
(11.01.18)
Ben de alıyordum bi ara ama migrostan falan da alıyordum. Çok pratik.
0
[GODDARD]
(11.01.18)
Kesinlikle çok pratik, ben süperfresh alıyorum. Ama sağlıksız olduğunun farkındayım :(
0
turuncu tonlarda
(11.01.18)
eğer çok seviyorsan eve bir fritöz al. en azından daha az sağlıksız olur. katkı maddesi kokusu olmaz, daha lezzetli olur.
0
maden suyu
(11.01.18)
okuyanda bunların hepsi fit hepsi saglıklı pırlanta gibi çocuklar diyecek.
şüşko olma hakkı engellenemez!
0
binder dandet
(11.01.18)
Sağlıksız biliyorum ama alıyorum çok nadir yemek yoksa yapıyorum.
0
mslny
(11.01.18)
sağlıksız. zaten normalde de şeker içerdiğinden çok yenmesi tavsiye edilmiyor bir de yağda kızardığını düşünürsek hazır olmayanı bile çok yararlı bulmuyorum.
0
powerpufgirl
(11.01.18)
bim in patatesi f/p en iyiler arasındadır. ön kızartma yapılmıştır. turbo fırında kızartma programında yağsız kızartın miss
çalışıyorum şu an. saat 2-3'e kadar böyle. 5'te de otobüsüm var. bir hafta ara var diye anamın yanına gelmiştim ama keşke gelmeseydim diyorum. gece 11 gibi AŞQIM ANKARA'ya varmış olurum kısfmetse. eve gidince de kafayı vurup yatarım. yarın yine çalışcam pii.
0
der meister
(09.12.17)
işteyiz. sakin ortalık.
0
cevab veremedim
(09.12.17)
ders çalışacağım tüm gün, başka işim yok.
0
doxanikee
(09.12.17)
Gece nöbetteydim. Daha yarım saat oldu eve geleli. Planım uyumaktı ama eve gelince uykum açıldı. Boş boş takılıyorum öyle nette.
0
ms brownstone
(09.12.17)
İşteyim. Behzat Ç. 78.Bölümü izliyoruz şu an. Sonrasına bakacağız artık.
0
mutekebbir
(09.12.17)
Köpekle sahada top oynadık, 2 saat sonra yine, yorulup uyursa okunacak kağıtlar, yazılacak tezler...
0
passion rules the game
(09.12.17)
kahvaltımı yaptım. 7 ye kadar dizi,kitap takılırım. sonrasında duyurunun halı saha maçı var. çıkışta da bişiler içip eve dönerim.
0
hemsta
(09.12.17)
Kahvaltı yaptım, temizlik ve yemek yapcam, taksime gidip kardeşime hediye alcam sonra eve gitcem erkek arkadaşım gelcek, mükemmel bi gün :D
0
turuncu tonlarda
(09.12.17)
valla bugün mal gibi evdeyim :)
0
msb
(09.12.17)
biraz entry'lere daldım. year million belgeselini yüklüyorum 6 bölümlük. ya film izleyeceğim. ya belgesel izleyeceğim. ya da gözüme çarpan 2 firmaya iş başvurusunda bulunacağım. bu günlük zaman geçirmelerim bunlar.
ha tezimin analitik çözümünü de yapmam gerekiyor. onunla da uğraşabilirim şimdi.
0
rain when i die
(09.12.17)
Alsancakta rakı balık.
0
[GODDARD]
(09.12.17)
öğlene dek kursum vardı. hiç istemeyerek eve döndüm.
hava böyle güzel olunca eve dönmek istemiyorum.
kullandığım rota üzerinde güzel bir ev yemekleri lokantası olmadığı için marketten, manavdan bir şeyler alıp yemek yapma hevesiyle eve geldim.
şuan özel yurtta kalıyorum. kyk yurtlarına açıktan başvuru yaptım. anadolu yakasında bir yurt çıkarsa avrupadaki bir yurda naklim olana kadar şuan kaldığım yurtta kalmaya devam edeceğim. kyk izin süresi 75 günmüş sanırım. bu süreç içerisinde naklim gerçekleşmezse yurttan atılıyor muyum? nakil işlemi
şuan özel yurtta kalıyorum. kyk yurtlarına açıktan başvuru yaptım. anadolu yakasında bir yurt çıkarsa avrupadaki bir yurda naklim olana kadar şuan kaldığım yurtta kalmaya devam edeceğim. kyk izin süresi 75 günmüş sanırım. bu süreç içerisinde naklim gerçekleşmezse yurttan atılıyor muyum? nakil işlemi kaç ay sürer?
0
ppemreqq (01.12.17)
Ben kalırken 60 gündü diye hatırlıyorum geçen yıl, 75 olmayabilir, araştır onu. Ama mesela haftasonları izin hakkından gitmiyor, ona göre say, devamsızlık hakkı o kadar az değil aslında.
Şansına bağlı yurt çıkma süresi, bi de mesela cevizlibağ yurduna nakil istersen mümkün değil, veznecilere istersen mümkün değil nakil dırssı gelmez, çemberlitaşa falan iste nakli.
En kötü ihtimalle izin süren biterse gidip yurt müdürüyle konuşursun, idare edin kaydımı silmeyin falan diye.
Bi de ben de açıkran başburuyla yerleşmiştim ve sanki açıktan başvuruyu yaparken istediğimiz yurdu da belirtiyorduk, yanlış mı hatırlıyorum?
0
turuncu tonlarda
(01.12.17)
@turuncu tonlarda
e-devlet üzerinden yaptım başvuruyu, yurt seçme ibaresi yok. avrupa da şuan bütün yurtlar tam doluymuş, öğrencilerin ne zaman kayıt sileceklerini bilemedikleri için net bir tarih veremiyorlar. naklimi mahir iz erkek öğrenci yurduna istesem çok bekler miyim?
0
🌸ppemreqq
(02.12.17)
Eğer ikinci öğretimseniz nakil işlemlerini 1 haftada gerçekleştiriyolar. Dediğiniz yurdun okula yakın olması gerek bu durumda.
Merhaba arkadaşlar,çok dertliyim yardım edin lütfen. son 2 paragrafı da okuyabilirsiniz zamanı az olanlar.Lisansımı ingiliz dili ve edebiyatı bölümünde bitirdim yurt dışında. (Liseyi türkiyede okudum,Dilciydim,eski sistem yani kafamıza göre tercih yapamıyorduk,katsayılar vesaire vardı).Sonra üniye g
Merhaba arkadaşlar,çok dertliyim yardım edin lütfen. son 2 paragrafı da okuyabilirsiniz zamanı az olanlar.
Lisansımı ingiliz dili ve edebiyatı bölümünde bitirdim yurt dışında. (Liseyi türkiyede okudum,Dilciydim,eski sistem yani kafamıza göre tercih yapamıyorduk,katsayılar vesaire vardı). Sonra üniye güzel bir puanla türkiyede başladım, ileride erasmusla geldiğim okulda kaldım ve yukarıda yazdığım bölümü bitirdim.
Aynı okulda yüksek lisansa Ekonomiyle ilgili bir bölüme başladım,-aslında Pazarlama istiyordum ama yabancı öğrenciler ofisi önerdi bu bölümü kontenjan çok diye- neyse kabul ettim,başladım.Sınıfta çinlisinden meksikalısına baya yabancı öğrenci var,çinliler özellikle başka bi dünya, çinli bi kere,akıllı adamlar :d
neyse ben de fena bir öğrenci değilimdir, sınıfta ilk 4 öğrencinin arasına girdim ama bu ülkede yabancı öğrencilere burs yok ve olay bu değil ama çoğu hocayla aram iyi oldu, bölümü severek okudum. TAA Kİ mikroekonomi hocalarıyla karşılaşana kadar.Ayıptır söylemesi yüklü bi miktar ödüyoruz okula (en çok türkler ödüyor NON-EU STUDENT diye ve bu adamların davranışları,ingilizcesi her şeyleri falsoydu.
Ayrıca sürekli ,"benden 4-5 senedir geçemeyen var,aranızda sizlerden de kalacaklar olacak hahaha" diye takılan bir adam düşünün. Ayrıca sınıfta her türlü lisans bölümünden gelmiş adam olmasına rağmen bize sanki 40 yıllık ekonomi öğrencisiymişiz gibi ders anlatıyor. Neyse ilk dönem ben bu adamdan kaldım 4-5 kişiyle birlikte. Ne yapsam olmadı, inanın çok çalıştım uğraştım, 50-60 sayfa çalışmışımdır,mantığı da çözdüm ama hep bi bahane buldu istediğim şekilde yazmamışsın vesaire diye ama matematiğe çok hakim değilim maalesef..sonra da geçmeye çok yaklaşmıştın aslında vesaire dedi, ben de elimden geleni yaptım diye ses çıkarmadım ve ikinci dönem çoğu insanca daha zor kabul edilen MAKRO-EKONOMİ dersini çok rahat şekilde geçtim.
şimdi masterin son sınıfındayım, 2. sınıf. Tez konumun yarısını bitirdim, diğer derslerim çok güzel,hocalarla aram iyi ama bu alttan aldığım mikro-ekonomiyle ilgili büyük sıkıntım var,ben lisede dil öğrencisi olduğum için haftada 13-15 saat dil öğrenirdik ama ne fonksiyon, ne ileri seviye denklemler hiç birini görmedim. Başka ülkelerin eğitim sistemi farklı olduğu için bazıları lisede bunları çok daha iyi şekilde öğrenmiş. Hocalar kısayoldan gittiğinde falan hiç bir şey anlamıyorum. Yinede benden daha kötü durumda olan insanlar var hem makro ve hem de mikrodan kalmış kişiler vesaire. Ama ben genel olarak çok başarılıyım sadece o derste sıkıntı çekiyorum ve hocalarla konuşmaya çalışınca hep; niye bu bölümü seçtin o zaman? seçmeseydin, benim problemim değil,banane gibi uyuz uyuz cevaplar alıyorum. Alttan aldığım için ekstra bi miktar ödemem de gerekti okul yıllık ücretine ek olarak.
Dediğim gibi her şey yoluna giricek şu mikroyu bi geçsem ama hiç umudum yok. Resmen çalışamıyorum,aynı zamanda sınıf arkadaşım olan kız arkadaşım ilk senesinden geçti ama onun da matematiği çok iyi değil sadece benden daha kapsamlı görmüş kendi ülkesinde.
inanın artık kafayı yiyecek gibi oluyorum, bana ders çalıştırdığı anlarda sürekli bağırıyorum,geriliyorum anlamıyorum diye,mental yönden de etkilemeye başladı bu durum beni.Matematik bilenlerin 40 dakikada yapacağı çalışmayı biz 2 saatte kavga dövüş yapıyoruz. Onun dışında çok iyi anlaşıyoruz. Millet 5 dakikada çözüyorsa ben 15 dakikada çözüyorum yavaşım kısacası matematik pratiğim olmadığı için. bu derse çalışırken ağlamaklı oluyorum bazen. Ki bazı konuları direk hiç anlamıyorum zaten belirli bir adıma kadar gidebiliyorum orada kalıyorum.
Son senem demiştim, eğer tek bi dersten kalırsam tekrar 3.seneyi okuyacak ne zamanım var ne de okula bu lanet ders için verecek param var o kadar nefret ediyorum. Kız arkadaşım da durumun farkında. Okulla hiç görüşmedim bu konuda ama zorunlu ders olduğu için ya bu senenin (ikinci sene) 2.dönemi tezle birlikte o dersi de vermem istenicek, veremezsem okul uzayacak ya da direk 2018-2019 kış dönemine uzayacak diye düşünüyorum emin değilim prosedürleri bilmiyorum. O kadar uğraştıktan sonra yüksek lisans diplomasız dönmek istemiyorum,sunumlarda bile herkes benimle eşleşmek istiyor,kötü bi öğrenci değilim ama maalesef benim zeka ve kafa yapıma bu ders uymuyor... Daha çok Politika,dünya gündemi,diller,spor gibi konularda yeteneği olan matematik ve fenden haz etmeyen yapıdaydım lisede de.
BUrada bir devlet okulunda okuyorum, özel bir okula geçip "son seneyi" orada bitirmeyi düşünüyorum benzer bir bölümde.(Uluslar arası ilişkiler, içinde ekonomi konuları da var ama matematik yok denecek kadar az)
NE DERSİNİZ,okulu değiştireyim mi yoksa gittiği yere kadar geçmeye mi çalışayım? geçemezsem sıkıntı büyük ama...
Buraya kadar okuyanlara yürekten teşekkür ederim, kusura bakmayın yazım hataları için.
0
bialo czerwoni (25.11.17)
Okudum. Kolay gelsin. Devam et, elinden geleni ve hatta fazlasını yap.
0
kendi kendine yasayan yavrucak
(25.11.17)
@ted intermediate micro by HAL R VARIAN. Sıkıntı ,dersler çok saçma sapan şekilde geçiyor,kitabın yüzüne bakmıyoruz,hocanın rastgele internetten bulduğu sorulardan 4-5 tanesini anca çözüyoruz. Kısacası millet derste çok az öğreniyor ama adamlar olayı bildiğinden ve temelleri olduğundan benden daha efektif çalışıyorlar diye düşünüyorum.
0
🌸bialo czerwoni
(25.11.17)
Simdi hoca hakli, temelin yoksa sirf yuksek bitirmek icin oyle bi bolum secmemeliydin. Hoca yuksekte matematik ogretmeyecek elbette.
Onun disinda youtube videosu izle. hangi konu varsa ac youtubedan video izle. Sevgilin filan anlatmasin. Ayrica hoca internetten buldugu 3-4 soruyu cozuyosa bile konu basliklari, o soruda kullandigi curveler, formuller vb kitapta var nasil olsa, kitabin icerigine bakip chapterlari oku. Ustune de kitaptaki alistirmalari coz.
0
kuehles blondes
(25.11.17)
bana seninki biraz ogrenilmis caresizlik gibi geldi.
ne dedin - lisede ogrenmis olanlar var dedin. lisede. bahsettigin konular lise mufredatinda tek bir dersin belli bir bolumunu olusturuyor. EN EN EN fazla 20-30 saatlik ders. o da lisenin verimsizliginde, sinif ortaminda, o kadar etmez.
ingilizcen ana dilin gibidir eminim. kapan bir hafta, ac khan academy veya muadili bir ders sitesini, eksik matematigin dibine vur. 1 haftacik ya, halledersin yani.
0
robokot
(25.11.17)
geçilmicek ders yoktur. çalışma metodunuzu değiştirin illa bi yerde yanlışınız vardır. eksiklerinizin üzerine gidin ve olduğunca kapatmaya çalışın. kendinize güvenin rocket science yapmanız beklenmiyor ders sonuçta
hangi ülke bilmiyorum ama hocaya göre değişmekle beraber, geçemezseniz gidin hocaya ağlayın hocam şöyle böyle okula para veremiyorum bursum bitiyo türkiyeye bitirip dönmem lazım tezim hazır vb vb diyin sıkın işte minimum notla geçirsin. benim branşım değil demekten daha etkili olur. akademisyen egosu her yerde var yalvarmak işe yarayabilir -)
0
kveldulv
(25.11.17)
hangi okul, hangi bölüm? cevabı buna bağlı.
0
cagdas donem kuramcisi
(25.11.17)
Öğrenilmiş çaresizlik +1
Ben de lisansta bi dersi asla geçememiştim ve sınava 3 gün kala sabahtan akşama kadar “geçemicem bu dersiiiii, okul bitmeyecek, kafam basmıyoooo” diyerek hönküre hönküre dinlene dinlene ağladığımı biliyorum.
Sen önce kendini bu dersin geçilebileceğine inandıracaksın, ben diğer derslere 1 hafta çalışarak geçebiliyosam bu dersime 3 hafta çalıştım. Kafan basmıyosa oturup ayı gibi çalışcan başka seçenek yok. Ben sende hata bulmuyorum, her şeyi çok iyi yapcaz diye bişi yok sonuçta. O bölüm sana uygun olmasaydı diğer derslerde bu kadar başarılı olmazdın zaten.
Neyse ben kendi kendime “bu deveyi güdeceksin başka şansın yok çünkü tek ders için başka okula geçsen dünya saçması olur” diyerek çalışmıştım. Yapıcam bu işi de, gerekirse temel lise matematiği çalış, kız arkadaşından değil de mesela matematik bölümünden birinden veya aynı bölümden lisansta olan birinden yardım iste özel ders gibi bi şey ayarla. O konular lisede bana epey zor gelirdi, kitaptan anlaşılmıyo ama özel dersle halledlir, hiç korkma, ne kadar süren kaldıysa plan hazırla kendne, ona göre her gün çalış, olacaktır.
Ama şöyle bi durum var, hoca egosu yüzünden geçemiyosan yani sorun sende değilse okul değiştir veya orda yaz okulu gibi bişi varsa öyle vermeye çalış fnfmdm yazokulunu da uydurdum bu arada neyse.
Bilgisayardan 1 gr anlamayan bir insanım. Ofisin bilgisayarı internete bağlanmadığı için mikrosoftu arayıp yardım istedim, sonra bana bu bilgisayarın yazılımı orijinal değil dediiler, bireysel kullanımda mı dediler, evet dedim. Bilgisayar kiminse o bizi arasın dediler, ben de okey dedim kapattım. Şi
Bilgisayardan 1 gr anlamayan bir insanım. Ofisin bilgisayarı internete bağlanmadığı için mikrosoftu arayıp yardım istedim, sonra bana bu bilgisayarın yazılımı orijinal değil dediiler, bireysel kullanımda mı dediler, evet dedim. Bilgisayar kiminse o bizi arasın dediler, ben de okey dedim kapattım. Şimdi nolcak yaaa yazılım orijinal değil sonuçta :(( ve ben mal gibi bildirdim bunu :(( ne gelir başıma bi anlatın :(((
0
turuncu tonlarda (23.11.17)
hiç bir şey olmaz
0
kisa
(23.11.17)
Muz cumhuriyetinde olsan tutuklayıp katıksız 3 gün hapse atarlar. Türkiye'de bir şey olmaz.
0
cakabo
(23.11.17)
bişi olmaz. onlar unuttu bile
0
justinho26
(23.11.17)
bireysel kullanım demekle iyi yapmışsın yoksa ciddi para cezasıyla karşılaşabilirdi ofis.
0
zgrydn
(23.11.17)
İnternete bağlanmıyor diye internet servis sağlayıcınızdan önce Microsoft'u aramak? Ya ahahah çok özür dilerim, okuduğumdan beri gülüyorum. Bir şey olmaz herhalde.
0
kobuzchu kiz
(23.11.17)
Şu an korkudan ve stresten ölmek üzereyim emin misiniz ya bişi olmaz di mi
0
🌸turuncu tonlarda
(23.11.17)
@kobuzchu kiz
Ya ben işte hiç anlamıyom bu işlerden :(( lanet ya niye aradım maş gibii :(((
0
🌸turuncu tonlarda
(23.11.17)
adamlar kim lan bu manyak diyip gülmüştür en fazla merak etme
0
sir gawain
(23.11.17)
:))) sen bittin ama bizi çok güldürdün:) Hemen kaç oradan
0
sagin
(23.11.17)
Harbiden gönlü güzel bi kardeşimizmişsin, herkes böyle olsa hayat bayram olur :)
Cevap: Bişii olmaz. 3 kuruşluk mikrosoft için uğraşmazlar. 20 bin Euro x 20 adet pc'de yüklü programların olduğu bir fabrika düşün. Buna bile aşağı yukarı 2 yılda bir sürpriz baskın yapıyorlar, lisans denetlemesi adına.
Not: 20 bin Euro pc başına yıllık kira bu arada.
0
onemoremile
(23.11.17)
Microsoft'u aradığınız için bir sıkıntı olmaz ama lisanssız yazılımı tespit etmek için denetimler yapılıyor arkadaşların dediği gibi.
0
monogram
(23.11.17)
Bence daha komik olan Microsoft un sizi ciddiye alıp sorular sorması olmuş:)
0
benaslindayohum
(23.11.17)
bilgisayar internete bağlanmıyor diye microsoftu aramak çok komik :D duymuştum ama bu kadarını duymamıştım.
bişe olmaz bence ya.
0
bezginbekir
(23.11.17)
Lütfen bu duyuruyu silme. Efsane duyurular arasına girsin.
Not: birşey olmaz.
0
sutlu nescafe
(23.11.17)
ya aşslsldld sabah sabah çok güldüm:)
0
sta
(23.11.17)
adresi ve şirketi bilmedikleri için sorun yok. microsoft epey zamandır ufak işlerle uğraşmıyor.
0
orpheus
(23.11.17)
bir şey olmaz. adamlar da sallamamış zaten doğal olarak.
o değil de internete giremeden mikrosoftu nasıl aradın ya? ezberinde mi numara adsfdghgjhkjl??
0
nrmnm
(23.11.17)
gerçekten microsoft'u aradınız mı ya? :)))
bişey olmaz korkmayın bu kadar.
0
Kusursuz dostlarin dort ayagi vardir
(23.11.17)
halen baglanmıyosa bakabiliriz beraber
0
mirty
(23.11.17)
internete bağlanmıyor diye mikrosoftu mu aradın hahahahahaha
hiçbişey olmaz sıkma canını
0
captainobvious
(23.11.17)
Serin hikaye...
Bir şey olmaz.
0
arockm
(23.11.17)
aynısı bi arkadaşımın başına geldi. şu an interpol kırmızı bülteninde 6. sırada. herkes neden dalga geçmiş anlayamadım. çok ciddi bi mesele bu.
0
elorelia
(23.11.17)
Dndkdkkd ya şöyle oldu olay, ben wifi ye bağlandım telefondan, baktım sorunsuz çalışıyor, ama bilgisayar bağlanmıyor, burdan hareketle sorun bilgisayarda sandım. Sorunu google a yazdım, Microsoftun bi makalesi çıktı, baktım orda yardım seçeneği var, numaramı falan yazdım beni aradılar, böyle oldu olay, bilgisayar benim değil, birinden aldım bi işimi halletmek için falan dedim :D cidden malım ya off
0
🌸turuncu tonlarda
(23.11.17)
sorun düzeldi mi peki? bi kapatıp açsaydın modemi ve bilgisayarı.
0
elorelia
(23.11.17)
Geçen ben de aradım bir şey olmaz. Güncelleme geldi ondan sonra bağlantı gitti. Diğer cihazlar bağlanabiliyordu. ISP ile kavga ettikten sonra bunları aradım. Çok yardımcı oldular. Gülünecek bir şey yok. Numaraları: 08503902777
0
Lim5
(23.11.17)
@elorelia
Modem nerde bilmiyorum, bizim ofiste değil.
0
🌸turuncu tonlarda
(23.11.17)
Valla ben de güldüm, Allah da sizi güldürsün :)
Bundan sonra internete bağlanmazsa driverlarını güncelle. Update sonrası yaşanabiliyor o sorun.
Bir şey olur mu olmaz mı bilmiyorum orasını. olmaz umarım.
0
kendi kendine yasayan yavrucak
(23.11.17)
yani sen de mikrodalga çalışmıyor diye tedaş'ı aramışsın bacım. öyle düşün. ha arabanın yakıtı bitti diye volkswagen'i aramışsın ha bu, ya da hasta oldun diye ananı arayıp çemkirmek gibi bir şey bu :)
0
devcileyin,
(23.11.17)
Hahahhha ben yokken çok eğlenmişsiniz yine :D
Bir şeycik olmaz dünyadaki (bak Türkiye demiyorum) Windows yüklü 10 bilgisayarın 4'ü lisanssız kullanıyor zaten. Adamlar bunu bilmiyor mu sanki? Her yerde çatır çatır crack paylaşılıyor, hatta Windows 7'den Windows 10'a geçilirken sahte (crackli) Windows'u da geçirebiliyordun. İsteseler bir şekilde onu da tespit eder kimseye lisanssız kurdurtmazlardı.
Şirket adını verdiysen haftaya gelirler ama avukatla. Yukarıdaki paragraf kişisel kullanım içindi.
0
chicha
(23.11.17)
@chicha
Ortada bi şirket yok zaten, bağımsız çalışan avukatın stajyeriyim ben.
istanbul'u hiç bilmiyorum. millet neden çalıştığı yakadaki bir evde oturmuyor? anadolu çok ucuz, avrupa pahalı; köprüyü, vapuru çekmeye değer gibi bir şey mi?
istanbul'u hiç bilmiyorum. millet neden çalıştığı yakadaki bir evde oturmuyor? anadolu çok ucuz, avrupa pahalı; köprüyü, vapuru çekmeye değer gibi bir şey mi?
0
diffarentiationation (09.11.17)
kadıköy'de yaşayıp bakırköy'de çalışıyorum işi bırakırım kadıköy' ü bırakmam
0
guitarissimo
(09.11.17)
Ev değiştirmek de çok pahalı çünkü. 2 kira depozito + taşınma masrafı + bilmemne, + işyerinde ne kadar kalacağın meçhul. Zor yani pis iş.
0
roket adam
(09.11.17)
yalnız yaşanmadığı zamanlarda bazen çoğunluğa yakın olan yerde oturulur ve yollar çekilmek zorunda kalınabilir.
0
karamaleksey
(09.11.17)
Abim avcilar-pendik. Uyandi az obce, uzuluyorum bu cocuga :d
0
imelih
(09.11.17)
Vapura biniyorlar
0
nax
(09.11.17)
anadolu çok ucuz derken?
0
der meister
(09.11.17)
İstanbul’u gerçekten bilmiyorsun
0
nrmnm
(09.11.17)
vapur yolculugu yuruyerek ise gitmekten sonraki en rahat sey nerdeyse bu sehirde. eger tek vapurla ise gidip gelebiliyorsa cekiliyor. onun disinda ev degistirmek pahali, gonlune gore ev bulmak zaten milyonda bir falan sans. o yuzden mecbur kaliniyor. yoksa o lanet metrobus filan cekilir is degil.
0
in vino veritas
(09.11.17)
Cunku herkes aptal, Sen akillisin
0
baldur2
(09.11.17)
Silivri ya da tuzlada oturmuyorsan istanbuldaki bütün evler pahalı yalnız...
Ben önceden 2 saat yol çekiyordum ama sadece metroyla gittiğim için koymuyordu.
0
jazzabel
(09.11.17)
Istanbullu olmayan bekar insanlar evlerini de iş yerlerine yakın olacak şekilde taşıyorlar zaten. özellikle de beyaz yakalılar.
Sorun istanbullu için var, adamın ailesi arkadaşları mahallesi vs.ni bırakması gerekiyor, bu trafik mevzusu yüzünden biten ilişkiler var buna rağmen insanlar bulundukları ortamı terk etmeye meyilli değiller.
0
selam
(09.11.17)
Selam +1 öncelikle. Genelde evli olanlarda var ev ile işin uzak olması. Çünkü eşlerden birine yakın tutuluyor ev veya ikisine de orta nokta bulunmaya çalışıyor. Sonra çocuğu olanlar annesi babasına yakın ev tutuyor ki çocuğu işe giderken bırakabilsinler. Veya bir ev almış oluyor tuzladan, beylikdüzünden bir siteden. Aldığı evde oturuyor, bir dünya yol gidiyor işe. Bu arada gerçekten istanbul’u bilmiyorsun sanırım :) esenyurttan işe gelen arkadaşımız (iş avrupada) tuzladan gelenden daha çok trafikte kalıyor.
0
irene
(09.11.17)
guitarissimo +1
ev kadıköy, şirket 4.Levent. istanbul'da oturacaksam kadıköy'den başka yerde yaşamak benim huzurumu kaçırır. kaldı ki şirketin servisi var zaten uyuya uyuya gidip geliyoruz.
0
istanbul kanatlarimin altinda
(09.11.17)
Soruya İstanbul'u hiç bilmiyorum diye giren insana "herkes aptal, sen akıllısın" demeye gerek yok bence ya. Ben İstanbul'a geleli birkaç ay oldu, hâlâ buradaki bazı şeylere anlam veremiyorum ben de :(
Ben de her gün kıta değiştiriyorum; işime yakın yerlerde eski, leş gibi binalarda eşyalı odalara 1000+ tl istiyorlar. Anadolu'da yeni bina, pırıl pırıl evde oturuyorum, o leş odaya vereceğim parayı deniz otobüsüne verip trafiksiz gidip gelebiliyorum. Arada epey de yürümem gerekiyor ama trafik çekmekten iyidir. Avrupa'da oturan arkadaşım işten 6'da çıkarsa 9'da eve varabiliyor trafik yüzünden, ben 6'da çıksam 7.30'a doğru eve giriyorum. Deniz yoluyla gitmesem çekilmezdi tabii.
0
kobuzchu kiz
(09.11.17)
gazi mahallesinden ümraniye'ye gidip geldim bir yıl boyunca. sonraki yıl çekmeköye uzandım.
aile, ev taşımanın zorluğu, semtini terk etmek istememe gibi nedenleri var. benim sebep aileydi.
@imelih, o neymiş ya... harbiden, Allah kolaylık versin.
@unionall, evet o boğazdan her gün geçmek harikaydı. işe giderken günaydın derdim; dönüşte de iyi akşamlar, yarın görüşürüz :)
0
runagain
(09.11.17)
* Anadolu yakası ucuz değil, her iki yakada da daha ucuz ve daha pahalı semtler var * Tarihsel olarak işyerleri daha çok Avrupa yakasında, özellikle bazı sektörler (bankacılık vs) komple Avrupa yakasında * Anadolu yakasında şehirleşme daha geç başladı, o yüzden AVR yakasına göre nisbeten daha düzenli bir yapılaşmadan söz edebiliriz (bazen söz edemeyeceğimizi de düşünüyorum ama, kentsel dönüşümle s.tılar şehrin yapısına) * Eğer işyeri vapur/deniz otobüsü ile ulaşılabilecek gibiyse lokum gibi olur, buna "çekmek" diyemeyiz. * Genel sebep aileyi oluşturan herkesin İstanbul'un farklı bölgelerinde okuyor / çalışıyor oluşu.
0
SiyamkedisiZorro
(09.11.17)
İş ve ev aynı kıtada bile olsa bu şehirde trafik sorunu var, o yüzden normal karşılayabiliyor insanlar yol mesafesini, böyle tahmin ediyorum.
0
turuncu tonlarda
(09.11.17)
1 sene boyunca kita + sehir degistiriyordum. Istanbul avrupa yakasi eskiden sehrin bati siniri sayilabilecek bir ilcede yasiyorum, isyerim istanbul'un dogu sinirina komsu baska bir sehirdeydi. Evimi seviyorum, ailemle yasiyorum ve ailemle yasamayi seviyorum. Isimi de seviyordum. Servisim vardi. Dolayisiyla yolda okuyacak-izleyecek bir sey bulduktan ya da uyuyabildikten sonra cok da atla deve bir zorlugu yok. Ustune bir de gunde iki kere bogaci manzarasi. Daha ne olsun.
0
unionall
(09.11.17)
Aslinda bunun nedeni turkiyede bireylerin aileden kopamiyor olusu ve kendi ayaklari ustunde duramiyor olusu yatiyor.
Ilk olarak tr de 35 yasina gelmis bile olsa eleman hala aileyle yasiyor evli degilse. Buldugu is farkli kitada olsa bile evden ayrilmak aklinin ucundan gecmiyor.
Ikinci olarak evlerin yuksek fiyati engel oluyo, aile ile kalmak daha ucuza geliyor.
Ucuncu olarak gebelde bireyler pek mantikli kararlar vermiyorlar her gun 3 saat yolda gecirip 12 saatlik mesai ardindan eve gelip uyuyor, her gun ayni rutinden sanirim ayamiyor olaya.
Zamanin kiymetini bilmiyor kimse. Yolda gecen saatleri hesap etmiyor ya da edemiyor.
0
kurnaz
(09.11.17)
millet evine yakın iş bulamıyor, bekarsa zaten ailesiyle yaşıyor genelde, bir raddeden sonra da zaten işyerine yakın ama sosyal hayata daha yakın bi yerlere (beşiktaş, beyoğlu, kadıköy, mecidiyeköy, ortaköy vs..) taşınıyor. mevzubahis kadıköyse işyerine uzak olmasına da tahammül edebilen bir kitle de var.
Kafanıza ne kadar takarsınız?3 gün önce kaybettim ve hala aklımda. Hala tekrar tekrar bakıyorum olabilecek yerlere. 100 lira vermiştim. Çok içime battı ya. Alınca uzun süre kıyamadığımdan eskisini kullanmıştım. Bundan sonra gözlüğe 40 liradan fazla verirsem nolayım.
Kafanıza ne kadar takarsınız?
3 gün önce kaybettim ve hala aklımda. Hala tekrar tekrar bakıyorum olabilecek yerlere. 100 lira vermiştim. Çok içime battı ya. Alınca uzun süre kıyamadığımdan eskisini kullanmıştım. Bundan sonra gözlüğe 40 liradan fazla verirsem nolayım.
0
diffarentiationation (14.10.17)
2 hafta önce alıp bebekler gibi baktığım 300 lira tutarındaki kulaklığımı geçen gün kaybettim.
beterin beteri var diyelim.
0
thugster
(14.10.17)
sakınan göze çöp batar. mesela ben ilk zamanlar gözlüğe çok iyi bakıyordum, kabına koymadan çantaya atmıyordum sonra saldım iyice. gözlüğü 200 liraya aldım bu yüzden kaybolsa çok üzülürüm.
0
uyusam iyi olur
(14.10.17)
Valla bende üzülürdüm yüz lira için değilde çok severek aldıysam. Birde şöyle bir gerçek var ki sakınan göze çöp batar.
0
hernezıkkımsa
(14.10.17)
100 tl ise çok dert etmezdim herhalde ama çok severek aldığım ve 250+ olsa yas tutardım. Yalnız bundan sonra önlem olarak kaybetmemeye özen gösterin derim ben 40 tl lik gözlük ne kadar korur gözünüzü yada ne kadar iyi korur diyeyim.
0
eksi sozlugun tatli insani
(14.10.17)
kullandığım bir aksesuar olmadığı için açıkçası zkimde olmaz.
0
der meister
(14.10.17)
Ben de mi bandımı kaybettim,yastayım.Bulamayınca deliriyo insan,miktar kaç olursa olsun.Ben aldıgımda 84 tl idi,şimdi 119'a cikmis:(((Butun evi aradim yok.Kisacasi ne olursa olsun kaybetmek berbat.Yine de cana gelmesin,
0
maria puder
(14.10.17)
Benimki special edition bin küsüre almıştım kaybetsem piyasada bulamam su an fena kafaya takarım heralde
0
all girls dream
(14.10.17)
100 liralık herhangi bir şeyi kaybettiğim için kendimi paralamam. Ama... Camıyla beraber 1500'e gelen bir gözlüğüm var. Sarhoşken yanlış kaba koyup unutmuşum. Hiç de bakmıyordum ararken o kaba. 3 ay kayıp sandım mesela. Bulduğumda geri evden kaçan çocuğum geri dönmüş gibi sevindim.
0
jack of hearts
(14.10.17)
Gecen ay ben de 600 liralik gozlugumu kaybettim. Bir daha asla oyle pahali bir sey almiycam. Simdi hala gozluksuzum. Cok igrenc bir duydu.
0
Traveller
(14.10.17)
Herhangi bir gözlük için biraz üzülürüm, birkaç güne de geçer ama 1 seneden fazladır her gün kullandığım ve hayatımda inanılmaz bir manevi değeri olan bir gözlüğüm var. Onu kaybetsem oturur ağlarım herhalde.
0
ms brownstone
(14.10.17)
Ben 25 liraya aldığımı kaybetmiştim kahrımdan duramadım 1 ay :D ama çok güzeldi ben çok severek almıştım :(
0
turuncu tonlarda
(14.10.17)
2 sene önce 300'e aldığım gözlüğü bir ara kaybettiğimi sandım. Gideyim yenisini alayım madem dedim. Aynısı için 600 benzer, beğendiğim modeller için 450-500 civarı fiyatlar söylediler, gözüm acıyarak ya da gözümü kısarak yaşarım daha iyi dedim. Haliyle bulduğumda çok sevinmiştim. :)
0
nawar
(14.10.17)
Bir yildir her arabaya bindigimde calanin yedi sulalesine kufrediyorum.ayni gozlugu nereyi aradiysam bulamadim.uretimden kalkmis,ikinci elini bulsam alacam ama yok.bu saatte tekrar calana kufrediyorum.
0
duptıs
(14.10.17)
Bedavaya da alsam kaybolursa üzülürüm. Yüzüm küçük diye her gözlük yakışmıyor. Yakışan 3 tane var. 2si annemin gençliğinden kalma 30 senelik gözlük. Kaybolacak kırılacak diye takamıyorum.
0
jazzabel
(14.10.17)
Ben sürekli kaybettiğim için fazla kafaya takmıyorum.
0
[GODDARD]
(14.10.17)
Moralim bozlur biraz. Iyi para verdim.
0
stavro
(14.10.17)
Üzülürüm ama çok takmam, dünya malı işte. Hayat bu tarz şeylere üzülmek için, çok kısa.
Bugun bir ikcı ile konuştum.Bir çok üniversite mezununun iş bulamadığını sektörlerin kötü olduğunu söylüyor.Burada da işsizlik var mı ? 30 yaş altı olup işsiz olan ve bölümü ile birlikte yazabilir mi ?
Bugun bir ikcı ile konuştum.Bir çok üniversite mezununun iş bulamadığını sektörlerin kötü olduğunu söylüyor.Burada da işsizlik var mı ? 30 yaş altı olup işsiz olan ve bölümü ile birlikte yazabilir mi ?
0
sorunvar (27.09.17)
4 aydir issizim. hukuk.
0
bmw de onnumara yag yakan adam
(27.09.17)
1 aya yakındır staj yapacak yer arıyorum, staj olmadan avukatlık ruhsatı alamam, hala bulamadım ve çok fazla mezun var, durumlar kötü :/ bölüm hukuk.
0
turuncu tonlarda
(27.09.17)
4 yıllık bölümlerin mezunlarını çoğu işsiz. ama 2 yıllıklar ara eleman olduğu için kolay iş buluyorlar.
0
empedokles
(27.09.17)
Bu sorduğun Türkiye'de dört mevsim yaşanıyor mu diye sormak gibi bişey. Üniversite mezunları işsiz, donanımsız olanlar hepten işsiz. Her ilde hatta ilçede üniversite var yahu. Diploma üniversitesi. Sırf okumuş olmak için okudukları için iş bulmaları da neredeyse imkansız oluyor sonrasında. Ağrı'da işletme okuyan adamı kim neden istihdam etsin ki? Bunun dışında gerçekten eğitim alan kaymak tabaka için işsizlik var diyemeyiz bence.
0
elorelia
(27.09.17)
ayçayovski style bir cevaplama (önce kendisini tanıtma, ardından probleme kendi yaklaşımını geliştirme, ve çevresiyle örneklendirme devamında da kapanış) yaklaşımı içine gireceğimi farkedip kendi kendimi frenliyorum, ama kabaca;
sorunuzun cevabı evet, işsizlik giderek artan ivmeyle ölümcül seviyede var, ancak bunun dışında tek başıma buradaki 2 cevabı da yalanlıyor olacağım. Lakin konunun biraz açılmasına dahil; burada gözden kaçan şey, asıl problemin işsizliken çok tatminsizlik olduğu; yani sözlükteki şu entry hep ilgimi çekmiştir; (bkz: #14866793) adam 2009'da yazmış bunu(alım gücünüzü kıyaslayabilin diye; 1 dolar=1,5 lira dolaylarındayken); yıl 2017-2018'e gireceğiz(1 dolar=3,5 dolaylarında) ve bahsettiği pozisyon için cumartesi günü 1400 lira ücretli iş ilanı vardı.(arkadaşın bahsettiği ilk yıllardaki o düşük bulunan ücretle çalışsaydın 1 aylık maaşınla neredeyse bir macbook alabiliyordun, bu yıl 4 aylık maaşınla 1 macbook alabileceksin) Bir ton da başvurusu. Yani ortadaki durum, işverenlerin okumuş çalışanlarını tatmin edememesi. Ve bunun da insanları öğrenilmiş çaresizliğe sürüklemesi. (mesele işçinin vasıfsızlığı değil, zaten ülkemizde iş nasıl yapılıyor sorusunun cevabını da ayrıca tartışmak lazım, işveren işi alabilmek için işçinin vasıflarını kullanmıyor türkiyede; kendi vasıflarıyla alıyor neyse)
1.si 2 yıllık mezunları standart vücuduyla çalışan işçi pozisyonları dışında tamamen işlevsiz hale geldi, çünkü işveren zaten ücretleri minimuma çektiği için ara denetçi elemanda tekniker çalıştıracağına ya mühendis çalıştırıyor ya bir akrabasını - uzun süre çalışmış eski işçisini çalıştırıyor; hiç değilse bunlar onun için daha ''edepli'' geliyor.
2.si de kaymak tabaka eğitimlileri(odtü-boun-bilkent-koç v.s) için işsizlik yok hikayesi. bunu zaten açıklamaya dahi gerek duymuyorum.
0
mete kudur
(27.09.17)
çevremde sürekli bir iibf mezunu sirkülasyonu var ve hep işsizler. biraz acımasız olucak ama birçoğuda tatminsiz olduğu için iş bulamıyor. sen şimdi tabela ünversitesinden mezun olmuşsun. hiçbir deneyimin, ekstra eğitimin, hiçbir artın yok ama iş teklif edince oooo üniversite mezununa o maaş verilir mi gider kpss hazırlanırım evde otururum diyor. tamam acımasız ama ortam buna döndü şuan. iyi bir eğitimin yoksa zor cidden
0
genc irisi
(27.09.17)
En basit staj için bile millet "referans" yarıştırıyor, bakana falan aratıyor ve bir anda önüne geçebiliyor. Torpil artık o kadar olağan ki, mülakatlı bir yere başvurup da torpilsiz atanabilmek hayal gibi bir şey.
Ben işsiz değilim ama koşullar bu olduğu için istifa etmeye cesaret edemiyorum. En iyi üniversitelerden birinden mezun, alanına hakim ve iki yabancı dile ileri düzeyde hakim biri olmama rağmen. Girmek istediğim pozisyona 2 yıllık açıköğretim mezunu, kendini tanıtmaktan aciz (babası tanıtıyor yanında) bir kızı sırf sağlam torpili var diye aldılar. Sekreter bile ikinizin de CV'si önümde, sizin yerinizde olsam çok üzülürdüm dedi. O yüzden artık uğraşmıyorum.
0
kayranin kedisi
(27.09.17)
7 aydır işsizim. 2 sene önce mezun oldum. bölümüm sinema televizyon. yüksek lisans yapmak istedim, çok fena torpil döndüğüne birebir şahit oldum. hatta biri kendi hocalarımdı. artık ondan da tiksinmiş durumdayım.
bir fabrikada(örnek) 100 isci, bir müdür calisir. eger siz ülkede 100 müdür, 1 isci üretirseniz sonuc olarak elinizde 99 issiz müdür, 99 da isci araniyor ilani kalir. insanlari suclamiyorum asgari ucret bu Kadar düsükken kimse isci olmak istemez. bu yüzden bu sorunlarin cözulmesi icin calisanlar arasindaki bu maas makasi daraltilmali.
0
fayfim
(27.09.17)
istanbul (belki bir de ankara) dışında üniversite okumak akıl karı değil. ne yazık ki bunu mezun olduktan sonra farkettim.
karşılaştırmalı edebiyat'tan mezun oldum. arkadaşlarım arasında edebiyatla ilgili bir iş yapan, editörlük yapan yok. herkes bir şekilde yolunu çizdi.
ben de farklı bir sektöre giriş yaptım. istanbul'a gelince şansım pek yolunda gitmedi. 3 aydır işsizim (temmuz'dan önce aramıyordum, aslında 6 aydır çalışmıyorum).
lisans mezunlarının çoğu yüksek lisans yapıp akademisyen olmak istiyor. bu iş, özel sektörde yükselmekten çok daha zor. fetö davası ile atılan akademisyenlerin boşalttığı kontenjana yerleşme hayalinde bir çok kişi, halbuki o kadrolar da anında doldu.
kendini geliştirmiş olmak da yeterli değil. üniversiteye girdiğin andan beri rotanı çizmen ve o doğrultuda ilerlemen gerekiyor. taşrada okumak mesleğe atılmak ve iş tecrübesi elde etmek için çok büyük engel. bunun için de aileden kaynaklı bir vizyon gerekiyor.
bu arada hala bazı aptallar, buna kız arkadaşım da dahil, iş yok söylentisinin yalan olduğunu, kolayca iş bulunabildiğini, piyasanın sürekli büyüdüğünü, o söylentilerin propaganda olduğunu söylüyor (ki kendisi de uzunca bir süre işsizdi). ben de artık bu tavırları anlayamıyorum, ülkecek üstümüze gaz sıktılar, büyü yaptılar diyerek kendimi cevaplıyorum.
Yaşım otuz olmuş. Kendi çapında kişisel gelişimine önem veren, akademik eğitimine devam eden başarılı bir öğrenim hayatı olan hatun kişisiyim. Söz konusu gönül işleri olunca ne yapacağımı bilemiyorum. Belki de reddedilme kaygısı. Gülebilirsiniz belki ya da trollda diyebilirsiniz, bu devirde hala var
Yaşım otuz olmuş. Kendi çapında kişisel gelişimine önem veren, akademik eğitimine devam eden başarılı bir öğrenim hayatı olan hatun kişisiyim. Söz konusu gönül işleri olunca ne yapacağımı bilemiyorum. Belki de reddedilme kaygısı. Gülebilirsiniz belki ya da trollda diyebilirsiniz, bu devirde hala var mı böyle demode fikirler, böyle kezbanlar da deyip yerden yere de vurabilirsiniz fakat birine aşık oldum. Henüz kendisini tanımıyorum. Tek taraflı gelişen bir durum. Aşka dair beylik laflar da etmeyeceğim. Yalnızca fikirlerinizi almak istiyorum.
Şovalyemiz bir antikacı, onu dükkanında gördüm. Yalnız kendiliğinden gelişmediği sürece birini kendime aşık etmek konusunda iyi değilim. Ben hikayenin kahramanına gizli bir hayranı olarak mektup yazmak istiyorum. Kimden geldiği belli olmayan, bir beklenti içerisine girmeden, yalnızca aşka aşık biri gibi. Kim olduğunu, ne olduğunu bilmeden, ne olduğumu söylemeden, sadece öznesi o olan mektuplar.. sorum şu;
Bir er kişi olarak size böyle mektuplar gelse bu durumda ne hissederdiniz? Bir kadın olarak durumu nasıl değerlendirirsiniz?
Not: lütfen çok dövmeden yorum yapın.
0
expressive (27.09.17)
Bunu anonim olarak yapmak çok saçma ve bence yanlış. Gidin açık açık verin mektuplaır. Ya da bahsedin mektubunuzda kim olduğunuzdan.
Anonim olarak yapmadığınız sürece bence gayet güzel bir davranış.
0
sen git ben geliyorum
(27.09.17)
Sonsuza kadar anonim kalacak değil elbette. Bu kadar aceleci olmamalı. Onun da zamanı gelir.
0
🌸expressive
(27.09.17)
Bu sürecin seni süründürme ihtimali var. Çok benzeri arkadaşımın başına geldi, 3 senedir herhangi bir dönüş alamadan, mesajlarının ve mektuplarının okunup okunmadığını dahi bilemeden mecnuna bağladı.
Özetle hislerini yazma, hatta yazarak da ilerleme; reelden randevu al, yüzyüze konuş çok ister haldeysen. Bana sorarsan da, hiç tanımadığım bir insan bana böyle güçlü hislerle gelmesi en hafifinden beni korkuturdu, iyi şeyler düşünmezdim ruh hali hakkında.
0
manuel mandalina
(27.09.17)
Biri bana böyle mektup gönderse ya o sıralar benden hoşlandığını belli eden birinden geliyor ya da eskilerden birinin yüzü yok da yoklama çekiyor sanırdım.
Bir ihtimal de bizim pijler benimle kafa buluyor herhalde derdim.
Sonuç olarak anonim olayı gereksiz. Varsa cesaretin git dükkana konuşmayı pek beceremiyorum deyip mektubu bırakmak.
0
eeb
(27.09.17)
Bence sen bunu yaparsan anonim olacağın için onun tepkilerini göremeyeceksin, kendi kendine heveslenip onu yükseklere bi yere çıkarcaksın gözünde, sonra belki de aslında o sandığın kadar sana uygun biri çıkmayacak ve üzüleceksin. Evet çok karamsar bi yaklaşım oldu ama tehlikeli bence, ben olsam yapmazdım bunu.
0
turuncu tonlarda
(27.09.17)
bana mektup yazan başkasına da yazmış der, geçerdim.
gerek yok böyle şeylere. unut gitsin.
0
secrexv2
(27.09.17)
Hayır kesinlikle bunu yapma. Romantik komedide yaşamıyoruz. Böyle bir durum anında soğutur adamı. Dükkanına 2-3 haftada bir git. Ufak tefek ıvır zıvırlar al. Bu sırada onunla konuş ve gülümse. Konuşurken durman gerekenden yarım adım daha yakın dur. Espri yaparsa gül. Gözlerini ayırma. Ama ortamdaki antikalara bakarken, yani konuşmuyorken de göz ucuyle nerde acaba diye kesme. 2-3 defa gidiş geliş ve bu söylediklerimi yapman sonrasında adam hala ilgi göstermiyorsa unut. Çünkü, ya seni beğenmemiştir, ya ilişkisi vardır ya da erkeklerin %80'i gibi adım atmaya utanan iradesizlerdendir. Unut gitsin. En yalın haliyle erkek gözüyle gerçekler bunlardır.
0
twelfth
(27.09.17)
boşlukta olduğunuz için aşık olduğunuzu düşünüyorsunuz muhtemelen. demode ve kezban değilsiniz ama o aşk ve ilişkiyi yaşama halini özlemişsiniz sanki. kendinizde yazmışsınız zaten, aşka aşık biri gibi diye. 30'lu yaşlarda birinin "hiç" tanımadığı birine aşk duygusu geliştirebilmesi bence hiç gerçekçi değil. hatta imkansız zira yaş ilerledikçe daha seçici oluyor insan, ne istediğini/beklentilerini bildiği için tanımaya çalışıyor ilk hoşlantı sonrası. mektup yazma isteğiniz falan hep o ilişkiye başlama heyecanını/romantizmini falan yeniden yaşama isteği/ihtiyacınızdan.
0
Phoebe
(27.09.17)
Biz niye tik almadık acaba bi açar mısın pls? Soruya cevap: platoniğime bu müthiş fikri uygulamamak için kendimi zor tutuyorum.
puzzle sever mi acaba, 500 parçalı filan olabilir.
0
kaputt
(26.09.17)
lego kesinlikle
0
çınarım
(26.09.17)
lego+1 bana bile alsalar şuan acayip sevinirim.
0
veritaslibertas
(26.09.17)
Oyuncak ak47.
0
secrexv2
(26.09.17)
süper kahramanları seviyorsa marvel çizgi romanı. kuzenim oğluna almış yatarken bile yanına koyuyor da uyuyor. hem de kafalarındaki"kitap okuma eylemi" eğlenceli hale geliyor.
0
akan dame
(26.09.17)
lego +1 nesil nasıl değişti anlamadım ben. çocuklar legoya deli gibi düşkünler.
2 yaşında kızım var, benim çocukluktan kalma legolarımı görünce kendinden geçiyor. eğer sevdiği bir süper kahraman varsa onun da lego oyuncağını bulabilirsiniz.
0
teritori
(26.09.17)
Ya 10 yaşında legoyla oynama yaşı çoktan geçmiştir, 10 yaşındaysa okula gidiyodur kocaman adam olmuştur.
Ben olsam kıyafet alırdım, tişört-pantolun vs. Okula gidiyor zaten, kırtasiye ürünü alınabilir, örümcek adamlı kalemlik vs. Oyuncak alayım diyorsan da oyuncak mağazasından artık bakıcaksın. Geçen 7 yaşındaki kuzenim maynkraft mı nedir öyle bi oyun var onun bi oyuncağı varmış. Böyle küçük küçük plastik küpler var, onları resme göre diziyosun üstüne puzzle yapıştırıcısı sıkıyosun, uğraşması eğlenceli, yaşına da uygun. 50tl fiyatı.
0
turuncu tonlarda
(26.09.17)
deniz kenarı bir yerdeyse uzaktan kumandalı tekne, değilse araba.
valla ben 2 haftadır filan sırf sen olsan bari dinliyorum. cover'ını yapıcam onun.
0
otonomo
(25.09.17)
Mobilden yaziyorum link veremeyeceğim. Manus baba...
0
tociess
(25.09.17)
Charles Bradley yeni öldü, bekleniyordu ama yine de üzücü tabi, onu dinlerim bir süre. Mighty Sam Mcclain falan, o sulara dalıyorum son zamanlarda.
0
tiny penny
(25.09.17)
Nina Zilli - 50mila www.youtube.com ve Pink Floyd- Coming Back to Life (çoğunlukla 2:30 sonrasını dinliyorum) www.youtube.com
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(25.09.17)
Birsen tezer Yavuz cetin Oasis Riverside Arctic monkeys Katatonia
0
baldur2
(25.09.17)
çocukluğumdan beri müzikle uğraşıyorum, koloratür sopranoyum. son 2 senedir kendi bestelerimi yapıyorum ve onları tanıtmak için uğraşıyorum. şu aralar yerel radyolarda çalmaya başladı.
eğer beğenirseniz belki ekleyebilirsiniz. bu bana gerçekten çok destek olur ama daha önemlisi beğenilmiş ve benimsenmiş olmanı beni mutlu eder.
Ayni parayla 2-3 ay salsa kursuna baslamayi mi tercih edersiniz yoksa 1-2 ulke daha fazla gezmeyi mi?
Ayni parayla 2-3 ay salsa kursuna baslamayi mi tercih edersiniz yoksa 1-2 ulke daha fazla gezmeyi mi?
0
ordinov (24.09.17)
gezme +1
salsa sevmiyorum, o yuzden.
0
cedex
(24.09.17)
Gezmek. Kültürüm artar ufkum genişler. Salsaya ne zaman olsa giderim.
0
yaren
(24.09.17)
yapacağın ziyaretler; "turistik" ziyaretlerden oluşacaksa, salsa. bi' dans türünü icra edebilmek çok etkili bi' silah bana göre.
0
bilinmez bir yazar
(24.09.17)
Salsa da gezmek kadar eğlenceli bence. Ama ortamdaki saçma tipleri görünce pişman olabilirsin orası ayrı :D
0
turuncu tonlarda
(24.09.17)
Gezmek. "Hiç dans etmeyeceksin ama ülke ğlke gezeceksin" dersen düşünürüm ama salsa yerine gezmeyi tercih ederim.
0
aychovsky
(24.09.17)
gezeceğim ülkelerde salsa barları ziyaret edebilirim.
0
purple rain
(24.09.17)
İkisi birden de yapılabilir. 2-3 ay dediğine göre profesyonellik düşünmüyorsundur. Bu durumda 1-2 ülke gezebileceğin kadar pahalı salsa kursuna gitmek zorunda değilsin. Belediye, Halk Eğitim Merkezleri, halk oyunları derneklerinin bile dans kursları oluyor. Daha uygun fiyatta dans kursu bulup hem gezip hem de kurs alabilirsin.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(24.09.17)
Mesela, aşağıdaki örnek hemen hemen rondolardan daha pahalı,http://www.hepsiburada.com/fissler-finecut-manuel-dograyici-pm-mtfidfiss5100062Bunun yapıp, rondonun yapamadığı ya da rondada olmayan kolaylık nedir?
Mesela, aşağıdaki örnek hemen hemen rondolardan daha pahalı,
Bunun yapıp, rondonun yapamadığı ya da rondada olmayan kolaylık nedir?
0
gezegen olan pluton (23.09.17)
bimde 10-12 liraya falan vardı bunlar bir ara. ne kadar sağlamdı kalitesi de neye bağlıdır orasını bilmiyorum ama. fazla ezilmesin, azıcık dişe gelecek ebatta olsun dersen fazla çekmiyorsun gibi sana bağlı olması bir avantajıdır belki.
0
haykorsamdunyaya
(23.09.17)
rondo iyice suyunu çıkartıyor bu biraz daha az doğruyor lezzeti daha iyi olduğunu söylerler elde kesimin ben fark görmüyorum ama.
0
basond
(23.09.17)
Playing star again+1
Benim annem bimden aldı 13 tl - bozuk çıktı. Migrosa gelmişti ordan aldık sağlam kullanışlı-20tl
İü hukuktan yeni mezun oldum ve istanbulda staj yapacak yer arıyorum. Baro ilan sayfasından bulup 20den fazla yere cv attım. Sadece 2 büro görüşmeye çağırdı, biriyle görüşme iyi geçti ama işe almadılar. Diğeriyse bugündü. Ve tam bir hayal kırıklığı :( kadın beni karşısına oturttu ve ne kadar disipli
İü hukuktan yeni mezun oldum ve istanbulda staj yapacak yer arıyorum. Baro ilan sayfasından bulup 20den fazla yere cv attım. Sadece 2 büro görüşmeye çağırdı, biriyle görüşme iyi geçti ama işe almadılar.
Diğeriyse bugündü. Ve tam bir hayal kırıklığı :( kadın beni karşısına oturttu ve ne kadar disiplinli olduklarını anlatıp durdu ve ben karşısında ışık görmüş tavşan gibi durdum. E susup kaldığım için o da işe almayacak.
Beni sonsuza kadar kimse işe almayacak ya galiba ;( Neden görüşmede böyle oluyo? Napiym ben şimdi?? Mutsuzluktan ölcem galiba :(
0
turuncu tonlarda (21.09.17)
Avukat adaylari da böyle aglarsa, biz ölelim yahu
0
okiler
(21.09.17)
20'de 2 fena bir rakam değil :D
0
queer animal
(21.09.17)
@okiler
Avukat mavukat olamıcam bu gidişle, aç geziyom ben hiç avukatlık bi halim yok :(((
0
🌸turuncu tonlarda
(21.09.17)
Referans olabilecek kimse yok mu? Uzak yakın herkese haber sal. Cv attım olmadı diye düşünme. İşsizlik çok canını sıkıyorsa bir süreliğine farklı işler de deneyebilirsin. Hem biraz nefes almış olursun hem tecrübe olur.
0
harvey
(21.09.17)
Ben adliye calisaniyim, izmire gel bi buro bulalim sana
0
okiler
(21.09.17)
@harvey Tanıdıkçılıkla bulamadım valla, denedim ama yardımcı olmadılar. Farklı iş de bilemiyorum napcam ki :(
@okiler Gelemem ki izmire.
@j r r Takmadan edemiyorum ya sadece bunu düşünüyorum sabahtan akşama kadar :(
0
🌸turuncu tonlarda
(21.09.17)
Hiç olmayacak yerlerden bile dönüş alabilirsin. Cv yolladigin yerleri gozden geçir. Çok uç yerlere mi yolluyorsun ya da onyargili yaklasip beni almazlar diyip basvurmuyor musun gibi. Basit bir büro gibi gorunen yerleri de es gecme. Her ofisi gidip gormek lazim. Baro ilanlarina da bagli kalma. Bürolarin kendi sitelerinde kariyer bolumlerine de cv at. Bu kısımlarda sorun yoksa bekle biraz daha. Mutlaka olacak bir yer yani. Stajsız kalacak halin yok. Sabirli ol. Iş bulmak staj bulmaktan daha kolay olabiliyor gercekten.
Edit : bir de cv attigin yerlere yazdigin önyazi da mulakata cagrilmak icin cok onemli. Bürolarin Tek tek calisma alanlarini arastirip dikkatlerini cekebilecek kelimeler kullanmaya calis. Deneyimin vardir, ilgin vardir o alanda vs onlardan bahsedebilirsin.
0
aquarium
(21.09.17)
@aquarium
Hiç olmayacak yerlere atmıyorum, mesela ing bilmiyorum ve ing isteyen bürolara atmıyorum. Adresim çağlayana yakın olduğu için sadece oralardaki bürolara atıyorum. Sınırlamalarım sadece bunlar. Bi de bazı bürolar az da olsa tecrübe istiyor, tecrübe isteyenlere hiç atmıyorum.
0
🌸turuncu tonlarda
(21.09.17)
@aquarium
Edite edit; önyazım çook sade, ama mesela bugün gittiğim büronun internet sayfasında kamu hukuku ağırlıklı görünüyordu, görüşmede tam kamu hukuku güzellemesi yapacaktım ki kadın %80 özel hukuk yapıyoruz dedi :(( sorunlu muyum neyim, yanlış giden bi şeyler var :((
İtalya-Türkiye Pegasus uçuşum var, yanımda da kuru gıda var.. Pakette makarna vs. vs.Sırt çantamda kabine soksam güvenlikte sıkıntı olur mu??
İtalya-Türkiye Pegasus uçuşum var, yanımda da kuru gıda var.. Pakette makarna vs. vs. Sırt çantamda kabine soksam güvenlikte sıkıntı olur mu??
0
kelbukel (21.09.17)
Yoo bende de çubuk kraker leblebi falan vardı çıkarıp yemiştim hatta :)
0
turuncu tonlarda
(21.09.17)
problem çıkarsa türkiyede çıkar, tecrübelerime göre italya bagaj konusunda çok rahat. ki kuru gıda problem değil hatta 8 kilo kuru gıda ile masa donatabilirsiniz uçakta.
0
zebragibi
(21.09.17)
Sorun olmaz kısıtlama yok.
0
o kadar da degil aga
(21.09.17)
Guvenlikte problem cikmaz, eger cikartirlarsa makarnalarini gotunuze sokarim tarzi cikis yapabilirsiniz, haklisiniz. (Sivi olmadigi surece)
Taksim'de Jadore dışında tatlısı güzel hangi mekanlar vardı?
ms brownstone
Taksim'de bir mekana oturmayalı o kadar uzun zaman oldu ki aklıma hiçbir yer gelmedi. Pasta ya da Jadore'daki gibi çikolatalı tatlıları güzel olan nereler vardı? Galata ya da Karaköy tarafından da öneri yapabilirsiniz ama Taksim'de güzel bir yer bulsak daha iyi olur.
Taksim'de bir mekana oturmayalı o kadar uzun zaman oldu ki aklıma hiçbir yer gelmedi. Pasta ya da Jadore'daki gibi çikolatalı tatlıları güzel olan nereler vardı? Galata ya da Karaköy tarafından da öneri yapabilirsiniz ama Taksim'de güzel bir yer bulsak daha iyi olur.
0
ms brownstone (19.09.17)
Jadore gibi zor be :/
0
fortisvita
(19.09.17)
pera palace otelde patisserie de pera var. tatlıları çok güzel ama her şey pembe. evcilik oynuyormuşssunuz gibi.
0
straight from the heart
(19.09.17)
Bu Jadore pastanesin bir tek kadınlar hasta galiba. Arkadaşım bana dünyanın en güzel tatlı vaadiyle kandırarak götürmüştü yıllar önce. Beatrice diye bir şey söyledi ikimize de ayaktayken kafanızın neredeyse tavana carpacagi ikinci katta. Sonra tatlı geldi iki üç cilegi dilimleyip üzerine yanık çikolata dökmüşler bunu da spesyel tatlı diye tatlı krizindeki kadınlara yediriyorlar gibi geldi bana. Yemin ederim o kadar ağırdı ki 3 4 kasıktan sonra yiyemedim bıraktım (benimkini de o yedi).
0
goodz
(19.09.17)
Jadore <364737
Mis sokakta inci profiterol var, orası da güzel baya meşhur profiterolü.
Leylek kafe var oralara yakın yine, mekdanılsın olduğu sokakta. Oranın da çikolatalı keki güzel.
0
turuncu tonlarda
(19.09.17)
güzel pasta pastanede olur ama jadore gibi çikolata çeşitli ve o lezzette bir yer yok. dilek pastanesinin pastasını sevmiştim başka şubesinde. sütiş'inkiler fena değildir diye tahmin ediyorum. the marmara'da chocolate shop duydum ama oraya da gitmedim, daha şekerleme işiymiş ama.
illa çikolatalı olmasına gerek yoksa ara kafe'nin tiramisusu güzel. cihangir tarafına kayabilirseniz jacqueline cookies var, güzel kurabiyeleri var, çikolatalı dahil.
Sigaradan dişleri kahverengi olmuş biriyle sevgili olur muydunuz?
:)
Yani bir çocuk var benimle ilgileniyor. Ama günde bir paket sigara içiyor, ben kokusuna dahi katlanamam, ve maalesef dişleri kahverengi olmuş. Siz olsanız böyle biriyle sevgili olur musunuz? Öpüşme fikrini düşünsenize:s Olur mu?
Yani bir çocuk var benimle ilgileniyor. Ama günde bir paket sigara içiyor, ben kokusuna dahi katlanamam, ve maalesef dişleri kahverengi olmuş. Siz olsanız böyle biriyle sevgili olur musunuz? Öpüşme fikrini düşünsenize:s Olur mu?
0
:) (17.09.17)
Olmaz :(
0
turuncu tonlarda
(17.09.17)
Biriyle opustugunu kafanda canlandiramiyosan asla olmaz.
0
kuehles blondes
(17.09.17)
Sigara ictigi icin bile olmaz. Sevdigin insanin ten kokusu bile onemlidir. Bu koku sigara kokusu olmamali.
0
Traveller
(17.09.17)
Olmaz. Olamaz. Olmamalı. Olmasın. Hiiiçç yanaşma. İğrenirsin.
0
yaren
(17.09.17)
olmaz
0
sta
(17.09.17)
signal white now
0
binder dandet
(17.09.17)
No. Ictikce igreneceksin. Surdurulebilirligi yok.
0
mor oje
(17.09.17)
sigara ve dişler bahane. seven adam - kadın sigaraya bile başlar.
0
dafaisss
(17.09.17)
gitsin bi dişçiye temizlettirsin. olmuyor mu öyle
0
cay koy geliyorum
(17.09.17)
Nein Gülşah, nein!
0
testis agrisi
(17.09.17)
her şeyi tamam bir tek o kaldıysa olur. e
0
ya ben lan neyse
(17.09.17)
kahverengi dişli olmayı savunacak değilim, çirkin bir görüntü eyvallah da ilişkiniz bu kadar küçük detaylara bağlıysa zaten sevgili olmayın ya. ne saçmasapan şeyler bunlar. hiç mi aşık olmadınız yoksa kendinizi prenses mi sanıyorsunuz merak ediyorum. herkesin kriterleri vardır, herkes "şu olmasın" der de sevgili olup olmama kararını dişe bakarak alacaksanız kusura bakmayın da öyle sevgiliğe kafam girsin. derdiniz gönül eğlendirmekse eminim kahverengi dişli olmayan birini bulursunuz. yok o değilse zaten, her yerde karşınıza çıkamayacak insanları böyle şeylerle harcamak yerine daha yapıcı olup dişleri temizletme yolunu tercih edebilirsiniz mesela.
0
der meister
(17.09.17)
kesinlikle hayır. diş çok önemli ya.
0
roket adam
(17.09.17)
SAna olmaz o
0
all girls dream
(17.09.17)
sinek küçüktür ama mide bulandırır. ustelik "adam papyon takıyor, ben sevmem" durumu değil bu. cinsellik ilişkinin sac ayaklarından biridir. eski eşim sigara bile kullanmadığı halde bir dönem aklina esti ve pipoya başladı. onu bulamazsa puro iciyordu. hayatımın en azap dolu dönemiydi. ben böyle ekşi ve pis kokan bir şey görmedim.
kısacası size bakıp gülümsediğinde inci gibi parlamayacaksa dişleri; ağzı üstü başı kokacaksa olmaz o is; aşkınızdan ölseniz bile olmaz...
0
balik kraker
(17.09.17)
olmaz da diyemeyiz bence. bir aşık oluyorsun, en "hayatta olmaz" dediğin durum karşındakinde var ama görmüyorsun bile. ama sen ona bakınca gülen gözler yerine sarı dişler görüyorsan zor.
0
istanbul kanatlarimin altinda
(17.09.17)
cevaplardan birinde dendiği gibi, arzulama durumu gerçekten varsa bokunu bile yersin tiksinmeden. ama o arzu yoksa dişlerin bembeyaz olmaması batar, yüzündeki 2-3 sivilce batar, kol kılları batar falan da filan.
0
neil manke
(17.09.17)
Yani ben de sigara kokusundan tiksinirim, evde içirmem, sırf bu yüzden ablam bile bana sık gelemiyor mesela ama sigara içen sevgilim olmuştu. Abartılı değilse sevdiğinde ağız kokusu falan sorun olmuyormuş anladım, haa o benim yanımda içmiyordu ve girip çıkıp dişlerini fırçalayıp gargara falan yaptığı için görüntü olarak da rahatsız edecek bir şey yoktu. Senin kafana takıldığına göre istemiyorsun, ama haklisin yani diş de önemli.
0
pamuk helvalar cebe
(17.09.17)
Sigara içecek kadar iradesi zayıf ve bağımlı biriyle olmamalı. Küllük ile öpüşmeyi kimse istemez.
0
tahin pekmez yoğurt
(17.09.17)
Bu kadar çok sigara içen insan varken kahverengi dişli insanlara çok ama çok nadir rastlıyorum ben. Bence bu çocuğun sıkıntısı yalnızca sigara değil, kişisel hijyen +1
Sen bu çocukla öpüşme fikrine bile yüz buruşturuyorsan ne diye sevgililik müessesesini aklından geçiriyorsun ki? Bana garip geldi. Iyk kahverengi dişli .s.s deyip hala sevgili olmayı düşündüğüne göre ya çocuk çok yakışıklı ya da boşta kaldın ve yanlış bir karar vermek üzeresin.
0
i m cool with that
(18.09.17)
Olmam, sen de olma.
0
iwasbornonamountainside
(18.09.17)
her saniye dişlerine bakardım istem dışı, muhteşem biriyse sevgili olurdum ama sevgili oldugum anda rahatsız olduğumu söylerdim
en iyi arkadasımda da aynı problem var, sigara falan da içmiyor diş kendisi üretiyormuş temizletiyor sürekli. bende genelde senede bir airflow ile temizletirim önemli şeyler bunlar (ki sigara içmiyorum çay kahve yüzünden)
0
hopp
(18.09.17)
Asla ve kat'a olmazdım; gerek sigara nefretim, gerekse titizliğim nedeniyle. Gel gör ki oldum bi keresinde, gerçekten insanın gözü görmüyormuş. İnsanoğlu çok yivrenç..
0
manuel mandalina
(18.09.17)
sırf dişleriyse sorun bence bi sorun olmaz.ama partnerinize kendiniz karar verin tabi :)
İyi akşamlar herkese,Teyzemlerin bi muhabbet kuşu var ve kanatları yok. Yani var ama çok küçükler,bu yüzden kanatları bedenini taşıyamıyor ve uçamıyor. Fark ettim ki bazen kafasını çevirip kanatlarının olduğu kısma gömüyor, sizce bunu hobi olarak mı yapıyodur yoksa derisi kaşınıyor/acıyor olabilir m
İyi akşamlar herkese, Teyzemlerin bi muhabbet kuşu var ve kanatları yok. Yani var ama çok küçükler,bu yüzden kanatları bedenini taşıyamıyor ve uçamıyor. Fark ettim ki bazen kafasını çevirip kanatlarının olduğu kısma gömüyor, sizce bunu hobi olarak mı yapıyodur yoksa derisi kaşınıyor/acıyor olabilir mi??
Teyzemin söylediğine göre kanat gibi tüyler zaman zaman çıkıyormuş ama kendi kendine düşüyormuş.
Bu hayvanın ne derdi var anlamadım, ya da derdi yoktur belki, onu da anlamadım. Hiç anlamam hayvanlardan, fikirlerinize ihtiyacımız var.
Teşekkürler
0
turuncu tonlarda (17.09.17)
başını yaslaması normal.
yemini bir degistirseniz? vitaminli yemler var?
0
binder dandet
(17.09.17)
@binder dantet
İlk aldıklarında yavruymuş ve vitaminli yem kullanmışlar. İşe yarayacak olsaydi o zaman yarardı sanırım, ama yine de önerirseniz alalım tekrar.
0
🌸turuncu tonlarda
(17.09.17)
Kafasını o kısma gömmesi normal. O şekilde uyuyorlar.
0
Tears of Devil
(17.09.17)
bi fotoğraf falan olsaydı?
annesi beslemedi mi doğduktan sonra? kuşların anne kursağından beslenmesinin memelilerde anne sütü gibi gerekli olduğunu dinlemiştim yıllar önce.
Oda arkadaşımla sorunlarım var, çok çekingenim napmalıyım?
maria callas
oda arkadaşım değişti mayıs ayında, yeni gelen kızla pek samimiyetim yok, yazın da yoktum pek kalmadık birlikte. 1 haftadır buradayım ben. Bugün odaya girdiğimde kulak üstü kulaklığımı alıp taktığını gördüm, hiç seslenmedim, baak dedi, hıı onu mu aldın falan dedim ama surat astım. Hiç sallamadı, kul
oda arkadaşım değişti mayıs ayında, yeni gelen kızla pek samimiyetim yok, yazın da yoktum pek kalmadık birlikte. 1 haftadır buradayım ben. Bugün odaya girdiğimde kulak üstü kulaklığımı alıp taktığını gördüm, hiç seslenmedim, baak dedi, hıı onu mu aldın falan dedim ama surat astım. Hiç sallamadı, kulaklık takılı şekilde odadan çıkıp bi yere gitti. Ben çok çekingen bi insanım, kulak üstü olsa bile bu durumu hiç hijyenik bulmuyorum ama seslenemedim. Napmalıyım, nasıl davranmalıyım bilemiyorum bana yardım eder misiniz?
Diğer sorunları da anlatayım, odadan çıkarken ışığı kapatıyor ben orda uzanmış bilgisayarda iş yapıyorum, niye kapatıyosun diyorum bakmadan gidiyor. Tuvalet kağıdı almıştım yaz başında 24'lü, dolaba koymuştum. Bütün yaz yoktum, geldiğimde bitmişti, 1 haftadır böyle yaşıyoruz, havlu kağıt götürüyorum ben kendisi hiç seslenmiyor, resmen benim almamı bekliyor heralde. 24 rulo kağıdı tek başına bitirdiğine göre kullanıyor yani, kullanmıyor da değil. Pazar sabah 8'de uyanıp duş aldı, 2 saat saç kuruttu, dün gece arkadaşımın doğumgünü vardı, geç geldim nevrim döndü, pazar sabah bi yere mi gideceksin diyorum yoo ben böyleyim diyo. 9'dan sonra 10000 adım attı heralde odanın içinde, fıt fıt gezip durdu, 2'den 5'e yattı uyudu, sabah yatsana amk. Erkek arkadaşımla geçen ay 2 gün gelmiştik, bira almıştık, içemedik sonra dolaba koyduk o bi daha geldiğinde içeriz dedik, geçen mesaj atmış kanka biralar vardı dolapta gömdüm diye, ya bunu diyene kadar alıp yerine koysana. Eve çıkmayı düşünür oldum normalde çok memnun olmama rağmen, napim ben ya. :(((((
0
maria callas (17.09.17)
Bunun napayım'ı yok ki, konuşmak zorundasınız. Haklı olduğunuz noktalar da var, haksız olduğunuz noktalar da var. Misal, X saatte yat, şu saatte kalk gibi bir arzunuz olabilir ama bence bunu dile getiremezsiniz. Siz partiden geç geldiniz diye başkaları bunu önemsemek zorunda değil, herkesin hayatı kendisine göre önemli. O da isterse gece üçte kalksın, her şeyi sessiz halletmek zorunda tabii. Benim eski ev arkadaşlarım bir sene boyunca benim iş günü de tatil günü de sabah 5'te kalkıp duş almama dayandılar mesela, ama sağolsunlar "yoo hiç sorun değil" falan diyorlardı ben her mahçup olup da kusura bakmayın dediğimde.
Ev arkadaşı toplantısı yapın bir nevi. Ortak ürünler nelerdir, onları belirleyin. Misal, tuvalet kağıdı, çamaşır deterjanı, bulaşık deterjanı, temizlik malzemeleri gibi şeyler. Bunları almak için bir sistem geliştirin. Her ay herkesin belirli miktar para vermesi olabilir, markete gidip alıp o anda ikiye bölüşerek vermek olabilir, bir ay biri bir ay biri alsın gibi olabilir. Hangisi en güvenilir geliyorsa.
Size ait bir şeyi yiyip içiyorsa ve siz "ya salla boşver" diye bakamıyorsanız - ki bakmak zorunda değilsiniz, mümkün olan en direkt şekilde söyleyin. "Erkek arkadaşım bu hafta yine gelecek, bira içip film izleriz diye düşünüyoruz. Bir iki gün içinde bir markete gittiğinde bizimkileri yenilersen çok iyi olur" deyin.
Eşya konusunda ise kesinlikle katılıyorum. Size ait bir şey kullandığını gördüğünüz anda "dostum ben onu alayım, pimpirikliyimdir ben, hiç hoşlanmam böyle özel şeylerin paylaşılmasından" deyip hop diye alıverin o anda.
Zor geldiğini anlayabiliyorum, fakat başkasının sizin hayatınız üstünde bu kadar kontrol sahibi olması daha zor gelmeli size. Olabilecek en en en kötü şey, biraz kaba saba laflar edip ağzınızın tadını kaçırması olur, ki kaçmış zaten.
0
sopiro
(17.09.17)
çekingenliğini üzerinden atman için fırsat ayağına gelmiş. sen de ona onun gibi davrancaksın, o da kendi tavrı olan şeylerden bıkıp anlaşmacı tarafa döncek kuzu gibi olcak. sen de onun tuvalet kağıdını birasını kulaklığını vs. izinsiz kullancan vs. anlattığın kadarıyla vurdumduymaz birisi, karşına alıp anlaşmaya çalışarak bir yere varamazsınız.
0
dafaisss
(17.09.17)
ufukta bir kavga görüyorum kaçarı yok kavganı et geçebiliyorsan başka bir odaya geç böyle böyle haklarını savunmayı öğreneceksin ne yazık ki hayat böyle
0
birdposing
(17.09.17)
Ya bu saygısız insanlıktan anlamaz ya, çat çat söyleyeceksin başka yolu yok. Tuvalet kağıdı gibi ortak kullanılan şeyleri ayrı ayrı alsın herkes kendine, sen kedine ayrı al kendi dolabında sakla ki ortak kullanma amacında olmadığını anlasın, biraları da söyle, erkek arkdaşım gelince içicez alıp yerine koyar mısın de. Sen uyırken ses yapınca da kafanı kaldır, daha sessiz olur mısun de, ışığı kapatıp odadan çıkınca da geri gelecektir nasılsa, gelince ona "odadan çıkarken ışığı kapama benim ışığa ihtiyacım oluyor, olmazsa kendim kapatırım zaten" de. Eşyalarını alırsa "cnm ben pek hoşlanmıyorum k.b. senle alakalı değil" de.
Samimiyetiniz daha ilerlememiş 1 hafta olmuş, o yüzden hoşlanmadığın her şeyi şimdi söyle, yoksa ilerde hiç mi hiç söyleyemezsin, söylemeye kalksan "en başından beri böyle yapıyorum, şimdi mi aklına geldi söylemek, ne oluyor" falan tarzında tepkiler alıp fesat insan konumuna düşersin, dikkat et, saçma sapan bi insanla karşı karşıyasın.
0
turuncu tonlarda
(17.09.17)
kulaklığımı alabilir miyim diyemedin mi, geri isteseydin ya bu kadar mı çekingensin. biraz seninki çekingenliği geçmiş enayiliğe dönmüş. başkasının malı kullanılacaksa bile nezaketlice istenir benim bildiğim. verip vermemek senin bileceğin iş. ha çok yüzsüz biriyse ve sen de hır gür çıksın istemiyorsan eşyalarını onun ulaşamayacağı yere koy, kilit vur giderken.
0
for day to break
(17.09.17)
Bir üstteki yoruma sonuna kadar katılıyorum seninki çekingenlik değil salaklık olmuş kusura bakma.
Gayet ağır konuşacaksın, çat çat söyleyeceksin, eşyalarımı izinsiz kullanamazsın diyeceksin. Bu kadar basit.
0
mutlusismankedi2015
(17.09.17)
Baştan tepkini koy önce güzel üslupla, sonra gidişata göre karşı tarafın altında kalmayacak şekilde bir yere kadar, ama karşı taraf insanlık dışı noktaya geçtiği anda kaliteyi bozmayıp yolları ayırmak en güzeli. Anlattığın tip insanlar genelde yola gelmez, "aa sevmiyo muydun, tamam bi daha olmaz kusura bakma" demezler. Ama Sen yine bir dene, olmuyorsa ayrılın. Bu cins insanlarla birlikte yaşanmaz. Dinsizin hakkından imansız gelir.
üniversite eğitimiyle alakalı soru varsa alırım bir hukukçu
blue eyes white dragon
derdim çok ilginç, isteyen laf edebilir. şimdi önümde bir tercih yapmamı gerektirecek bir şey var. hani diyorum ki mesai saatleri sonrası yapabilirsem bir üni okuyayım, bu konuda da içimdeki ukteyi kıracak hukuk okumak var. biraz ıkınırsam kazanırım iö diye düşünüyorum. parası sorun değil, bitmese d
derdim çok ilginç, isteyen laf edebilir.
şimdi önümde bir tercih yapmamı gerektirecek bir şey var. hani diyorum ki mesai saatleri sonrası yapabilirsem bir üni okuyayım, bu konuda da içimdeki ukteyi kıracak hukuk okumak var. biraz ıkınırsam kazanırım iö diye düşünüyorum. parası sorun değil, bitmese de olur.
abi, iü ile marmara'yı kenara ittiğim zaman çünkü istanbul, çalışacağım il olmayacak öyle görünüyor. konya ya da erzurum olabilir. ama içime nasıl işlediyse direkt akademik personellere bakıyorum ve hoca göremiyorum. ar gör kaynıyor bölümler. yard. doç kaynıyor.
ne bileyim bi iü hukuk'a bakınca tam istediğim yer diyorum ama yok, malasef istanbul olmuyor işte.iü hukuktaki sadece prof kadar atatürk'te hoca var.
hayır, bir halt bildiğim tabiki yok ama sanki yanlış düşünüyormuşum da gelebilir ama yanılmıyor da olabilirim. ne bileyim değişik değişik hocalardan ders almak istiyorum.
ne düşünüyorsunuz?
0
blue eyes white dragon (15.09.17)
devam zorunluluğu yoksa seç beğen üniversiteyi oku ne olacak. istanbulun kalitesi elbette başka yerlerle kıyaslanamaz. ben en iyi hocalardan öğrenmek istiyorum dersen de istanbul üniversitesindeki derslerin ses kaydı notları çıkıyor onlardan alabilirsin kargoyla. veya hocaların kitaplarını alabilirsin, veya çok istiyorsan hepsini alabilirsin.
0
loser blueser
(16.09.17)
bir insanın prof olması en iyi eğitimi vereceginin garantisi değil. ustel ik özellikle 80 sonrası prof olan hocalar maalesef (iyi emsalleri dışarıda tutarak soyliyorum) yetersiz. çoğu dil bilmeden yurtdışı literatür taramadan ve kolayca makale yazarak prof unvanı almışlar. (10 sene uni.de calsitim) yeni dönemde atanma kriterleri epeyce zorlastirildi. bu yüzden size uygun bir yerde eğitim almanızı tavsiye ederim. üniversite eğitimi size bir vizyon verir, asıl başarıyı bu vizyon dahilinde kendinizi geliştirerek edinirsiniz.
başarılar.
0
balik kraker
(16.09.17)
mobil edit: mobildeyim. yazim yanlislarinin kusuruna bakmayın.
0
balik kraker
(16.09.17)
İü hukuk daha iyidir tabi ama devam zorunluluğu yok, bazı arkadaşlarımız var sene boyunca hiiç derslere girmeden ses kaydı notlar ve kitapları okuyarak gayet iyi notlarla geçiyordu. İüde sistem şöyle; teklere prof girer, çiftlere doç, iölere yar doç. Tabi değişebilir durum, istisnalar var, mesela idarı yargılama dersinde tüm gruplara farklı profesörler ders anlattı yıl boyunca. Ama genel olarak proftan ders almak istiyosan zaten birinci öğretim-tek olman lazım.
@balik kraker haklı bence, adam prof diye çok iyi ders anlatır diyemezsin, mesela tek olan arkadaşlarımın derste çok sıkıldıklarından yakındığı olurdu, ben ikinci öğretimdim, bizim derslerimize giren hocalar daha enerjik ve sistemli ders anlatırdı, tekler bize özenirdl.
İü çektirdi bana ama eğitim kalitesi de başka yerde yoktur diye düşünüyorum açıkçası. Ama senin gelme imkanın yoksa hocaları falan düşünüp vazgeçme, bulunduğun yerde oku.
Konyada zaten hoca kalmadı 15 temmuzda hepsi gitti haberin vardır zaten. İcra dersine medeni hukuk hocası giriyor haberin olsun.
Bi de sen bu bölümü ilerde meslek olarak yapmak için mi okuyacaksın, yoksa hobi olarak mi anlamadım ben. Eğer hobi olaraksa napcan hoca kalitesini, dersleri rahat verirsin daha iyi.
Iyi geceler herkese :) Kardeşimin ingilizce proje ödevi için bir karakter tanıtımı yapmamız gerekiyor, ama hangi karakteri tanıtsak bilemedik :/ kendisi 7.sınıfa gidiyor, karlar ülkesi animasyonundaki Anna'yı tanıtalım dedi ama bu bana biraz daha küçük yaşa hitap eden bir şeymiş gibi geldi. Basit dü
Iyi geceler herkese :) Kardeşimin ingilizce proje ödevi için bir karakter tanıtımı yapmamız gerekiyor, ama hangi karakteri tanıtsak bilemedik :/ kendisi 7.sınıfa gidiyor, karlar ülkesi animasyonundaki Anna'yı tanıtalım dedi ama bu bana biraz daha küçük yaşa hitap eden bir şeymiş gibi geldi.
Basit düşünmeye ihtiyacim var sanırım ama yapamıyorum.
Kimi tanıtalım da yaşa ve ödeve uygun olsun, ne dersiniz?
Fikirleriniz için teşekkür ederim.
0
turuncu tonlarda (28.03.17)
harry potter
0
hmpf
(28.03.17)
Kardeşinin herhangi bi' sporla ilgisi var mı?
0
isott
(28.03.17)
@isott
Biraz basketbola ilgisi var.
0
🌸turuncu tonlarda
(28.03.17)
Bahçeli dicektim ama, karakter demişsin.
0
okumayi sevmeyen okur
(28.03.17)
zeze? o da küçük ama anna'dan iyi bence. hah küçük prens var bir de.
0
yeraltindan potlar
(28.03.17)
basketbola ilgisi varsa böyle çok bilinen değil de meşhur ama herkesin bilmeyeceği bir şey bulabilir. hem 7. sınıfta fiyakalı olur mesela... robert horry olabilir? can bartu olabilir? mirsad türkcan olabilir? mehmet okur olabilir? brian scalabrine olabilir?
0
ron dennis
(28.03.17)
gandalf
0
bellbane
(28.03.17)
wolverine
0
brakgn
(28.03.17)
Çocuk Anna'yı tanıtalım demiş. Ödev de onun ödevi neden sevdiği istediği şeyi tanıtamıyor ben anlamadım.
0
nickimin hakkini veremedim
(28.03.17)
@nickimin hakkini veremedim çünkü anna monarşiyi temsil eden karaktersizin teki, alçakgönüllülük adı altında kibrin temcilcisi, suni kahraman.
0
yeraltindan potlar
(28.03.17)
Anna yaşına uygun.
Ben 28 yaşındayım ve gittiğim İspanyolca kursunda Shrek'i tanıttım karakter tanıtma ödevi için. 35 yaşında kazık kadar arkadaşlarım bir sürü çizgi karakter figürü biriktiriyor, yüzlerce biriktireni var, 40 yaşında adam çizgiroman topluyor. Çizgifilmci olmamın da etkisi var tabi ama benim isteğim sonuçta. Kardeşiniz de Anna'yı istemiş ve 7. sınıfta. Gayet uygun.
0
rakunzelll
(28.03.17)
Yaşı geçtim, yabancı dil öğrenirken karmaşık cümleler kurulamıyor zaten. En fazla "Saçı uzun, şaşı kısa. Güzel ama içi pis" gibi şeyler kuruluyor. Zaten 10 küsur yaşında kız, ne anlasın monarşiden. Bin Şeftali Bir Şeftali'yi okur, peşinden Karlar Ülkesi'ni izler; Karlar ülkesindeki daha büyülü ve parıltılı diye onu beğenir. Ancak lisede ya da sonra haaa falan der, ki o bile Disney animasyonu sevmesine engel olmaz. Daha ne içi boş şeyler izleyecek, hevesini alsın da daha uzun süre istemesn en azından. Siz sevmiyorsunuz diye çocuğun içinde kalmasın.
Madem böyle şeyleri seviyor; yine sihirli mihirli, güzel, bıcır bıcır bir kadın karakter olsun. Ne bileyim Merida olabilir; Rapunzel olabilir; Despicable Me'deki agnes olur. Wall e olur belki. Sevdiği bir animasyon ya da çizgi filmden biri olur. Şeker Kız Candy gibi bir şeyler biliyorsa onlar olur. Spirited Away'in Chihiro'su olur.
Malum eski sevgilim hakkında son bir sorum var.Bana geçen sene yaptıklarımız hakkında güzel bir günlük bırakmıştı kendisi. Güzel anılar, güzel seyahatler vs... Hatta benim çok iyi seks yaptığıma dair bir yazısı bile mevcut (yersen...).Sonlara doğru da "hayatımın seninle kesişeceğine inanıyorum, daha
Malum eski sevgilim hakkında son bir sorum var.
Bana geçen sene yaptıklarımız hakkında güzel bir günlük bırakmıştı kendisi. Güzel anılar, güzel seyahatler vs... Hatta benim çok iyi seks yaptığıma dair bir yazısı bile mevcut (yersen...).
Sonlara doğru da "hayatımın seninle kesişeceğine inanıyorum, daha güzel şeyler yaşayacağımızı da umuyorum. bu yüzden kalan sayfaları da boş bırakıyorum" diyerek bir yıllık bıraktı ardından bana...
arada bir yazışıyoruz, son 10-15 gündür yazmıyor gerçi. o yazmadıkça da ben yazmıyorum. hep türkiye ile ilgili ortak bir şeyler yazmaya çalışıyor çünkü kendisi bir alman. referandumla ilgili birçok şey paylaşıyor benimle.
sizce bir ilk yapıp ona bir şeyler yazmalı mıyım? son 6 aydır hiç ilk adımı ben atmadımç hep kendi yazdı bana ya da aradı. sizce aramalı mıyım/yazmalı mıyım? hala bir şeyler hissediyorum kendisine karşı. ama bir yandan da gururuma yediremiyorum "yazma/arama" diyorum.
ne yapayım?
0
okanbenbirseybuldum (27.03.17)
Kiz evlenme teklifi bekliyor gibi anladim
0
neferkitty
(27.03.17)
@neferkitty yok yahuç ben özgür bir kızım. kimseye bğlı olamam, seni üzerim demişti. evlenmeye hiç niyeti yok.
0
🌸okanbenbirseybuldum
(27.03.17)
Arama bence
0
turuncu tonlarda
(27.03.17)
(hikayenin geçmişini bilmemekle birlikte) bence sana bağlanamam ama sıkıldıkça, ilgine muhtaç kaldıkça uğrayacağım demiş. senin de isteğin buysa yaz bence. ama senin beklentilerin bundan fazlasıysa;
ilişkide iniş çıkışlar olur elbette ama sizin durumdaki her iniş en dip, her çıkış ise en doruk noktası oluyor sanırım. böyle bir grafik de ancak hayatını berbat eder.
bence hiç kafanı kurcalama direkt bütün bağlantıları kes, uzaklaş derim.
Merhaba,Hep güvendiğim hatta dürüstlüğü ile övündüğüm birisi kendisi..Bu güne kadar da hiç bu konuda şüphem olmadı.Ancak, bugün daha önce konuştuğumuz ve olmaması gereken bir konuda benden bazı şeyleri sakladığını fark ettim. Olmayacağını söylediği bir şeyleri yapmış. Bunu fark ettiğimin kendisinin
Merhaba,
Hep güvendiğim hatta dürüstlüğü ile övündüğüm birisi kendisi..Bu güne kadar da hiç bu konuda şüphem olmadı.
Ancak, bugün daha önce konuştuğumuz ve olmaması gereken bir konuda benden bazı şeyleri sakladığını fark ettim. Olmayacağını söylediği bir şeyleri yapmış. Bunu fark ettiğimin kendisinin haberi yok laf arasında saf ayağına yatarak tekrar sordum ve tekrar "hayır olmadı" falan dedi. Yani yalan söylüyor şu an..
Çok üstü kapalı anlattığımın farkındayım. Olay bir ilişkiyi bitirme seviyesinde aldatma vs. değil. Söz verdiği bir şeydi.. Ancak, hiç beklemediğim bir şeydi bu. Haberim olmasa neyse ama insan bilince farklı hissediyor. Göz göre göre yalan söylemiş ve devam ettiriyor.
Ne yapardınız ? Ne yapayım ben şimdi?
Şu an ki hissiyatım şu ; onu öyle yerlere koymuşum ki kafamda hiç böyle şeyler yapmaz diyordum ama o da yapıyormuş. Bir yandan da herkes yalan söyler bir şekilde diyorum gerçekçi ol diyorum. Seviyorum..Ancak şu an yalan söylediğini biliyorum..Bilmek çok garip hissettiriyor.. :/
0
qazaqwsx (03.03.17)
Herkes yalan soyler. Bunu soyleyenin daha buyugunu soylemeyeceginin garantisi yok. Ayni sekilde gonul verdiginiz, sevdiginiz kisi de bir insan. Hatalariyla, eksik yonleriyle, kotu huylariyla. Bunu unutmazsaniz "o bunu yapmaz" diyeren kafanizda putlastirmazsiniz. Iliskinize zarar verecek bir yalansa ciddi ciddi dusunme zamanidir. Ciddi bir yalan degilse de anladiginizi hissettirmeniz, kizmadiginizi ama sasirip kirildiginizi soylemelisiniz. Belki de yalan soylemesini gerektirecek bir durum var ortada, kizacaginizi teoki vereceginizi dusundu vb vb. Yalanin soz verdigi seyi yapmamasindan cok cok daha kotu oldugunu hissettirmelisiniz ona. Konusmalisiniz ama su an mi ondan emin degilim. Belli ki su an olayin yeni olmasi nedeniyle etkisi uzerinizde cok fazla.
Insan utandigi kisiye yalan soyler. Biraz rahat birak da oldugu gibi davransin.
Belli de kisiyi gozunde cok buyutmussun o da bir hatasi/sorunu falan oldugunda senden cekinmis. Bu nedenle kisi neden bana yalan soyledi diye de sormak gerek
0
Traveller
(03.03.17)
Yalanını ortaya çıkaracak bi düzenek hazırlayıp, ortaya çıktığı an hiç de öyle abartılı tepki vermezdim, yakın davranır ve sorun hakkında umursamaz olurdum.
0
megalomaniac
(03.03.17)
Ders çıkarıp soğuk su ic. Insanlara da manasiz değerler anlamlar addetme. Sorununuz ne bilmiyorum ama yapmayin şunları.
0
karacigerim vur kadehlere
(04.03.17)
Kesinlikle tanrılastirmamak gerekiyormus +1 Benim de başıma buna benzer bir sey gelmisti. Ama ben fark etmedim, Bi gün ona cok dürüst biri olduğunu ve bunun beni cok mutlu ettiğini söylüyordum. Dayanamamis söyledi gerçeği. Ben ilk anda cok tepki verdim çünkü yalanina değil de bunu sürdürmesine üzüldüm. Sonra birkaç gün geçti, sakinlestim konuştuk hallettik. Sen de bunu onunla konusmalisin bence. Bir daha küçük bile olsa yalan söylememesini iste, kırıldığını anlat.
Ben çocukken ailemizde maddiyat sıkıntılıydı. Orta halli bi aileydik, çok şükür aç kalmıyorduk ama babamın dükkan açma girişimleri ve 2-3 defa iflas etmesi gibi süreçler yaşadık. Ben lisedeyken de arkadaşlarıma kıyasla daha az harçlık alıyor ve çoğu zaman haftasonu dışarı çıkabilmek için para birikt
Ben çocukken ailemizde maddiyat sıkıntılıydı. Orta halli bi aileydik, çok şükür aç kalmıyorduk ama babamın dükkan açma girişimleri ve 2-3 defa iflas etmesi gibi süreçler yaşadık. Ben lisedeyken de arkadaşlarıma kıyasla daha az harçlık alıyor ve çoğu zaman haftasonu dışarı çıkabilmek için para biriktirmem filan gerekiyordu. Üniversitenin ilk yıllarında da Ankara'da ablamın yanında yaşamaya başladığımda anne-babamdan az bi miktar alıp bi de öğrenim kredisi alıyordum. Bu daha çok, onlar para gönderemeyecekleri için değildi de ben onlara çok yük olmak istemediğim içindi.
Şimdilerde ise aldığım burstan kaynaklı elime güzel para geçiyor. Hatta her ay güzel bi miktar arttırabiliyorum. Fakat içimdeki "çok harcama" dürtüsü hiç geçmiyor. Yani tutumluluk iyi bir şeydir ama mesela dışarı çıktığımızda hesap tahmin ettiğimden bi parça daha fazlaysa, gayet normal bi miktar dahi olsa iç sesim bi "ay pahalı mıymış burası ne" filan diyor.
Küçükken olan şeylerden ötürü paradan nefret etmişimdir ve gelecekte de hayal ettiğim maaş vs için hep "para hesabı yapmamı gerektirmeyecek kadar maaş alayım, kafi" diye düşünmüşümdür. Yani "para sevici" "pinti" filan değilim. Sadece kafamdaki hesap yapma dürtüsünden kurtulamıyorum. Ama çevremde insanlara baktığımda maddi açıdan sıkıntılı bir dönemde de olsa beraber geçirdiğimiz zamanın hatrına tüm hesabı ödeyenler, dışarı çıktığında ne kadar harcadığına bakmayanlar filan var ve bu insanlar da zengin vs değil.
Sizde nasıl oluyor? Ben bu kafa yapısından nasıl çıkabilirim? Kendimden rahatsız oluyorum çünkü.
0
kozmosta bir nokta (22.02.17)
bu durum uç seviyelere gelmedikçe çok öyle değişmenize gerek yok bence hocam. size göre eli daha geniş birini bulun, mutlu mesut yaşayıp gidin.
0
reshad the lionheart
(22.02.17)
bence daha bile güzel.. yani arada kendini bırakman gerekir ama kafanda harcamama fikri varken anlık gaza gelip harcamak daha beter. ben mesela eli çok açığım, o an mutlu olayım ya diyip parayı harcarım ama maddi durumum da orta halli. ay sonu para kalmıyor ve o zaman oturup ödediğim hesapları düşününce kendime de takıldığım insanlara da -kısa süreli de olsa- uyuz oluyorum. kendime harcarken ise sen gibi iki lirayı bile kafaya takıp huzursuz oluyorum sonra da bu durumun beni huzursuz etmesine daha çok bozuluyorum.
0
blacksky
(22.02.17)
Sana pinti falan demiyorum, söyleyeceklerimi yanlis anlama sakin. Bu tamamen yaşamında öncelik sırası ile alakalı. Geçmişinle alakalı zorluklar dolayısıyla ön planda hep parayı tutuyorsun ister istemez. Bence seni mutlu execek şeylere, ufak anlara, güzelliklere paranın önünde birkaç kez yer vermeyi dene, bence cok daha mutlu olacaksın. Mantik çerçevesinde bir denge olusturdugunda maksimum verimi alabilirsin. Evet o yemek o kadar parayi haketmiyor olabilir belki ama seni mutlu edecekse buna fazlasıyla değer bunu unutma.
0
baharat
(22.02.17)
Üsttekiler +1
Ayrıca son yıllarda dışarıda yapılan herhangi bir aktivite, ortalama bir insanın alım gücüne oranla pahalı hale gelmiş durumda zaten. Böyle hissetmen çok da anormal değil o yüzden.
0
skooma
(22.02.17)
dışarda yediğiniz bir yemekten sonra "evde yeseydim aynı yemeği şu kadara mal olurdu" moduna girmiyorsanız yaşadıklarınız abartılı bir durum değil.
illa bu durumdan kurtulmam lazım diyorsanız da kendinizi bir süre teselli etmeniz gerek. "şu kadar harcadım ama baya mutlu oldum, fiyat performans olarak iyi bir oran" gibi sonrasında kendinizi teselli etmenize pek gerek kalmaz kanımca.
0
buffy de vampir sayılır
(22.02.17)
Ben kafamda hep max ve min değer oluşturuyorum para konusunda. Eğer hesap max değeri aşarsa o an bi bozulup sonra hemen boşver ya diyorum kendime. Çünkü o anın mutluluğu hiçbir şeyle ölçülemez. Sonrasında da o günün fazla harcamasini diğer günlerde yaptığım harcamalara dikkat ederek dengelemeye çalışıyorum. Bu şekilde planladığımdan çıkmamış oluyorum. Huzurum da kaçmıyor :) Kendini anin güzelligine odakla. Para yerine gelir ama o an gelmez.
Sevgiliniz sizinle ilgili bir şeyi unuttuğunda/yanlış hatırladığında
kozmosta bir nokta
Ne düşünüyor/hissediyorsunuz?Mesela daha önceden konuştuğunuz bi konu hakkında bi şey söylediğinizde aradan zaman geçince o şeyi söylediğinizi tamamen unutuyor ve "hayır söylemedin" diyor ve bu sık sık oluyor.Ya da (eski sevgilimden bi örnek olacak) "Çilek yerken oluşan yüz ifaden çok sevimli oluyor
Ne düşünüyor/hissediyorsunuz? Mesela daha önceden konuştuğunuz bi konu hakkında bi şey söylediğinizde aradan zaman geçince o şeyi söylediğinizi tamamen unutuyor ve "hayır söylemedin" diyor ve bu sık sık oluyor. Ya da (eski sevgilimden bi örnek olacak) "Çilek yerken oluşan yüz ifaden çok sevimli oluyor" diyor ama aslında o yüz ifadesi erik yerken oluşuyor. Birbirine karıştırıyor filan.
0
kozmosta bir nokta (19.02.17)
biraz laf sokar sonra geyiğe bağlarım, dert etmem.
0
washe
(19.02.17)
Kırmadan düzelt. Ama buna anlamlar yükleme. Sadece hafizasi kötüdür.
0
rahip janick
(19.02.17)
Bu arada düzeltme işini abartma. Rahatsız edici çünkü.
0
rahip janick
(19.02.17)
Evet, sık sık yapıyor ve üzülüyorum çünkü ben neredeyse birçok ayrıntıyı hatırlıyorum ama kasti yapmadığını biliyorum.
0
duyond
(19.02.17)
Ben de eski sevgiliden ornek vereyim, cok kez soyledigim ve benim icin onemli olan seyleri soruyordu hic bilmiyor gibi, ya da anlatinca ilk kez duymus gibi tepki veriyordu, sordugu zaman ben de ilk kez soyluyormus gibi soyluyordum. Daha once soyledigimi hatirlatmiyordum. Ama uzuluyordum tabii.
Bence bu eger bir hastaliktan vs kaynaklanmiyorsa, yani her seyi hatirlayip da sizin dediginizi unutuyorsa, onem vermediginin gostergesidir.
0
yuzır
(19.02.17)
ben böyle konularda biraz takıntılıyım. sevgilim bunu sık yapıyorsa ve unutkanlık (tıpkı sakarlık gibi) onda bir huy değilse, bozulurum.
0
filteria
(19.02.17)
kadınlar böyle gereksiz saçma şeyleri erkeklerden daha iyi hatırlar. bence sen de erkek gibi ol
0
cekilmis gayfe
(19.02.17)
Normal karşılıyorum. Bir sürü şey anlatıyorum aklında tutamaması normal. Çok önemlileri hatırlasın yeter.
0
muslugubozukhayrat
(20.02.17)
Bizde unutan taraf benim :( sevgili üzülüyor ama benim de elimden bir şey gelmiyor çünkü zaten çok unutkan biriyim. Markete giderken 3 şey alacaksam 1ini kesin unutuyorum o derece. Evet karşıdakini önemsemiyormus gibi oluyor ama bazen de öyle olmayabiliiir :/
0
turuncu tonlarda
(20.02.17)
Ona et yedirin, B12 eksikliği olabilir.
Ona küçük sürprizler (köfte, sucuk, kebap...) yapın.
Türk vatandaşı mı, Alman vatandaşı mı? Yoksa çifte vatandaşlar mı?
Türk vatandaşı mı, Alman vatandaşı mı? Yoksa çifte vatandaşlar mı?
0
Haldamir (19.02.17)
Anne ve babalari Türk vatandaşligindan izinli olarak çıkan mavi kartlilar yani imtiyazli yabancılar dedigimiz kesimi olusturuyor. Yani yalnızca alman vatandaşligi olan kişiler bunlar. Haliyle çocuklar da alman vatandaşı. Ama isterlerse kendi ülkesindeki Ergin olma durumuna erişince ergin olmalarindan itibaren 3 yıl içinde seçme haklarini kullanarak Türk vatandasligina gecebiliyorlar.
0
turuncu tonlarda
(19.02.17)
Almanyada 1.4 milyon secmen varmis. Eger anne babalari TC vatandasi degilse ve kendilerinin basvurmasi gerekiyorsa cok yuksek bir sayi degil mi bu? Bu kadar aktif bir sekilde TC vatandasligina basvuruyor mu cocuklari?
0
🌸Haldamir
(19.02.17)
Kişi hangi ülkenin vatandaşıysa çocuğu da o ülkenin vatandaşı olur. Kişinin hem Alman hem Türk vatandaşlığı varsa ve çocuğu Almanya'da dünyaya gelirse çocuk da hem Alman hem Türk vatandaşı olur.
0
grgn
(19.02.17)
@grgn,ondan emin değilim iştr, bildiğim kadarıyla Alman vatandaşlığına geçmek için diğerinden çıkmak gerekiyor.
0
🌸Haldamir
(19.02.17)
Adamlarin almanyada sinirsiz oturma/calisma izni filan var, hangi vatandas oldugu farketmiyor ki. 25 yasindan sonra alman vatandasligina basvurani da gordum. Trye kesin donus yapacakti, bir sey olursa almanyaya donebilmek icin alman vatandasi oldu da geldi.
Bir de almanya tc ile cifte vatandasliga iZin vermiyor, cifte vatandas olanlar (eskiler haric) tc vatandasligini gizleyenler
0
kuehles blondes
(19.02.17)
İki Türk'ün çocuğu Almanya'da doğarsa, Türk vatandaşlığından çıkması beklenmeden ona Alman vatandaşlığı verilir. Sırf çocuğu yabancı ülke vatandaşlığı edinsin diye yurtdışında doğum yapanlar var, hiç duymadınız mı? :) Örneğin 9 ay bitince çiftimiz ABD'ye gidiyor turist vizesiyle, orada doğum yapılıyor ve vatandaşlık alınıyor. Bu durumda sadece çocuğun vatandaşlığı oluyor tabii, ebeveynlerin değil.
0
grgn
(20.02.17)
@grgn
Almanyaya dogum yapmaya gidip dogum yapinca cocugun alman vatandasi olmaz. Her ulkede gecerli olan bir sey degil. Mesela almanyada gecerli degil. Kesinlikle yanlis bilgi. Cok nadir ulkeler (abd bunlardan biri) bu sekilde vatandaslik hakki veriyor.
Ius soli vs ius sanguinis diye aratabilirsiniz.
0
kuehles blondes
(20.02.17)
Kizim almanyada dogdu, esim ve ben turk vatandasiyiz ve alman vatandasligimiz yok. Limitsiz oturum ile yasiyoruz. Kizimiz su anda hem alman vatandasi, hem de turk vatandasligi var cunku Eğer anne ve babadan hiçbiri Alman vatandaşı değilse, ancak anne veya babadan biri en az sekiz yıldır Almanya sınırları içerisinde yasal olarak ikamet etmişse, çocuk yine de otomatikman Alman vatandaşlığı elde eder.
Cifte vatandaslik hala mevcut ama sadece bu sartlarla,
2000 yilindan sonra dogmus olanlara cifte vatandaslik hakki var, anne baba alman vatandasi olmasa da. onlar da 18 yasina geldiginde turk veya alman vatandasligindan birini secmek zorunda.
1990 - 2000 yillari arasinda doganlarda ise cesitli kosullar istiyorlar. anne babadan biri alman vatandasi olmali, 6 yil alman okulunda okuyup 8 yil almanyada yasamis olmak gibi.
1990 yilindan once doganlar ise cifte vatandas olamaz, almanyada dogsalar da dogmasalar da.
yani ozetle almanyada yasayan turkiye secmenleri almanyada alman vatandasligini hakkini kazansalar da kabul etmemis, oturum ile ikamet edenler. Almanyada yasayan bircok turk hak kazansa da alman vatandasligina gecmiyor cunku limitsiz oturumlari alman vatandasliginin kazandiridigi bircok hakki da kazandiriyor onlara. (Baska ulkelere vizesiz giris ve oy kullanma hakki haric) Bu secmenler sadece turk vatandaligina sahip, alman vatandasliklari yok.
merhaba. çalıştığımız süreye göre ihbar süremiz 6 hafta diyelim. istifa ettiğimiz şirket bizi 6 hafta tutma hakkına sahip mi? yani 6 haftadan önce gidemezsin diyebiliyor di mi? ayrıca istifadan sonra günde/haftada kaç saat izin hakkı var? sanırım iş aranabilmesi için böyle bir hak oluyormuş.
merhaba. çalıştığımız süreye göre ihbar süremiz 6 hafta diyelim. istifa ettiğimiz şirket bizi 6 hafta tutma hakkına sahip mi? yani 6 haftadan önce gidemezsin diyebiliyor di mi? ayrıca istifadan sonra günde/haftada kaç saat izin hakkı var? sanırım iş aranabilmesi için böyle bir hak oluyormuş.
0
tepedeki psychedelic adam (18.02.17)
yani 6 haftadan önce gidemezsin diyebiliyor di mi? evet diyebiliyorlar. ihbar tazminatinizi odeyip cikabiliyorsunuz.
gunde 2 saat izin var.
0
fakyoras
(18.02.17)
Izinlerinizi çıkmadan önceki son günlere denk getirerek toplu kullanabilirsiniz.
6 haftalik ihbar tazminatini odemezseniz birakmazlar ya da işveren 6 haftalik çalışma ucretinizi size ödeyerek çıkmaniza izin verebilir.
Iyi aksamlar herkese, Abd'den bir arkadaşım 2 ay önce kart atmış ama elime gecmedi. Yarin pttyi arayacağım ama takip numarasi vs olmadığına göre bulma ihtimalim yok mudur sizce?Bi de yurt dışında mi kaybolmuştur yoksa yurtiçinde mi? Teşekkürler.(Yazim hatasi duzeltilmistir)
Iyi aksamlar herkese, Abd'den bir arkadaşım 2 ay önce kart atmış ama elime gecmedi. Yarin pttyi arayacağım ama takip numarasi vs olmadığına göre bulma ihtimalim yok mudur sizce?
Bi de yurt dışında mi kaybolmuştur yoksa yurtiçinde mi? Teşekkürler.
(Yazim hatasi duzeltilmistir)
0
turuncu tonlarda (15.02.17)
Dostum maalesef hiç birsekilde ona erişemezsin eğer kaybolduysa. Ama 2ay süre bence az. Ben bile Norveç'ten Rusya'ya iki ay da gönderdim bu yüzden bence biraz daha bekle. Yurt içi ya da dışı diye bir sınıflandırma yapamam fakat mesela larin alfabesi olmayan bölgelere gönderilen postalar daha cok kayboluyor gibi bir istatistik bir bilgi verebilirim
0
fıytfıyt
(15.02.17)
Once evine en yakin ptt'ye git. Sonra da orada onlara gonderen ptt'yi sor. Bu sekilde geriye dogru gidersen bir ihtimal bulabilirdin ama 2 ay cok uzun bir zaman. Belki kapiya kadar geldi ve baskasi aldi
0
pinman
(15.02.17)
Latin demeye çalıştım yukarda. Mobil e edit gerek.
0
fıytfıyt
(15.02.17)
@pinman Yurtta kaliyorum ve gelen kargolari güvenlik gorevlileri mutlaka aliyorlar. Baskasi almis olamaz.
@fıytfıyt Ayni yurtta kalan diger arkadaslarina da göndermis ve onlara 2 haftada gelmis. 2 ay uzun oluyor yani :/
0
🌸turuncu tonlarda
(15.02.17)
Tamam bak Ankara'ya iki tane kartpostal gönderdim biri 2haftada gitti gerçekten diğeri ise bir buçuk ay. Ondan ümidini kes demek istemiyorum bir ay daha bekle gelmediyse yapacak bişi yok.
0
fıytfıyt
(15.02.17)
Bana da zamaninda kuzenim Almanya'dan gondermisti. Burada takip edemiyorsun. Onlar Almanya'dan takip etmisler. Posta bilmem kac ulkeden gecip Turkiye'ye ulasmis ama burada kaybolmus. Hic suphe etmedim zaten. Neyse PTT'ye falan gittim ilgilenen olmadi, kuzenim oranin posta ofisine telefon acmis. Postaci eve geldi! Neyse elimize hic gecmedi falan dedi. Boyle bir ani iste, nasil da 3.sinif ulke oldugumuzu o zamanlarda fark etmistim.
0
Traveller
(15.02.17)
ptt'ye sorarsan veznedeki çalışan daha bi şey sormadan "oo dışarıda kaybolmuştur o yurtdışında kaybolmuştur burada kaybolmaz" der, bana hep öyle diyor yani. bulma ihtimali malesef yok. beklemeniz lazım, 3-4 ay sonra gelen/giden kartlarım oluyor.
Merhaba, kaç yaşında evlenmeyi düşünüyorsunuz?Kaç yaşında evlendiniz?
Merhaba, kaç yaşında evlenmeyi düşünüyorsunuz? Kaç yaşında evlendiniz?
0
arockm (14.02.17)
düşünmüyorum.
0
prince legolas
(14.02.17)
çevremdeki evli tiplere bakınca evlenmeyi düşünmüyorum.
0
m e b
(14.02.17)
halihazırda sevgilim var (3 senedir). şu an 27 yaşımdayım. 1-2 sene içinde işler ciddileşir. 30'uma gelmeden bu işi hallederiz herhalde.
x yaşına kadar kesinlikle evlenilmez ya da mutlaka evlenilmelidir gibi bir fikrim yok.
0
zgrydn
(14.02.17)
30-32 de evlenirim diyordum ama artık imkansız gibi. 35 den önce diye umuyorum artık.
erkek kişisi
0
bnmzz
(14.02.17)
30'da evlendim.
0
cakabo
(14.02.17)
25 yaşında evlendim. 29 yaşında çocuk sahibi oldum.
0
babilbaligi
(14.02.17)
okulu 27'de bitirecegim. iyi bir is firsati yakalarsam yuksek lisans falan ugrasmayip direkt baslarim. askerligi de ekle. kendi duzenini kurmus calisan bir adam olmam 30-31 desen. o zaman iste. 30-31 iyi benim icin.
bana kalsa ben 25-26 gibi evlenmek isterim. cocugumla aramda 75 yas olmasini istemiyorum. evlenmeyip hayatimi yasiyor da degilim zaten evcimen adamim, evlilik yuzunden herhangi bir sey kaciracagimi sanmiyorum. ama 25 yasinda hala burs kovalayip final muhabbeti yapan faydasiz essolessegin teki olurum muhtemelen, nereye evleniyosun amk, cocuga hanima fotokopi mi yedircez aksam.
0
der meister
(14.02.17)
25-30 Yas arasi ideal bence.
0
fayfim
(14.02.17)
ben de evlenmeyi düşünmüyorum ama buradan düşünen arkadaşlara bir çağrım var. maksimum 30 yaşında yapın çocuğu eğer istiyorsanız. çocuğunuzla aranızda 30 yıldan fazla zaman koymayın. örnekleri var pek hoş değil. en azından çocuğunuz 20 yaşına geldiğinde hala baba/ana-oğul gezecek takılacak mecaliniz olur, inşallah.
0
fyodor fyodorovic
(14.02.17)
25'imde evlendim, altı yıldır da evliyim.
x yaşına kadar kesinlikle evlenilmez ya da mutlaka evlenilmelidir gibi bir fikrim yok(tu) +1
0
duyond
(14.02.17)
28de evlendim, 29 da boşandım. O kadar mükemmel bir eziyet ki... herkese tavsiye ederim.
0
kargn
(14.02.17)
Kesinlikle olacak diyemiyorum fakat 33-35 arası düşünüyorum. 1-2 yaş erken ya da geç olabilir, hiç olmayabilir.
0
harvey
(14.02.17)
25 yaşındayım.
her şey yolunda giderse 3-4 yıla evlenmiş olurum diye düşünüyorum.
0
hayirsiz
(14.02.17)
29 yaşında evlendim. Kadınım. Bence ideal.
0
peggy
(14.02.17)
İşten ayrılma durumuma göre, işten ayrılırken evlenip tazminatımı alacağım. Sonra da iş yeri değiştireceğim. Gayet romantizmden uzak bakıyorum olaya.
0
kaymaktutmayansicaksut
(14.02.17)
çocuk istemeyen birini bulursam derhal.
0
rayde
(14.02.17)
Hali hazırda bir ilişkim var ama plan yapmadık. 30umdan önce evlensem ne güzel olur çünkü yumurtalar kaliteliyken çocuk istiyorum.
0
jazzabel
(14.02.17)
Sevgilimi ikna edebilirsem 28-29 çok iyi olacak.
0
turuncu tonlarda
(14.02.17)
Yüksek lisanstan sonra evlenirim. Doktorayı beklemem. Deli gibi aşık olmam lazım evlenebilmem için. 30 falan diyelim işte.
0
dissendium
(14.02.17)
Evlenmeyeceğim. Hayat bana evliliğin yanlış olduğunu öğretti. Fikrimin, tabii ki, 20 sene sonra değişme ihtimali var.
0
benim bir ismim var
(14.02.17)
gecen seneye kadar ciddi iliskim vardi, 25-26 gibi evlenmeyi dusunuyordum. ayrildik, bu saatten sonra isimi hayatimi duzenimi oturttuktan sonra evlenirim. 30 civari olur herhalde. bana kalirsa gec, cunku babamla aramda 34 yas var ve bazi seyler icimde kaldi. ben kucukken hali saha maci yaparlardi abimle cok ozenirdim, ben buyuyunce de babam yaslandi. bu duruma dusmek istemiyorum. ama hayat bagzen cok kahrolasica.
0
icim urperiyor
(14.02.17)
25 yaşındayım. bu gidişle 30u bulur. ama 30 'a kadar anne olmak isterdim.
0
cabiday
(14.02.17)
Hiçbir zaman.
Fakat evlenme meraklısı olsaydım şu yaştan önce mutlakaa evleneceem, şu yaştan önce mutlakaa çocuk yapacaaam diye büyük konuşmazdım. Bu işlerin zamanı kişinin kendi tercihinde olmuyor. Bkz. evlenmek istediği halde evlenemeyenler, çocuk sahibi olmak istediği halde olamayanlar.. vs.
0
mandalina kokusu
(14.02.17)
38. Erkeğim.
0
empedokles
(14.02.17)
20 Mayıs Nişan, 17 Eylül Nikah... Yaş 35... korkuyorum.
0
Corc
(14.02.17)
28, kadın. gelecek ilk evlenme teklifinde.
0
kayranin kedisi
(14.02.17)
27 yaşındayım, 30 yaştan sonra evlenirim heralde. burada önemli olan yaş değil bence. karşıdaki kişiden eminsem yarın da evlenebilirim .
0
monicapp
(14.02.17)
Nişanlıyım, evlendiğimde 27 olacağım. Yaş konusunda büyük konuşulmaması gerektiği konusunda mandalina haklı, ben 30'dan önce hayatta evlenmem diyordum :)
0
gmzo
(14.02.17)
28, erkek.
0
emcekare olmadi einstein olsun bari
(14.02.17)
Evliliği hiçbir zaman düşünmeyenlerdenim ben de.
0
ms brownstone
(14.02.17)
evlenmeyi dusunmuyorum
0
qazwsx
(14.02.17)
Yaş 24 bana kalsa evlenirim hatun istemiyor erken diyor. İş aş askerlik hepsi var. 6 ekmek yiyiom 2.5 luk kola içiyorum katık matık.
0
gozu acik sevisen yahudi
(14.02.17)
18 de evlendim 20 de boşandım
0
devilone
(14.02.17)
Bu sene evlenmeyi istiyorum aday buluncaya
0
aklimdakisorular
(14.02.17)
bu düşünülecek bir şey değildir. düşünenler hastadır kimse kusura bakmasın. aşın artık şunu. evlilik amaç mıdır da düşünülebilsin? araçtır o araç. gerektiğinde kullanacağın zaman varlığı aktifleşir. o kadar. eğer düşünüyorsanız ve bu da yetmiyormuş gibi onu gerçekleştirebilmek için birini arıyorsanız gerçekten hastasınız. bunu anca zaten bir ilişkisi olan kişiler düşünebilir ufak ufak. konuşuyorlardır yani bunu da zaman zaman. özetle bu sene içinde de evlenebilirim, ömür boyu evlenmeye de bilirim. neden? çünkü o bir araç.
0
matrix
(14.02.17)
21 yaşımdayım. Evlenmeyi düşünmüyorum. Erkeğim
0
tahin pekmez yoğurt
(14.02.17)
evlenmeyi dusunmuyorum. belki 30a dogru. hic de belli olmaz. belki bir anda da evlenirim. belli olmaz bu isler dedigim gibi.
0
tiredpanda
(14.02.17)
Yakın gelecekte evlenmeyi düşünüyorum ama tek başına düşünmekle olmuyo sanırım bu işler :)
Ozellikle de gunluk lensin. Daha c9k eksileri lazim bana aslinda zorluklari ne keske gozluk taksaydim.bunla ugrasacagima dedirten durumlar var mi vs.
Ozellikle de gunluk lensin. Daha c9k eksileri lazim bana aslinda zorluklari ne keske gozluk taksaydim.bunla ugrasacagima dedirten durumlar var mi vs.
0
regina phalange (09.02.17)
Kuruma yapabiliyor ama "keşke gözlük taksaydım"lık olmuyor. Ağır bir şey gözlük çünkü yüzde taşımak için.
0
devilred
(09.02.17)
Tek zorlugi bilgisayar ile calisiyorsaniz bende goz kurulugu yaratiyor. Onun disinda kim icat ettiyse allah razi olsun.
0
kassiopeia
(09.02.17)
yok. son derece rahat.
ama sürekli bilgisayar başındaysan ya da gözlerin genel olarak kurumaya yatkınsa, suni göz damlasıyla gözlerini nemlendirmen gerekir.
0
blatta hiberna
(09.02.17)
Uykusuz kalınca benim gözlerimi acıtıyor biraz ama keşke gözlük taksaydim dedirtmiyor hiç.
0
turuncu tonlarda
(09.02.17)
tek dezavantaji gunluk olanlarin pahali olmasi bence baska dezavantaji yok. cok rahat aksine :)
0
superfluid
(09.02.17)
Takması çıkarması zor ve sağlıksız. Sürekli kayıp yere düşme ihtimali var. Bir anda eldeyken yapışıyor uçları kendi kendine, açarken de eldeki mikroplar bulaşıyor. İlk alışma sürecinde gözünde sürekli bir fazlalık ve batma hissi oluyor. Çok pahalı. Sana yakışan bir gözlük ile kendi tarzını istediğin gibi değiştirebilirsin. Üşengeç biriysen alma çünkü bakımı zahmetli. Göz kuruluğu yarattığı için damlalara esir oluyorsun. Gece unutup yatarsan sabaha gözlerini açamayabilirsin en önemlisi de bu, hastanelik edebiliyor.
Çok düzenli ve el temizliğini maksimum düzeyde tutan zengin birisi isen eğer bence al.
0
tekila shot bardağı
(09.02.17)
yok. denize bile girdim. yetmedi havuza girdim. hatta gozluk taktigimda gozumu bile acabildim su altinda. adamlar yapiyor. 5 senedir kullaniyorum takmadigim bir gun yok ve oyle bi kuruma yasamadim her gece cikariyorum. basta o da zor geliyordu haftada bir cikariyordum. artik daha dikkat ediyorum. ve alistim hic zorlamiyor her gun tak cikar yapmak. hicbir gun ne yirtildi ne bisey oldu. sadece benim dikkatsizligimden bazen takip cikardigimi sasiriyorum lensler gozumde diye lavaboya dokmuslugum oldu solusyonlu kabini.
0
tiredpanda
(09.02.17)
Lise 1de başladım lens kullanmaya, 10 sene olmuş. Ne zenginim ne de temizlik takıntılı bir obsesifim. Ve lensi hiçbir şeye değişmediğim en önemli mevzu sabah uyandığımda dünyayı net görebilmek. Bu gözlere yapışıyor batıyor vs diyenler lens diye ne kullanıyorlar acaba? Aylık lensler yapışma yapmaz, bir ay boyunca hiç çıkarmadan kullanıyorum ben, havuza denize de giriyorum, makyaj da yapıyorum, 10 senedir tek bi sıkıntı yaşamadım.
0
bir nick var benden iceri
(09.02.17)
Ben de denize havuza girerdim bir sey olmazdi. Basket futbol vs oynicaksan duserse bulamayabilirsin. Uyuma bi de. Hic uyumadim lenslerle gerci, ne zarari olur tam bilmiyorum.
0
baldur2
(09.02.17)
Temiz ol lensle uyuma yılda bi kere kontrole git bişicik olmaz Kuruluk yapması ve pahalı olması kötü yönü Her türlü gözlükten iyidir
0
photo85
(09.02.17)
Normalde 1.5 yıldır lens kullanıyorum, birkaç gündür gözlüğe döndüm biraz göz dinlendirmek için. Bilgisayar başında ve günde az saatler uyuyarak çalışıyorum. O yüzden kuruyabiliyor. 0.75 astigmatım var, lenste ortalık benim için az daha bulanık ve göz kısma, vb. gibi taktiklerle görmeye çalışıyorum bazen. Gözlükle ortalık daha net olmasına rağmen, nefret ettim üç gündür. - Gözlük kirleniyor ne kadar temizlersen temizle. Bugün 7-8 kere temizledim gözlüğü, lens kadar parlak ve net olamadı. Alışmışım lense, eskiden rahatsız etmeyen gözlük kiri şimdi çok rahatsız ediyor. Gözümün önündeki beyaz lekelere odaklanmaktan işe odaklanamadım. - Gözlük soğuktan içeri geçince buğulanıyor, yağmurda ıslanıyor ve görünmüyor. Lenste böyle bir dert yok hiç. - Gözlük burunda ağırlık. Varlığını hissettiriyor lensten sonra.
Keşke gözlük taksaydım dediğim durum bu 0.75 astigmat yüzünden oluyor. Bir de geçenlerde konjonktuvit olmuştum, o zaman lens sorun yarattı. Çünkü mikrop tuttuğundan iyileşme sürecini geciktirdi. O ara gözlük takmak zorunda kaldım. Ben havuza da girdim ama içeride gözlerim kapalı idi.
Bu arada gerçekten yatmadan önce çıkarmak önemli. Şehir efsanesi sanıyordum ama uyku sonrası kensi çıkarmaya çalışırken gözün lense yapışması sonucu korneanın da bir kısmını sıyırarak tek gözü oldukça büyük bir görme kaybı yaşamış biri ile şahsen tanışınca inandım. Hani, herkesin başına gelecek diye bir şey yok ama çok çok küçük olasılıkla olsa da misminik bir risk var. Uçak kazası gibi, çok küçük bir olasılık ama olabiliyormuş böyle bir şey.
Bir de şu var, benim gözümün bombeliği 8.6 ve Acuvue Oasys kullanıyorum. Normalde 8.4 alınca 8.6'yı kaldırması gerekiyor, doktor öyle kullanmamı söyledi ama şimdi şimdi rahatsız ediyor ve batma yapıyor. Markayı değiştirip doğrudan 8.6'lığı kullanmam gerek sanırım.
marka olarak ne farkı var ki? çoğu markanın ürünü aynı aslında.
0
kurnaz
(07.02.17)
clinique take the day off'la siliyorum
0
pide
(07.02.17)
benliğimle :')
0
anonymice
(07.02.17)
Göz icin nivea bazen diadermine Cilt icin babe.
0
cabiday
(07.02.17)
bioderma jelle yıkıyorum.
0
inawen
(07.02.17)
Bioderma sensibio h2o diye bir ürün kullanıyorum, aslında memnundum ama bir arkadaşımla konuştuk ve içinde silikon falan olduğunu söyledi.
Son zamanlarda daha doğal ürünlere yönelmeye başladık biz de. Dalin bebek Şampuanını alıp başka bir şişede sulandirip pamuğa dökerek kullanabilirsin veya direkt dalinle yüzünü yıkayabilirsin. Tabi burda dalinin olumsuz etkileri olur mu olursa ne derecede olur bilemiyorum,varsa bilen biri bunu yazarsa iyi olur.
0
turuncu tonlarda
(07.02.17)
4 yıldır dalinle yıkıyorum. Suya dayanıklı makyajı bile nazikçe çıkarıyo. Diğer her şey yüzümü gözümü acıtıyo. Belki garnierın sütü ya da misel suyuyla temizledikten sonra yüz yıkama jelimi kullanıyorum. Ama yine de dalin en iyisi.
0
pshasha
(07.02.17)
Once goz h.Cevizi yagiyla ya da cift fazli goz makyaji temizleyicisiyle. Clinique, nivea gozumu yakmiyor. Neutrogena yakiyor. Sonra konjak sunger + la roche effaclar jelle yikayip ardindan da la roche effaclar tonik
0
Domuz
(08.02.17)
Göz Clinique, yüz Bioderma.
0
shin
(08.02.17)
sadece hindistan cevizi yağıyla. göz makyajını süper çıkarıyor. ama afrikadan çok ucuza getirilmiş olmasaydı sıradan bi makyaj temizleme suyu kullanırdım. markasını önemsemem.
0
red g
(08.02.17)
Göz doktorları bebek şampuanı öneriyor. Hiç bir malzeme bebek şampuanı kadar iyi ve sağlıklı çıkaramaz.
Durumu olduğu gibi yazıyorum, azıcık uzun olacak ama içimi dökmezsem cidden kafayı yiyeceğim. Çok saçma biliyorum gerizekalıyım ama içim yanıyo abi.Şimdi bu "hayvanın başkanı"yla biz aslında 6 senelik arkadaşız. Her zor zamanımda bir alo dediğimde yardımıma koşmuştur. İstanbulda üniversite okurken t
Durumu olduğu gibi yazıyorum, azıcık uzun olacak ama içimi dökmezsem cidden kafayı yiyeceğim. Çok saçma biliyorum gerizekalıyım ama içim yanıyo abi.
Şimdi bu "hayvanın başkanı"yla biz aslında 6 senelik arkadaşız. Her zor zamanımda bir alo dediğimde yardımıma koşmuştur. İstanbulda üniversite okurken taşınacağım zaman hep gelip arabasıyla taşımıştır eşyalarımı. Ben başka bir şehre ailemin yanına gitmiştim bir kaç sene boyunca ne zaman istanbula bir işim olsa hep o çözmüştür. Yani aslında adamın kralıdır, şimdi arkasından sallıyormuşum gibi olmasın, iyiliğine iyidir.
Neyse geçtiğimiz nisan ayında ben istanbulda çalışırken yine taşınma durumum oldu ve ben yine onu aradım. Kardo dedim malum konu ya rica etsem.. Ne ricası saçmalama gelirim tabi dedi ve yine işimi halletti.
Bu arada yeni taşındığım yer onun evine yakındı o yüzden arada araşıyorduk akşamları çay içiyorduk falan. Hatta ben ona kardo ne zaman arasam koşuyosun sağol valla dediğimde, kızım senin ailen yok burada, arkadaş olarak boynumuzun borcu sana yardımcı olmak diyordu kurban olduğumun salağı :..( (hayır ağlamıyorum şu an)
Gel zaman git zaman bu akşam buluşmaları sıklaşmaya ve her akşam görüşmeye başladık. Ben ailemi özlediğim zaman beni teyzesine götürüyordu, teyzesinin anaçlığı, kuzenlerinin kafa dengi olması falan bana baya iyi geliyordu. Teyzesi, kuzenleri falanda bizi birbirimize yakıştırıyorlar, sevgili olsanıza siz diyorlardı ama ikimizde yok be ne alaka arkadaşız valla diyorduk. Harbiden de arkadaştık.
Aradan zaman geçti biz ne olduğunu anlamadan 10 temmuzda sevgili olduk. Çokta iyi olduk. Her şey çok güzeldi. İkimizde şaşırıyorduk hislerimize, cidden birbirimize çok değer veriyor, çok seviyorduk. Birimiz aç olsa diğerimizin boğazından lokma geçmeyecek kadar (burada harbiden ciddiyim)..
Sonra onun isteğiyle eylülde annelerimizi tanıştırdık, ben her ne kadar erken desem de, zaten 6 yıldır arkadaşız erken merken değil dedi. Sevdiler birbirlerini, tam kafa dengi çıktılar.
Tabi arada sırada tartışıyorduk ama öyle büyük şeyler değildi. Ekimde nişanlanmaya karar verdik. Kıyafetlerimize kadar sipariş verdik, ama bir akşam benimle konuşmak istediğini söyledi.
Son bir haftada biraz fazla tartıştığımızı ve benim bazı davranışlarımdan dolayı nişan olayını ertelemek istediğini söyledi. Anlattığına göre, sofradan kalkarken tabağını da kaldırır mısın demem, bir tartışmamızın ardından gömleğimi ütülesene dediğinde kendin ütüle demem gibi şeyler kafasında soru işaretleri oluşmasına neden olmuş.
Tamam dedim nişanlanmayalım hatta ayrılalım. Ulan nasıl fena oldum anlatamam ciğerim söküldü resmen o an ayrılalım demekten başka bir şey aklıma gelmedi, çünkü söylediği şeyler çok mantıksız geldi. Ben ayrılmak istemiyorum sadece bir süre görüşmeyelim dedi.
Bir hafta görüşmedik. Sonra ben dayanamadım aradım. ne yapıyoruz bu olanlar çok saçma diye. Görüşmeye başladık. Nişan olayından hiç bahsetmedik, ailelere de işlerimizi ayarlayamadık dedik. Tabi ki ben çok kırgındım, görüşmeye başlayalım diyen ben olmama rağmen yinede kırgınlığım bir süre geçmedi. Her tartışmada nişanı erteleyelim dediğin için bu ilişkiyi zedeleyen sensin dedim ona. Ki hala da öyle olduğunu düşünüyorum.
Sonrasında aramız baya düzeldi yine birbirimiz için geberme modlarına girdik. Ya aramızdaki sevgiyi nasıl anlatayım bilemiyorum. Şu güldür güldürde karısına çok aşık adam vardıya hani karısı damperli gamyooon dediğinde karısına deli gibi sarılan adam varya, işte onun gibi deliydik birbirimize. Her tartışmadan sonra hayvan gibi sarılırdık birbirimize.
Sonra bir kere daha büyük tartışma yaşadık yine bir süre görüşmeyelim dedi. Nefret ediyordum öyle demesinden. Bana bir saat ulaşamayınca ortalığı velveleye veren adam nasıl beni bir hafta aramaz diyordum, aklım almıyordu. Ve bir haftanın ardından yine ben aradım. Uzun uzun konuştuk, seni benden başka bu kadar sevecek birini biliyosan git dedim. Sana çok kızgınım bir haftadır sana sarılamadım, öpemedim, kokunu içime çekemedim. Bir daha buna neden olma dedi bana.
Barıştık ama ben hep "bir süre görüşmeyelim" dememesi konusunda onu uyardım. Defalarca en nefret ettiğim şeyin bu olduğunu anlatmaya çalıştım.Ne olursa olsun konuşarak çözelim diye defalarca tekrar ettim. Söz verdi bir daha söylemeyeceğim dedi.
Bu arada bir gün ben ona bir sebepten trip yapıyordum. Bir de başım çok ağrıyordu, o yüzden oturduğumuz yerden erken kalkıp eve gitmek istediğimi söyledim. Beni eve bırakırken yüzümü ellerinin arasına alıp, sen normalde benim yanımdan erken kalkmak istemezsin ne oluyor dedi bana. Yok bi şey dedim. Bak dedi eğer benden ayrılmak falan istiyorsan bil ki bu benim sonum olur, bir daha da toparlanamam dedi. Ondan ayrılmak istediğimi falan sandı galiba. Sonraki bir kaç gün nasıl iyi nasıl iyi bir dediğimi iki etmiyor falan. Hatta mart sonunda nişanlanmak için karar aldık, annesi annemi aradı tarih kararlaştırdılar falan.
Temmuzda da düğün yapalım diye konuştuk. Beyaz eşya baktık, ev baktık, uzun uzun ev mi alalım kiraya mı çıkalım diye konuştuk. Bu olaylar bir aydan fazla sürdü böyle. her şey çok güzeldi (tadı damağımda kaldı:...( Yılbaşında ne yapalım diye konuşurken, extrem bir şey yapmayalım ben yılbaşında sana evlenme teklif edicem dedi. İnternetten yüzük bile baktık. Burada şunu belirtmek isterim ki hiç bir zaman bir şey istemedim. Her şeyin en ölçülüsü en bütçesine uygun olanı konusunda ben ısrarcı oldum. Hatta tektaş için ucuz yollu bir şey almasını istedim, çünkü maddi değeri değil manevi değeri yeterdi bana ve zaten zor durumda satmaya kalksan beş para etmiyordu.
Ama yılbaşında bana evlenme teklifi etmedi. Sormadım neden diye, parası olmadığından dolayı etmemesi imkansızdı, hemde zaten ucuz bir şey alacağız diye kararlaştırmıştık.
Sonra 2017 nin ertesi günü çalıştığım tiyatro battı. İşsiz kaldım. Oyunlarımız iptal oldu. Bir iki yere bakındım ama sezon ortasında oyuncu arayan tiyatro bulmam imkansız diye mecburen sezon sonuna kadar mersindeki ailemin yanına gitmeye karar verdim. Hem de nişan, düğün hazırlıkları için iyi oldu diye bile düşündüm. Konuştuk ağlaştık, karar verdik. Nasıl olsa haziranda evlendiğimizde dönücem diye avuttuk kendimizi.
Ben 10 ocak a bilet aldım. Mersine geldim. Geldiğimin ilk üç günü çok kötü geçti. Hem işsizlik, hem tiyatrodan sahneden sezon sonuna kadar ayrı kalacak olmak hem de ve en büyüğü ondan ayrı kalacak olmak düşüncesi o kadar etkiledi ki beni. Telefonda biraz tartıştık ve ben bir şey sormak istediğimi söyledim. Yaklaşık 6 ay ayrı kalacağız, neden ufakta olsa bir yüzük takıp, ne olur ne olmaz simgesel de olsa bizi bağlamadın dedim. Tektaş değil sadece istedim ki herkes bilsin benim bir sevgilim var.
Bana verdiği cevap: Ne yazık ki yapamıyorum dedi. Çok istiyorum ama senin bazı davranışların aklıma geldikçe sana evlenme teklifi edemiyorum dedi. Kendimi sıkışmış hissediyorum sanki temmuzda evlenmek zorundaymışız gibi hissediyorum dedi.
Elim ayağım buz kesti. Nasıl ya dedim, sen değil miydin beni terk edersen bu benim sonum olur diyen adam. Ki kaldı ki evlenme olayını ortaya atan sen, uzatmayıp en kısa zamanda evlenelim diyen sen, ailelerin bir an önce tanışmasını isteyen sen, Her fırsatta evlenip evimizde yemek yiyip film izlesek keşke diyen sen. Evlilik olayı aklımda bile yokken aklıma sokan sen. Şimdi bu ne demek dedim.
Ve ne dedi sizce.."Bir süre görüşmeyelim".
Ondan sonrasını hatırlamıyorum. O cümleyi duyduktan sonra açtım ağzımı yumdum gözümü. Bir ara şöyle bir şey söyledi bana, haftalar önce sana balık alalım da bir arkadaşımızda balık yapalım demiştim, sende olmaz demiştin. Onu hatırladıkça beni sevmediğini bana değer vermediğini düşündüm dedi. En son bas bas bağırarak telefonu kapattığımı ve başımı gidip musluğun altına soktuğumu hatırlıyorum.
(Balık yapalım dediği arkadaşımız kankamız ama iki çocuğu var ve o gün evine temizlikçi gelmişti, ayrıca evinde balık yapılmasından çok hoşnut değil. Mecburen dışarda yeriz ya diyerek geçiştirmiştim.)
Sonra ertesi gün hızımı alamadığım için birkaç kere aradım ama açmadı, mesaj attım cevap dahi vermedi. Bende numarasını sildim, instagramdan fotolarımızı kaldırdım. Facebooktan da sildim. 25 gündür de aramadı. Bende aramadım. En yakın arkadaşlarımızla bile görüşmemiş. Facebook ve İnstagramını kapatmış.
Gün içinde telefonumu doksan bin kere kontrol ediyorum.
İlk hafta annemde ablamda bekle biraz, o da insan biraz kafasını toplasın diyorlardı. Ama artık unut ve hayatına bak diyorlar. Ve en acısı da ailemde dahil herkes, şimdi bu kadar küçük olayları takan adam yarın öbür gün daha büyük şeyleri tolore edemez diyor.
Kimseyi takmıyorum ama ailemin, o çok sevdikleri adam için artık böyle düşünmeleri çok koyuyor. Ablam artık saygı duyulacak bir kişi değil benim gözümde dedikçe içim acıyor. Anlatamıyorum derdimi hayır diyorum o bu cümleleri hak etmiyor. Bilmiyorsunuz onun nasıl iyi biri olduğunu nasıl beni sevdiğini bilmiyorsunuz. Annem her şey ortada işte seven adam nasıl dayanır bu kadar zaman diyor. Cevap veremiyorum.
Harbiden lan. Geberesice nasıl dayanıyor. Cidden bitti mi yani. Bir ayrılık konuşması yapaydı bari. Belkide böylesi daha iyi ve evlenseydik her şey bombok olacaktı ama şu an kalbim de beynimde bunu kabul edemiyor.
Sabahlara kadar uyuyamıyorum. Sabahta uyuyamıyorum. Hiç uyuyamıyorum. Gözlerimin altı fethullah gülen gibi oldu. Sabaha kadar sigara içmekten dolayı muhtemelen ciğerlerim ilkokuldaki sigara içen/içmeyen fotolarındaki içen adamın ki gibi simsiyah oldu. Hiç bir yere sığamıyorum.
Bütün arkadaşlarım istanbulda. Böyle yüzyüze dert anlatacağım kimsede yok burda. Çiçeklerle konuşuyorum, yemin ederim dün patlıcanla konuştum. O çok severdi patlıcan.
Neyse biraz rahatladım içimi dökünce. Buraya kadar okuduysanız sağ olun. Bana bir akıl verin demiyorum ama merak ettiğim bir şey var. Bu kadar çabuk biter mi bu .mınakoduğumun aşkı!
0
kederlihomeless (05.02.17)
paragraf diye bir icat var, yazıyla aynı tarihe dayanır kullanılmaya başlanması.
ücretsiz. deneyin lütfen.
0
filteria
(05.02.17)
Bu tuğla gibi yazıyı sabırla okuduğum için kendime inanamıyorum! Eski sabrımı geri kazanıyorum demek. Paragraf denen şey ne güzel bir şeydir oysa.
Bitmiş bile, bu kadar çabuğu mu kalmış. Geçmiş olsun.
0
devilred
(05.02.17)
Ya içimi dökme telaşıyla yazdım. Yazdıkça içim açıldı, paragraf maragraf aklıma gelmedi. De da ları ayrı yazdığıma bile şaşırıyorum şu an :(
0
🌸kederlihomeless
(05.02.17)
Hepsini ayrı yazmamışsın zaten, şaşırma :)
0
devilred
(05.02.17)
1- Ailen haklı. 2- Yaptıklarım yapacaklarımın teminatıdır. Kendine değer veriyorsan bu adamla işin olmasın. Ararsa açma telefonu. Ferit gibi kapında yatsa, çatıdan atlasa dönme.
0
dijalli
(05.02.17)
azmettim. okudum.
bu aşk değil...
sevgilinizin iyi insan olması ve ilişkide size iyi davranması farklı şeylerdir. evet sevgiliniz iyi ve yardimsever bir insan anlaşıldığı kadarıyla. ama bu sizi uzmedigi, sorumluluk üstlendiği, verdiği sözleri tuttuğu ve toleranslı biri olduğu anlamına gelmiyor. dolayısıyla annenize ve ablanıza katiliyorum. bir anne olarak dünyanın en iyi insanı benim de evladimi gözü yaşlı bıraksa ben de tepki gösteririm. hem sizi sevdiginizi soylutor; hem de incir çekirdeğini doldurmayacak problemler yüzünden uzlaşmayı beceremiyor. tek çözüm cümlesi "ayrı kalalim"
bu hayat ne kadar zor; daha ikili ilişkinizi tolere edemeyen bir adamın karşılaştığı ilk zorlukta kaçamayacağı ne belli? maddi sıkıntılar yaşayabilir, dolandirilabilir, ağır hastalık yasayabilir, evladinizla sınanabilirsiniz. bunların hepsi yarın hepimizin başına gelebilecek seyler. ve nisanliniz size "balık yemeye gitmedik demek beni sevmiyorsun" diyor.
kusura bakmayın ama bakan göre kendisi sevmeyi de sevilmeyi de becerememiş. şimdiden bitmesi hayriniza olmuş. bir insanın iyi adam olması iyi sevgili iyi koca iyi baba olması anlamına gelmez! bunu unutmayın.
geçmiş olsun.
0
strawberry first
(05.02.17)
zannedersem adamın altından çükü filan var. yoksa her tartışmada görüşmeyelim diyen, sürekli ciddi adımlar atımaya başlayıp yarı yoldan dönen adamı hala savunmana anlam veremedim.
0
elorelia
(06.02.17)
ilk kez böyle duvar gibi bir duyuruyu saydırıp geçmek yerine oturup okudum.
cevap veriyorum, hayır.
bu gel git durumları da zaten "aşk" şeyine çok uymayan şeyler olmuş. orada bir sıkıntı varmış yani belli ki.
0
naberabi
(06.02.17)
Erkek olarak çocuğu iyi anladığımı düşünüyorum. Sende yazdıklarından anladığım kadarıyla özgürüm tribi var. Allah yardımcınız olsun diyeceğim eğer inanıyorsanız inanmıyorsanız kolay gelsin. Çocuğu tutuyorum ben.
0
EXXE01
(06.02.17)
@ EXXE01 +1
0
güneyli çocuk
(06.02.17)
Aileniz bence de hakli, cok saygi duyulacak bir hali yok. Yardima kosmak, sahiplenmek, size kol kanat germek gibi kendini erkek hissettiren seyleri seven, ama tabagini kaldir, gomlegini utule gibi kendi maco erkekligini zedeleyen seylerde tuhaf tepkiler vermis gibi geldi bana. Buyuk ihtimal bir yani sizi cok sevse ve evlenmeyi istese de, tutucu ve streotip bir evlilik anlayisi olabilir. Bu nedenle konu evlilige gelince sapitiyor. Bence olmayan seyleri oldurmaya cok da calismamak lazim. Anlattiginiz tum kusme barismalarda adim atan, olgun davranan, konusarak anlasmanin onemli oldugunu gosteren sizsiniz. Bu da cok onemli. Bence evlenmedeb bittigine sevinmelisiniz, cok daha buyuk sikintilarla ugrasmak zorunda kalabilirdiniz. Bence hemen kendinizi yoracak (spor vs) aktivitelere baslayin ve evden cikin. Hem uykunuz duzene girsin, hem insan gorun hem de daha mantikli bakmaya baslayabilirsiniz boylece. Hic kolay olmadiginin farkindayim ama kendinize sizden baska kimse yardim edemez bu konuda.
0
red g
(06.02.17)
Aile kararını destekliyorum. Sizinkisi aşktan çok birbirinize yakıştırılmış çiftler durumu var.Bu kadar dalgalı bir ilişkinin devam etmemesi sizler için iyi olur gibi duruyor ileride evlenirseniz bu tartışmalarınız daha ileri boyuta varacaktı ve büyük ihtimalle ayrılıkla sonuçlanacaktır.
Yok biz akıllandık bir daha böyle bir şey yaşamayız diyorsanız karar size kalmış.
0
murtiii
(06.02.17)
okudum. naçizane önerim şu olacak: bundan sonra geriye dönüp soracağın her soruyla, bile isteye kendine zarar vermeye devam etmiş olacağını bil. yapılacak şey kabullenmek. olması gereken olur. kişilerin, olayların, kaderinin içinden çıkıp daha yukarıdan baktığında sadece dinginlikle karşılaşırsın. bunlar sana belki şimdi anlamsız gelecek, doğrudur. daha acısı taze belli ki. acını yaşama demiyorum, yaşa ama tamamen bitirmek için yaşa. sonrası huzur. allah kolaylık versin bacım :)
0
dene
(06.02.17)
aşk ile evlilik ayrı şeyler , çocuk sana aşık olabilir ama evlensem mutlu olamam diye düşünmüş , üstelik uğraşmış ve bu düşüncesini yenememiş.
0
bnmzz
(06.02.17)
adam iyi dayanmış sana.
0
tutmayın küçük enişteyi, salıverin gitsin
(06.02.17)
valla bacım, benim anladığım şu: bu abi ezik bi tip, senin de baskın bi karakter olduğunu tahmin ediyorum. bu bi yandan senin prensin olmaya çabalarken, diğer yandan sana bilenmiş de bilenmiş ama senin prenses ruhun bunu duymamış.. burada ani gelişen bişey yok senin sandığın gibi, sebepler ve sonuçlar halinde ilerleyen sürecin sonu buraya varmış. o gidiş yolu dolayısıyla biliyormuş zaten de, sana sürpriz olmuş işte, olan bu.
Geçmiş olsun, süründürme, önüne bak.
0
manuel mandalina
(06.02.17)
Bence adam sıkıntılı ben sana hak verdim. Bence ilişki askıya alınacak bir şey değil. Bir süre görüsmeyelim olayi saçma geliyor bana (umarim büyük konusmuyorumdur :( ). Bence seni bu sıkıntılı durumdan çıkaracak şey "umudu kesmek" aramasini bekledikce kafayi yemeye devam edeceksin. Umudunu kes. Telefona bakıp durmayı tamamen kesemezsin ama azaltmaya çalış. Spor yap, belki mersinde kendini oyalayabilecek başka işler bulursun vs. Kendini önemsemeye basla bir an önce.
Bittiği iyi olmuş, simdi barissaniz bile adamin kafasinda seninle ilgili soru isaretleri varken sorunlar bitmez.
Allah yardımcin olsun.
0
turuncu tonlarda
(06.02.17)
@ bnmzz +1
evlilikten beklentileriniz farkliymis, eski sevgiliniz de bunu iyi ki erken fark etmis, dusunmus tasinmis olmaz demis. aslinda iyi olmus, oyle dusunun bir de. yani 6 yil tanisip nasil bir evlilik beklentisi icinde oldugunuzu anlamamaniz da enteresan ama anladigim kadariyla eski sevgiliniz onun istedigi gibi bir es olamayacaginiza kanaat getirmis. eger boyle ise cok da iyi olmus, ikiniz de cok mutsuz olurdunuz.
aileniz hakli haksiz olmasindan ziyade, sizi sevdigi icin bu kadar tepki gostermis, siz de olurda ilerde barisirsak bunlar esimi sevmezler diye stres olmussunuz. bence o dusuneceginiz son sey olsun, aileniz sizin mutlu olmanizi ister.
bir de minik tavsiye, kimseye 'seni benden başka bu kadar sevecek birini bulamazsin' demeyin. bu karsilastirilabilecek bir sey degil.
0
kassiopeia
(06.02.17)
seni biraz dominant gördüm ve evlenmek için baskı yapmışsın, adam bunu hissedip geri çekilmiş. adamın teklifiydi demişsin ama bu durumlarda kadının fikri oluyor genelde.
0
pinkpeony
(06.02.17)
Üzülüyorsunuz biliyorum, içiniz acıyor, ciğeriniz sökülüyor. Ama sizin için hayırlı olan olmuş. Zamana bırakın, yasınızı yaşayıp tüketin ve ardınızda bırakın. Sizinle ilgili tabağını kaldırır mısın sorusundan dolayı fikrini değiştiren adamdan hayır gelmez. Sizden destek/paylaşım yerine "hizmet" bekleyen biri sizi gerçekten seviyor olamaz. Birde böyle yüksek perdeden başlayan erkekle ilgili her kadın 2-3 defa düşünmeli. Sakinleşmeye çalışın, kendinizi meşgul edin. Aramayın, ararsa da görüşmeyin.
0
Phoebe
(06.02.17)
sabrettim okudum ama aşk böyle bir şey değil gerçekten.
o bana şunu dedi böyle söz verdi bilmemne. ben okurken bunaldım siz nasıl dayandınız bu duruma?
bu kadar çabuk nişanlanma durumuna gelmenizi zaten aklım almadı. ikiniz de duygusal yoklukta mıydınız?
her durumda iletişimi keselim diyen adamla zaten olmaz, bu adam evlendiğinde de böyle yapar.
ben ortada aklı başında bir ilişki göremedim. arkadaş kalmaya devam etseymişsiniz keşke.
0
istenmeyen evlat
(06.02.17)
İkinizde normal değilsiniz
0
aklimdakisorular
(06.02.17)
arkadaş olmak ayrı sevgili olmak ayrı evlenmek ayrı bir şey. güvenmediğin insanla evlenemezsin, sevgilin de her tartışmada ara verelim, görüşmeyelim diyen bir tip. belli ki evlenmekten korkuyor, soru işaretleri var ama bırakıp gidemiyor da. seven insan böyle bir sıkışmışlık hissediyorsa gayet de aramadan dayanır. ama her tartışmada küsüp 1 hafta konuşmama huyu varsa zaten hayat boyu çekilmez. romantik filmlerde yağmurlu bir gecede karşılaşıp öpüşerek mutlu sona ulaştırıyorlar ama gerçek hayatta böyle belirsizlikler gayet dandik oluyor.
0
passive aggressive
(06.02.17)
Hayat müşterektir evet. Belirli bir süre sonra da ortak paydada bölünecektir tüm o iş yükü zaten kendiliğinden. Ancak daha ilk aşamada adamın sofradan tabağını kaldırmaya erinmen, gömleğinin ütülenmesini reddetmen gibi bu ve buna benzer davranışların, onun kafasındaki evlilik tablosunu ve ona öğretilen yuva kurulacak eş profilini sorgulamasına sebep olmuş. Durum bu.
0
vonkhar
(06.02.17)
sevgili olduktan 3 ay sonra sana herhangi bir konuda yardımcı oldu mu?
0
cikis yolu
(06.02.17)
hepsini okudum, bence bu iş bitmiş, elemanın sevgisi bitmiş gibi gözüküyor. evlenseniz daha kötü olurdu erken bitmesi iyi olmuş.
0
ravenudon
(06.02.17)
Bitmiş ama bitmesine de biraz sen neden olmuşsun, ayrıca sürekli bir tartışma hali var, ilişkiniz şimdi nasılsa evlenince de aynen devam edecekti, bu kadar çok tartışmak çok yorucu. Ayrıca adam net şekilde bitirmiş kafasında ya da bitirmeye çalışıyor, sosyal medyayı kapatmalar filan hem bunun göstergesi. Senin şu an uzakta olman da resmen onun için güzel bir fırsat olmuş. Kendine biraz zaman tanı, ilişkinin bitmesi dünyanın sonu değil, belki böylesi hayırlıdır.
0
elikası
(06.02.17)
okurken cardio yaptim. ilk gerilmeyi okudum da yani çok çocukça olmuş. dikiş tutmadiktan sonra zor. Kimi insanlar takintili, hayat zor gecer bunlarla.
Geliiiiiiiiiiiiir, geçeeeeeeeeer. Boşver
0
evimin paspasi
(06.02.17)
ince noktalar önemlidir.
Adam istanbulda senin her şeyine koşmuşken, sevgili olduğunuz vakit en ufak tripte ben senin kölen değilim kendi ütünü yap, yo efendim tabağını kaldır filan adamı ürkütmüş.
İyi zamanda her şey iyidirde en ufak bir kavgada adamı basit işlerde dahi tek bırakacaksanız neden evlensin ki?
Sonuçta evlilik iyi zamanda değil kötü zamanda da birlikteliği içeriyor.
0
KaraSakall
(06.02.17)
Şu an 25-35 yaş bandında olan erkeklerde bir büyüyememe, olgunlaşamama, sorumluluk altına girmek istememe durumu var gibi geliyor bana. Evlilik de büyük bir sorumluluk olduğundan dandik bahaneler yaratıp kaçmaya çalışıyorlar. Sizinki de böyle bir vaka olabilir çünkü takıldığı şeyler çok saçma.
0
inawen
(06.02.17)
5 yıllık bir ilişkimiz var. Ben de erkek tarafındanım. İnan senin gibi biriyle evlenmek zor olur. Narsist bir insan olduğun belli. Erkek tarafı iyi sabır göstermiş sana. Umarım tekrar sana dönüp evlenip de hayatını piç etmezsin çocuğun.
Bugün reglim artık iyice gecikince test alıp yaptım iki tane çok belirgin çizgi çıktı :) Doktordan randevu aldım ama haftaya. O zamana kadar bana tecrübelerinizden bahsedebilir misiniz ne yapayım ne yapmayayım? Biraz fazla kahve içiyorum mesela onu kestim hemen. Folik asit alıcam akşam eve geçerken
Bugün reglim artık iyice gecikince test alıp yaptım iki tane çok belirgin çizgi çıktı :) Doktordan randevu aldım ama haftaya. O zamana kadar bana tecrübelerinizden bahsedebilir misiniz ne yapayım ne yapmayayım?
Biraz fazla kahve içiyorum mesela onu kestim hemen. Folik asit alıcam akşam eve geçerken. Korunmayı bırakınca bir süre kullanmıştım ama sonra ümidi kesince bırakmıştım.
Bi de ben son adet tarihimin ilk gününden emin değilim, kaç haftalık olduğu ona göre tespit ediliyor sanırım ama doktor ultrasonda bakınca anlar değil mi?
Aayy ne olur anlatın çok heyecanlıyım ^_^
0
yue (02.02.17)
Anne değilim ama allah sağlıklı bir şekilde dogurmayi nasip etsin demeye geldim :))
0
turuncu tonlarda
(02.02.17)
tebrik ederim :) evet son adetin ilk gününden itibaren haftası sayılıyor. doktor gelişimine göre ultrasondan da anlıyor. çok kafein alma sağlıklı beslen işte. ağır kaldırma, bir yere uzanma. herhangi bir sorun olursa sorabilirsin her zaman :)
0
sta
(02.02.17)
Allah sağlıkla kucağınıza almayı nasip etsin :)
0
bir nick var benden iceri
(02.02.17)
öncelikle tebrik ederim.
son adet tarihi = sat
aylarca sat aşağı sat yukarı duyacaksınız, kısaltmasını bilin diye yazdım.
gebeliğin yaşı sat ile hesaplanıyor. doktor ultrasonda anlıyor ama gelişiminin normal gidip gitmediğini de sat ile kontrol ediyor. sat ile ultrasonda ölçülenin uyumlu olması bekleniyor. cihaz da tahmini birr hesaplama yaptığı için çok günü gününe olması şart değil. gecikmeyi sayabildiğinize göre aşağı yukarı bir tarih bellidir, onu kullanabilirsiniz. 1-2 gün şaşabilir, önemli değil. sat ile ultrasonun hesapladığı yaş arasında birkaç gün illa ki oynar zaten.
elevit var, bir çeşit gebe multivitamini. büyük ihtimalle doktor yazacaktır zaten. demir hapı da yazabilir.
ilk ultrasonda keseyi gösterecek. belki kalp atışlarını bile dinleyebilirsiniz. daha çok küçükse onu bir dahaki kontrole de bırakabilir.
0
kibritsuyu
(02.02.17)
hayırlı olsun demeye geldim :)
0
sutlu nescafe
(02.02.17)
Oncelikle tebrik ederim. Sonra da sadece folik asit degil, hamileler icin olan multivitamin oneririm. Bi de kusmalar baslamadan bol bol et balik ve sebze meyve yemeni. O kusmalar basladi mi uc dort ay suruyor, bebek depodan yiyor o zaman :) Bu arada, hamilelik cok gule oynaya gecmiyor, tabii ki ilk ogrendigin zaman havalara ucuyosun ama yakinda ultrasonlar baslayinca doktorlar surasi boyle burasi soyle dikkat etmeliyiz vs diye kafani bozacak. Bu tip seyleri herkese soylediklerini bil ve moralini bozma. Bizim hanim hamileyken her gun aglardi doktor su risk yuksek bu risk cokmus yav dedi diye.
0
beriberi
(02.02.17)
Soruların hiçbirinin cevabını bilmiyorum. Hayırlı olsun sağlıklı doğsun demeye geldim:) size de kolay bir gebelik dilerim.
Merhaba arkadaşlar,Hafta sonu için buraya gitmeyi düşünüyorum havaların da biraz ısınmasını fırsat bilerek.giderken dikkat etmem gereken yada unutmamam gereken şeyler nelerdir?tecrübelerinizi paylaşırsanız sevinirim.teşekkürler.
Merhaba arkadaşlar,
Hafta sonu için buraya gitmeyi düşünüyorum havaların da biraz ısınmasını fırsat bilerek.
giderken dikkat etmem gereken yada unutmamam gereken şeyler nelerdir?
tecrübelerinizi paylaşırsanız sevinirim.
teşekkürler.
0
horizon (02.02.17)
bu havada nasıl olur bilemem ama ben biraz daha sıcak bi havada gitmiştim,çook kalabalık oluyor,arabayla gideceksen eğer park yeri bulman biraz sıkıntı(içeri girerken ispark'a ödeme yapman gerekiyor) sabah erkenden gidersen kalabalık olana kadar tadını çıkarırsın ama dediğim gibi ben biraz daha sıcak hadava gitmiştim,bu soğuklarda belki biraz daha tenha olabilir.
0
coldnick
(02.02.17)
içerde yiyecek içecek namına hiçbir şey yok. büyük bir alan olduğu için en azından muhakkak yanınızda su bulundurun. zaten kış gerçi ama kapalı ve su geçirmez ayakkabı giymek iyi olur. çamurdur çünkü bazı yerleri.
muhteşem bir yer. tepede bir gözcü kulesi var. oraya muhakkak çıkmanızı tavsiye ederim.
0
super kahraman olsaydim baba olurdum
(02.02.17)
Icerde yiyecek bir sey yok +1 Biz açlıktan tamamını gezememiştik :) tok karnına gidip daha çok dolaşın. Girişin bulunduğu sokağın sonunda antepli ablaların işlettiği bi restoran var, yöresel yemek güzeldi ama gözleme çok kötü ve pahalıydı, giderseniz yemeyin :)
0
turuncu tonlarda
(02.02.17)
berkecan ve pelinsuların düğün fotoğrafı çektirmelerini izlersin gidince. kalabalık oluyor.
0
masa penisi
(02.02.17)
Bu havada hiç güzel olmaz. Nisan/Mayıs gibi gidilmeli. Ayrıca öyle çokta gezemeyeceksiniz insan aklında büyüttüğü için hayalkırıklığı oluyor. Ege'den/Marmara'nın başka yerinden gelen biri için dümdüz bir yer yani. Bizim Çanakkale'deki evin bahçesine benziyor. O nedenle ''bu muymuş?'' dedim.
Yine de dediğim gibi şimdi giderseniz ıstırap olur. Havanın ısındığına bakmayın çamurdur her yer. Toprak daha kurumaz
ilk defa lens alacağım. sabah doktora gidip muayene oldum. lens için reçete yazdırdım da nereden alacağımı filan sormayı unuttum. internette lens market diye bir site var. oradan alsam olur galiba ama zibilyon tane marka, çeşit var. nasıl bir şey almam lazım?
ilk defa lens alacağım. sabah doktora gidip muayene oldum. lens için reçete yazdırdım da nereden alacağımı filan sormayı unuttum. internette lens market diye bir site var. oradan alsam olur galiba ama zibilyon tane marka, çeşit var. nasıl bir şey almam lazım?
0
yeteramadenedimherseyi (24.01.17)
hocam göz çapı önemli size bir marka verildimi? lens marketten alablirsiniz tabi daha ucuz
0
alp9900
(24.01.17)
reçetede "temel eğri" diye bir şey var. iki göz için de 8,6 yazmış ama "çap" kısmı boş.
0
🌸yeteramadenedimherseyi
(24.01.17)
Bence direkt gözlükçüden al, oasys diye bi marka var ben kendim memnunum, kuzenlerim ve kız kardesime tavsiye etmistim onlar da memnunlar, 1 kutuda 3 çift var. 120 tl gibi bir şeydi fiyati en son.
0
turuncu tonlarda
(24.01.17)
bence once bir deneme cifti falan var mi onu sor, bazilari bazi lenslerle anlasamiyor, kasiniyor batiyor falan
0
jedilance
(24.01.17)
oasys +1 colugum cocugum olsa onlara da oneririm gozum kapali assssla batmaz
0
tiredpanda
(24.01.17)
www.lensmarket.com benimde 8.60 ben bunu kullanıyorum hiç çıkarmadan 30 gün gidebiliyor.
0
alp9900
(24.01.17)
ben günlük lensle başlamanızı öneririm. ilk zamanlarda düşürme, kaybetme gibi şeyler yaşayabilirsiniz. lensmarket internet alışverişinde en memnun olduğum site.
0
yellow brick road
(24.01.17)
akıl karıştırmak gibi olmasın şimdi ama oasys diyenlere kesinlikle katılmıyorum bana göre rezzzzzzil bir lens. ama işte kişiden kişiye değiştiğinin en büyük kanıtı. bana göre de bausch & lomb mükemmel. ne batma ne kaşıntı ne yanma hiçbir şey. sanki yok gibi.
edit: bausch & lomb - purevision onu eklememişim
0
pilavmaker
(25.01.17)
lens market mükemmel bir site. yanlış aldığım lensi bile değiştirdiler. ve çok hızlıdır. ben acuvue oasys kullanıyorum çok yumuşak ve rahat.
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(25.01.17)
ilk olduğu için bence direkt gözlükçüden alın. çünkü bazı hesaplar falan yapmak gerekiyor çap map için.
X Turizm Yatırımları ve İşletmeciliği A. Ş. ile Hazine arasında imzalanmış olan 16.06.1992 tarihli “Taahhüt Senedi” kapsamında boğazda bir yalı üzerinde 49 yıl süreli bir irtifak hakkı tesis edilmiştir.Bu farazi olayda bahsedilen irtifak hakkı "intifa" değil mi? Başka ne olabilir?
X Turizm Yatırımları ve İşletmeciliği A. Ş. ile Hazine arasında imzalanmış olan 16.06.1992 tarihli “Taahhüt Senedi” kapsamında boğazda bir yalı üzerinde 49 yıl süreli bir irtifak hakkı tesis edilmiştir.
Bu farazi olayda bahsedilen irtifak hakkı "intifa" değil mi? Başka ne olabilir?
0
turuncu tonlarda (06.12.16)
Üst irtifaki olabilir mi ?
Ama en mantıklısı intifa.
0
cabiday
(06.12.16)
@cabiday
Ben de üst olabilme ihtimalini düşündüm ama olayda turizm işletmesi yalı üzerinde irtifak sahibi olmuş, üst olması için insaat yapma veya inşaatı koruma durumu olmalı diye biliyorum, burda turizm sirketinin amaci korumadansa, kullanma/yararlanmadır diye düşünerek eledim, mantıksız mı acaba?
0
🌸turuncu tonlarda
(06.12.16)
@turuncu tonlarda intifa olması daha olası çünkü tamamen ' yararlanma' amacını ihtiva ediyor.
üst olarak sadece inşaat demeyelim. mesela turizm şirketinin reklam panoları vardır asar binanın duvarına. reklam amacıyla kurulur üst irtifakı. ama bu ihtimal düşük. ben olsam ben de intifa derdim.
Evli bir erkekle ilişki kurup kadın haklarını savunmak çelişkili mi?
:)
Bir tanıdığın evli bir erkekle ilişkisi var, bu kadın aynı zamanda kadın hakları savunucusu, her mecrada femiminist söylemler veriyor. Bir ortak arkadaş bunun ćelişkili olduğunu söyledi "hem bir kadına (yani adamın karısına) adilik yapıp hwm kadın hakları diyor" diyerek. Bence bu ikisinin alakası yo
Bir tanıdığın evli bir erkekle ilişkisi var, bu kadın aynı zamanda kadın hakları savunucusu, her mecrada femiminist söylemler veriyor. Bir ortak arkadaş bunun ćelişkili olduğunu söyledi "hem bir kadına (yani adamın karısına) adilik yapıp hwm kadın hakları diyor" diyerek. Bence bu ikisinin alakası yok. Evli bir insanla birlikte olmak tabii ahlaksızlık bence, ama bu insana yapılan bir saygısızlık. Siz ne düşünüyorsunuz?
0
:) (04.12.16)
Hangi kadının hakkını savunuyor bu arkadaş?
Aldatılan kadının hakkı? Yani bence kendisiyle çelişmiş ve çok yakışıksız bir duruma düşmüş. Her açıdan mağdur olan bir kadın ortaya çıkarmış. Bence arkadaşın feminist söylemleri bıraksın ya da ilkeli, omurgalı davransın.
0
cemallamec
(04.12.16)
Feministe kadar okudum. Feminist ise kesin çelişkili.
0
sorumatik
(04.12.16)
bu kadar bilgiyle yargi zor. taraflari dinlemek lazim.
0
e haliyle
(04.12.16)
aktivist zihniyetli insanların çoğu cahildir.
0
taksici milletin efendisidir
(04.12.16)
kız kardeşlik bu değil. çelişkili.
0
anneboleyn
(04.12.16)
Evli bir kişiyle beraber olmayı savunacak değilim ya da tabii ki diğer kadının yerinde olmak istemez kimse ama bunu politik görüşle ilgili görmüyorum. Bu üç kişinin arasında ve başka kimseyi ilgilendirmeyen bir şey. Kadın-erkek eşitliği derken hukuk önünde bir eşitliği ya da toplumsal bir eşitliği düşünürüm. Bunun ilkeli ilişkiler yaşamakla, ilişkilerin genel ahlak anlayışına uymasıyla ilişkilendiremiyorum. 'Kadın cinayetleri bitsin', 'Eşit işe, eşit ücret' gibi önemli kavramlar varken; eve karşılıklı rica olmaksızın kuma olarak gitmediği sürece 18 yaşını geçen herkesin yaşadığı gönül ilişkileri umrumda değil. Kadını savunmuyorum; herkesin ilişkisi kendine. (Buna eğer bana ikinci bir kadın olursa o kadın da dahil) onların yaptığından ama kadının hakları deyince olay aldatılmamak değil, tabii ki kimse aldatılmayı hak etmiyor. Olay tüm kadınların birbirine sahip çıkması ya da tüm kadınların kardeş olması demek değil. Tüm kadınlar birbirine düşman da olabilir. Olay şerefsiz olabilecek erkeklerin, kadınlar tarafından hadlerinin bildirilmesi de değil. Olay devletin kadınlara sahip çıkması ve temel haklarını yasa ve denetim yoluyla gözetmesi. Benim kadın hakkından anladığım bu. Asıl olay kadının aldatıldığını öğrendiğinde, eğer eşinden ayrılmaya karar verirse ve kocası sahip çıkmasa bile devletin bu kadına sahip çıkması ya da zorla sahip çıktırması olur. Mağduriyet aldatılmak değil, mağduriyet aldatılma sonucunda vereceğin kararı özgürce alamamak, baskı altında olmak, 'İleride bana ne olur' diye düşünüp vermek istemediğin bir karara mecbur kalmak olarak tanımlıyorum. Kadın haklarını saçma bir aşk üçgenine indirgemek ayıp olur. İkinci kadın da ilk kadının bu hakkını savunuyor olabilir. Yoksa ben kadınları tanımıyorum, adamı tanımıyorum; ne bilirim bu kadar bilgiyle. Bu bana biraz 'Sosyalist ama cimri bir kişi' demekle aynı geldi.
0
aychovsky
(04.12.16)
bence çelişkili direkt bağlantısı olmasa da kadınların arasında bir kız kardeşlik bağı olmalı.
0
limoncello
(04.12.16)
alakalı ve çelişkili.
0
pinkpeony
(04.12.16)
herkes kendi fiilinden sorumlu. evliyken başka biriyle takılan kişi düşünecek evliliğini ve sorumluluklarını, diğer tarafın herhangi bir sorumluluğu yok. evli erkekle yatan kadın hangi insan hakkını ihlal ediyor tam olarak? hak savunmak ile alakası yok seks mevzusunun. erkek ve kadın yer değiştirdiğinde de durum aynı.
0
jurgen windcaller
(04.12.16)
Aychovsky +1
0
turuncu tonlarda
(04.12.16)
Çelişkilidir. Bir kere feminizm kadınların toplum içinde onurunu savunan bir hareket. Evli bir erkekle gizli bir ilişki yaşadığında kadın onuru diye bir şey kalmıyor ortalıkta. Ki bekar erkekle de gizli ilişki yaşasa aynı şey, haysiyetsiz bir durum söz konusu. Hadi feminizmi bir yana bıraktım, bu tipe sorsan belki de çağdaş modern geçiniyordur, şeriata karşıdır, ama bir çeşit çok eşliliği gönüllü kabul ediyor. Küçümsediği kara çarşaflı kadından bir farkı yok. Nereden baksan tutarsızlık, nerden baksan ahmakça.
0
firez
(04.12.16)
Demek ki evlendiğinde aldatılmayı göze alıyor ya da bunu umursamıyor. Geçiniz.
maliyeti ve alımı nasıl yapılıyor bunların?bir de et beni değil ama sorunlu olduğu düşünülen normal benler de alınıyor mu?
maliyeti ve alımı nasıl yapılıyor bunların?
bir de et beni değil ama sorunlu olduğu düşünülen normal benler de alınıyor mu?
0
ytse jam (21.11.16)
et benlerinin büyüklüğüne göre değişiyor. bulgur gibi küçük olanı da var, nohut gibi büyük olanı da. küçük olanlarına azot sıkılıyor yani donduruluyor, kısa bir süre sonra da su toplayıp kendi kuruyup düşüyor. büyük olanları cerrahi müdahale ile alınıyor sanırım.
normal benler,doktor kontrol edip sorunlu olduğunu düşünüyorsa, cerrahi operasyonla alınıyor.
0
MtKrt
(21.11.16)
2011'de burnumdaki hoşuma gitmeyen hafif yüksek beni aldırmıştım.et beniydi.o zaman 150tl vermiş olmam lazım. öyle hatırlıyorum. dikişli değildi. elektrikle yapılan bir işlemdi. tam hatırlamıyorum ama. bilinenin aksine benleri aldırmazsanız tehlikelidir. hem de görüntü olarak yüzünüzde falansa aldırmak iyi hissettiriyor.
0
artci sarsinti
(21.11.16)
Ben de aldırmıştım, yakılarak alındı, 5 dk sürdü sadece, devlet hastanesinde ücretsiz.
0
turuncu tonlarda
(21.11.16)
ben 2 tane sırtımdan aldırdım. 2 alternatif sundu doktor birisi soğuk ile yakmak ikincisi neşterle kesmek. ben yakın gitsin dedim ve spreyle yaktı pansuman yaptı. bi haftada yara olup kabukla düştü gitti.
Hiçbir sosyal güvencem yoktu devlet hastanesinde 40 lira gibi bir para ödemiştim. Olay 2009 da yaşandı.
sorunlu olup olmadığını sormadım ben doktor alırız bunları sıkıntı değil demişti. Sorunlu ise ne yapar bilmiyorum.
selam,su aralar tiyatroya sardim. en son 39 basamak'a gittim. hangi oyunlari onerirsiniz? gittigimize degecek, guzel oyunlar olmali :) lokasyon: istanbul. ozel devlet su bu farketmez.
selam,
su aralar tiyatroya sardim. en son 39 basamak'a gittim.
hangi oyunlari onerirsiniz? gittigimize degecek, guzel oyunlar olmali :)
lokasyon: istanbul. ozel devlet su bu farketmez.
0
fakyoras (02.11.16)
semaver kumpanyanın oyunlarına gidin hepsi güzeldir. özellikle metot, içerdekiler çok iyidir.
0
skyangel
(02.11.16)
Kumbaracı 50'de konuk oyun oynuyor "şatonun altında" tavsiye ederim kesinlikle
0
suicides underground
(02.11.16)
"Kozalar" ama bilet yok.
0
medre
(02.11.16)
sirca kumes izlediklerimden aklima geliyor. sonmus yildizlar da fena degildi. son olarak yastik adam ve gizler carsisi... tercih siralamam bastan sona dogru
bu sezon var midir yok mudur hic bilmiyorum
0
the feel good
(02.11.16)
Birkac hafta once Alevli Gunler'e gittim gayet eglenceliydi. Basrolde Cem Davran var. Erkan Can da oynuyor.
0
sckxyss
(02.11.16)
kesinlikle ama kesinlikle 'bunu ben de yaparım'
0
fragile lady
(03.11.16)
Devlet tiyatrolarinda "profesyonel" ama bilet bulması zor. Ve "ikinci dereceden işsizlik yanığı" oldukça eğlenceli.
Şehir Tiyatrolarında "12.gece" Shakespeare oyunu, o da çok güzeldi.
0
turuncu tonlarda
(03.11.16)
Moda sahnesine bakin. Hamlet, en kisa gecenin ruyasi hala duruyorsa cok iyiydi. 39 basamak'a ben de bayildim ama kozalar onun ayarinda degil, gitmeyin. Kisacikti ben anlamadim konuyu pek :D demet evgar iyi ama.
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler
basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.